KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2521 E., 2023/1495 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2023
- Esas No
- 2021/2521
- Karar No
- 2023/1495
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: İkamet amaçlı binaların inşaatı faaliyetiyle iştigal eden davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporlarına dayanılarak re'sen tarh edilen 2018 yılı gelir vergisi, 2018/Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin geçici vergi ile tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan bir kat vergi ziyaı cezalarının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. ve 6. bendi ile mükerrer 355. maddesinin 1/1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezaları ile 352. maddesinin 1/3. bendi uyarınca kesilen usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; maliyet unsuru yönünden; inşaatta kullanılan demir miktarı yönünden yapılan incelemede; gerçekte kullanılan demirden daha fazla miktarda demir maliyetinin gider olarak gösterilerek matrahın aşındırıldığı hususunun somut ve net bir şekilde ortaya konulamadığı, yapı denetim giderleri yönünden yapılan incelemede;
yapı denetim hizmetine ilişkin faturaların davacı mükellef adına düzenlendiği ve bu fatura bedellerinin davacı tarafından ödendiği ve yapılan bu harcamaların bina inşaatı işi ile ilgili olduğu hususları sabit olup, söz konusu giderlerin kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilmek suretiyle, bu giderlerin bina inşaat maliyetinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği, hasılat unsuru yönünden yapılan incelemede; alıcılar nezdinde yapılan inceleme ve araştırmada, satışı yapılan daireleri alanlardan altı kişiye ulaşıldığı,
bu kişilerin ifadesinde faturada belirtilen tutarların gerçek alım-satım tutarları olduğu ve fatura tarihinin ise dairelerin teslim tarihi olduğunu belirttikleri ve bankalar nezdinde yapılan araştırmada da fatura tutarlarının gerçeği yansıtmadığı yönde herhangi bir tespit bulunmadığı, yapılan incelemenin dairelerin gerçek satış bedellerini hukuken ortaya koymaktan uzak, eksik ve varsayımsal olduğu gerekçesiyle gelir vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı, geçici vergi aslında mahsup süresi geçtiğinden hukuka uygunluk bulunmadığı,
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 352. maddesinin 1/3. bendi uyarınca kesilen usulsüzlük cezası bakımından; cezayı gerektiren tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş ve bunlardan ağır olan vergi ziyaı cezası kesilmiş olduğundan aynı fiile istinaden davacı şirket adına usulsüzlük cezası kesilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezası bakımından; teslimden itibaren 7 gün içinde fatura düzenlenmediği hususunun somut ve net olarak ortaya konulamadığı,
kaldı ki söz konusu dairelere ilişkin olarak 24/10/2018 tarihinde faturaların düzenlendiği, özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için hiç fatura düzenlenmemiş olma koşulunun sağlanmadığından hukuka uyarlık görülmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/6. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezası bakımından ise;
muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve malî tablolara ilişkin usul ve esaslara uyulmaması sebebiyle özel usulsüzlük cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu gelir vergisi, geçici vergi aslı, tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezaları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 352/I-3 maddesi uyarınca kesilen usulsüzlük ve 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.,
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda kayıt dışı hasılatın varlığının ortaya konulduğu,idarece yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/2521, K. 2023/1495, 25 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama