KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3911 E., 2023/352 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2023
- Esas No
- 2021/3911
- Karar No
- 2023/352
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İnşaat Otomotiv Turizm Gıda Taahhüt Tic. San. Ltd. Şti.
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2017/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacı adına konut teslimlerine ilişkin eksik tutarlı fatura düzenlemek suretiyle 470.297,00-TL, konut teslimleri çerçevesinde ev eşyalarına ilişkin fatura düzenlememek suretiyle de 113.435,65-TL'yi kayıt dışı bıraktığının tespiti ile eksik beyan edilen matrah farkı esas alınarak dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı, uyuşmazlığın çözümü için davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporundaki tespitlerin değerlendirilmesi gerektiği, olayda;
dairelerin salt metrekare kullanım alanları değerlendirmeye alınarak emsal daireler arasında daireler kategorize edilmek suretiyle metrekare kullanım alanları aynı olan her bir dairenin fiyatı belirlenmiş ise de, emsal alınan ve ortalama olarak belirlenen dairelerin fiyatlarını etkileyen cephe, kat, konum ve benzeri harici donelerin dikkate alınmadığı, dairelerin alımına ilişkin olarak davacı şirketten daire alan kişilerin beyanlarında belirttikleri satış bedellerinin gerçek olmadığının ortaya konulamadığı, dairelerin bedellerini belirlemeye yönelik harici araştırmaların yapılmadığı,
daire içerisinde kullanılan eşyaların da satılıp satılmadığı, satılmış ise hangi daireyle satışının yapıldığının ortaya konulamadığı, kaldı ki eşyaların davacı şirketçe başka dairelerde de teşhir ürünü olarak kullanabilecek olması dikkate alındığında incelemenin varsayıma dayalı olduğu ve eksik inceleme teşkil ettiği anlaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatın vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı;
geçici vergi aslına ilişkin ise, davacı adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinde mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslının Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceği, normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer verildiğinin belirtildiği, dolayısıyla davanın açıldığı tarihte geçici vergi aslı ile ilgili olarak ortada dava konusu olabilecek geçici vergi aslı bulunmadığından,
uyuşmazlığın bu kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 2017/Ekim-Aralık dönemi için geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda kayıt dışı hasılatın varlığının ortaya konulduğu,dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/3911, K. 2023/352, 21 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama