İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /9. Daire

DANIŞTAY · 9. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 9. Daire E.2021/2007 K.2023/1819

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği yolunda hazırlanan vergi tekniği raporunu esas alan takdir komisyonu kararına dayanılarak 2013/Ocak, Nisan, Haziran, Ağustos-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen…

Esas2021/2007Karar2023/1819Tarih4 Mayıs 2023Okuma10 dk · 1.936 kelime

KÜNYE

Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2007 E., 2023/1819 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire

Karar tarihi
4 Mayıs 2023
Esas No
2021/2007
Karar No
2023/1819
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
… İnşaat Petrol Ürünleri ve Madeni Yağ San. ve Tic. Ltd. Şti.
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.936 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği yolunda hazırlanan vergi tekniği raporunu esas alan takdir komisyonu kararına dayanılarak 2013/Ocak, Nisan, Haziran, Ağustos-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.

Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, defter belge isteme yazısının şirketin kanuni temsilcisi ...'nin ikamet adresinde gelinine tebliğ edildiği, kanuni temsilcinin ikamet adresinde yapılacak tebliğ işleminin ancak şirketle ilişkili kişilere yapılması gerektiğinden yapılan bu tebliğ işleminin hukuka aykırı olduğu, kaldı ki her ne kadar tarhiyatın dayanağı takdir komisyonu kararlarında davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna atıf yapılmış olsa da takdir komisyonunun indirimleri reddetme yetkisinin bulunmadığı,

vergi tekniği raporundaki tespitlere atıf yapılmasının bu durumu değiştirmeyeceği anlaşıldığından, 2013 vergilendirme dönemi için beş yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin 10/07/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olması,

indirimleri reddetme yetkisi bulunmayan takdir komisyonu tarafından davacının katma değer vergisi indirimleri reddedilerek matrah takdir edilmesi ve defter belge isteme yazısının usule aykırı tebliğ edilmesi karşısında, davacı adına yapılan cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı katma değer vergilerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin 04/12/2018 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, 2013 yılına ilişkin vergi ve cezalar açısından 2014 yılı başından itibaren işlemeye başlayan beş yıllık tarh zamanaşımı süresinin durduğu ve duran zamanaşımı süresinin, komisyon kararının vergi dairesine tevdi edildiği 08/07/2019 tarihini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği dikkate alındığında,

13/06/2019 tarihli takdir komisyonu kararları uyarınca tarh edilerek 10/07/2019 tarihinde davacıya tebliğ edilen uyuşmazlık konusu vergi ve vergi ziyaı cezalarının tarh zamanaşımına uğramadığı, ayrıca, takdir komisyonlarının her türlü inceleme yetkisini haiz olup, inceleme yapabilecekleri gibi inceleme yetkisini haiz diğer şahıs ya da kurumlar tarafından yapılmış incelemeleri dikkate alarak matrah takdir etmelerinde de yasal bir engel bulunmadığından işin esasının incelenmesi gerektiği, Dairelerince verilen ara karar ile davacı şirketten 2013 yılına ilişkin defter ve belgelerin istenilmesine rağmen ibraz edilmediği,

olayda, takdir komisyonunca, vergi tekniği raporu ile belirtilen şekilde belirlenen matrah farkları aynen takdir edilerek tarhiyata esas alınmış ise de, davacının 2013 yılına ilişkin olması gereken katma değer vergisi beyanları yeniden düzenlenmeden indirimleri reddedilen katma değer vergilerinin olduğu gibi vergi farkı olarak tarh edilmesinde katma değer vergisi kanunu ile getirilen sisteme uygunluk bulunmadığından, Dairelerince davacının indirim konusu yaptığı katma değer vergileri indirimlerden çıkarılarak,

hakkında herhangi bir eleştiride bulunulmayan 2013 yılı dönemlerine ilişkin hesaplanan katma değer vergileri ile 2012/Aralık döneminden 2013/Ocak dönemine devreden 647,51-TL indirilecek katma değer vergisi dikkate alınarak davacının beyan tablosunun düzeltilmesi sonucu yeniden oluşturulan katma değer vergisi tablosuna göre dava konusu dönemlerden 2013/Nisan döneminde 14.270,89-TL, 2013/Eylül döneminde 9.943,56-TL, 2013/Aralık döneminde ise 36.522,24-TL ödenmesi gereken katma değer vergisi farkı çıktığı, 2013/Ocak, Haziran, Ağustos, Ekim, Kasım dönemlerinde ise ödenmesi gereken katma değer vergisinin bulunmadığı anlaşıldığı,

bu durumda, dava konusu dönemlerden 2013/Eylül döneminde 9.943,56-TL ödenmesi gereken katma değer vergisi çıktığı halde davalı idarece 27,72-TL katma değer vergisi salındığından bu dönem için 27,72-TL,

2013/Nisan döneminde 14.270,89-TL ve 2013/Aralık döneminde ise 36.522,24-TL katma değer vergisinin davacı adına salınmasında ve usulüne uygun olarak tebliğ edilen defter ve belge ibraz yazısına rağmen defter ve belgelerini herhangi bir mücbir sebep olmaksızın ibraz etmeyen davacının Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde ifadesini bulan gizleme filini gerçekleştirdiği sonucuna varıldığından anılan miktarlar üzerinden üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın anılan kısımlar yönünden kabulüne dair Mahkeme kararında yasal isabet görülmediği,

2013/Nisan döneminde 14.270,89-TL'yi, 2013/Aralık döneminde ise 36.522,24-TL'yi aşan katma değer vergileri ile ödenecek katma değer vergisi çıkmayan 2013/Ocak, Haziran, Ağustos, Ekim, Kasım dönemlerine ilişkin olarak yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından,

davalı istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, Mahkeme kararının 2013/Eylül döneminde 27,72 TL ile 2013/Nisan döneminde 14.270,89-TL, 2013/Aralık döneminde ise 36.522,24-TL katma değer vergilerinin ve bunlar üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının terkinine dair kısmının kaldırılmasına bu kısımlara ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı adına düzenlenen ihbarnamelerde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın tümüyle reddedilmesi gerektiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı şirket adına, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği yolunda hazırlanan vergi tekniği raporunu esas alan takdir komisyonu kararına dayanılarak 2013/Ocak, Nisan, Haziran, Ağustos-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Re'sen vergi tarhı" başlıklı 30. maddesinin 1. fıkrasında, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hâllerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 2. fıkrasının 3. bendinde;

tutulması zorunlu olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemesi veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hâli, 6. bendinde de; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hâli re'sen tarh nedeni olarak sayılmıştır.

Aynı Kanun'un "Takdir kararı" başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanacağı belirtilmiş, "Komisyonların görevleri" başlıklı 74. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde de vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek, komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir. Kanun'un "Maksat" başlıklı 134. maddesinde; vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinde de katma değer vergisi indirim mekanizması düzenlenmiş, anılan maddenin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Yukarıdaki Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtmadığı ve sahte olduğu hususunun ortaya konulmuş olması durumunda, 3065 sayılı Kanun ile getirilen ve katma değer vergisine özgü bir mekanizma olan indirim mekanizmasından yararlanamayacakları, ancak davacının sahte fatura kullandığı hususunun, Vergi Usul Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılacak vergi incelemesi sonucunda düzenlenecek vergi inceleme raporu ile tespit edilebilecek bir durum olduğu,

zira, burada tespit edilecek hususun, matrahın beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi değil, mükellefin yasal defterlerine kaydetmek suretiyle indirim konusu yaptığı fatura ve belgelerin gerçek durumu yansıtıp yansıtmaması olduğu, söz konusu fatura ve belgelerin gerçek durumu yansıtmaması durumunda ise vergi dairesince, mükellefin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle hakkında tarhiyat yapılabileceği anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 2013 ve 2014 yılı hesap ve işlemlerinin incelemesi için takdire sevk edilmesi üzerine, defter belge isteme yazısının tebliğ edilmesine karşın defter belgelerin ibraz edilmemesi sebebiyle şirket hakkında takdire done yapılması amacıyla vergi tekniği raporu hazırlandığı, takdir komisyonu tarafından ilgili raporda tespit edilen matrah üzerinden tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin davacıya tebliğ edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Takdir komisyonlarının görevi. Vergi Usul Kanunu uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir.

3065 sayılı Yasa'da öngörülen indirim mekanizması ise vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları, gerek defter ve belgelerini ibraz etmemeleri durumlarında, matrah takdirini gerektiren bir husus bulunmaması nedeniyle, bu tür fiillerin, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29 ve 34. maddelerinde düzenlenen, indirim mekanizması içinde değerlendirilmesi suretiyle, katma değer vergisi indirimleri yönünden yapılacak vergi incelemesi ile bir sonuca bağlanması gerekmektedir.

Bu nedenle, bu gibi hâllerde, mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi ve kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olup katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca takdir edilen matrah üzerinden mükellefler adına cezalı tarhiyat yapılması mümkün değildir.

İdari işlem ve tasarruflarla kişilerin hukukunda haricen değişiklik yapma yetki ve imtiyazına sahip olan idarenin, bu yetkisini kullanırken öncelikle yetkinin kullanılmasına ilişkin şekil ve koşullarının belirlendiği usul kanunlarının kendi üzerine yüklediği görevler çerçevesinde hareket etmesi gerekir.

Zira Anayasa'da yer alan hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucu da idarenin işlem ve eylemlerini, hukuk kuralları çerçevesinde ve yine bu kuralların yüklediği görev ve yetki kapsamında yürütmesidir.

Bu nedenle, yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca, davacı şirketin takdir komisyonuna sevk edilmesi üzerine, katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonunca alınan karara istinaden davacı adına yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından,

davanın kabulü yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu, takdir komisyonlarının bu yetkiye haiz olduğu belirtilerek işin esası incelenmek suretiyle kısmen kabul eden, kısmen gerekçeli reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararın temyize konu kısmında sonucu itibarıyla usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2 … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… kararının temyize konu kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

(X) KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Re'sen Vergi Tarhı" başlıklı 30. maddesinde, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 6. bendinde, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunmasının re'sen tarh nedeni olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Anılan Kanunun "Takdir Kararı" başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanılacağı belirtilmiş; "Komisyonların Görevleri" başlıklı 74. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde de vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir. 75. maddesinde ise, 72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun, 74. maddeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisine haiz oldukları hükme bağlanmıştır.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinde de, katma değer vergisi indirim mekanizması düzenlenmiş, 29. maddenin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiş; aynı Kanunun 34. maddesinin 1. bendinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği kurala bağlanmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, takdir komisyonu, bütün vergi türleri için matrah takdirine yetkili olup, bu yönde bir düzenleme olmadığı halde katma değer vergisi açısından matrahı belirleme yetkisi olmadığının kabulü verginin kanuniliği ilkesine aykırıdır. Vergi türleri bakımından matrahın nasıl belirleneceği, kendi özel kanunlarında düzenlenen "istisna", "muafiyet", "kanunen kabul edilmeyen gider", "oran", "indirim mekanizması" gibi çeşitli vergisel kurumlar ile belirlenmiştir. Takdir komisyonları, matrahı belirlenecek verginin özel kanununda sayılan bu düzenlemeleri esas alarak matrah takdir edecektir.

Bu durumda, belirtilen yasal düzenlemeler gereği, Takdir komisyonlarının, katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmadığı yolundaki Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 9. Daire, E. 2021/2007, K. 2023/1819, 4 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2021/2007
Karar No
2023/1819
Tarih
4 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2021/2010 K.2023/1820
  • Danıştay 4. Daire E.2021/2012 K.2023/2946
  • Danıştay 4. Daire E.2021/2013 K.2023/2947
  • Danıştay 4. Daire E.2021/2014 K.2023/2945
  • Danıştay 4. Daire E.2021/2019 K.2023/3032
  • Danıştay 4. Daire E.2021/2020 K.2023/3030

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.