İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /9. Daire

DANIŞTAY · 9. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 9. Daire E.2022/1318 K.2023/4363

2-(DAVACI) … Motorlu Araçlar San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ: Av. …

Esas2022/1318Karar2023/4363Tarih8 Kasım 2023Okuma10 dk · 2.054 kelime

KÜNYE

Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1318 E., 2023/4363 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire

Karar tarihi
8 Kasım 2023
Esas No
2022/1318
Karar No
2023/4363
Temyiz edenler
1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.054 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

2-(DAVACI) … Motorlu Araçlar San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU

… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, eksik hesaplanan özel tüketim vergisi nedeniyle eksik katma değer vergisi hesaplandığı, ikinci el binek otomobillere ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin reddi gerektiği ve ortaklara verilen finansman hizmeti karşılığında fatura düzenlenmeyip katma değer vergisi hesaplanmadığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014/Ocak-Mayıs, Temmuz, Ağustos, Ekim ve Aralık dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.

Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; eksik hesaplanan özel tüketim vergisi nedeniyle eksik hesaplanan katma değer vergisi yönünden, davacı adına özel tüketim vergisine ilişkin düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporuna istinaden öngörülen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri için davacı ve davalı arasında uzlaşmanın sağlandığı, dolayısıyla uzlaşılan özel tüketim vergisi farkı üzerinden hesaplanan fark katma değer vergilerinin re'sen tarh edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,

ikinci el binek otomobillere ilişkin indirim konusu yapılan katma değer vergisinin reddi gerektiğine ilişkin kısım yönünden, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 30. maddesinin (b) bendinde yer alan indirim yasağının, mükelleflerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile iktisap ettikleri yani nihai tüketicisi oldukları araçlara yönelik olduğu, satmak amacıyla alınan ve muhasebe sisteminde dönen varlıklar arasında "ticari mallar" hesabında gösterilen binek otomobiller nedeniyle yüklenilen katma değer vergilerinin 3065 sayılı Kanun'un 29. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde indirim konusu yapılabileceği sonucuna varıldığı,

kaldı ki, 26 seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği uyarınca ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal eden mükellefler tarafından alım-satıma konu edilen binek otomobillerin alış belgelerinde gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılmasının 22/03/2019 tarihi itibarıyla uygun görüldüğü, mükellefin 2014 yılında araç alımında yüklendiği katma değer vergisini indirim konusu yapmasının bu tebliğ hükmü uyarınca mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de, anılan tebliğ ile yasada düzenlenmeyen bir duruma açıklık getirildiği,

bahse konu faaliyet ile ilgili yasada yasaklayıcı bir hükme yer verilmediği açık olduğundan, davalı idarenin bu iddiasına da itibar edilmeyerek davacının satmak amacıyla iktisap ettiği binek otomobillere ilişkin indirim konusu yaptığı katma değer vergisinin beyannamelerinden tenzil edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ortaklara verilen finansman hizmeti karşılığında fatura düzenlenmeyip katma değer vergisi hesaplanmadığına ilişkin olarak, uyuşmazlığın çözümünün ortaklara borç verilmesi işleminin finansman hizmeti niteliğinde olmasının katma değer vergisine tabi olup olmadığının yorumlanmasına bağlı olduğu,

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslimleri katma değer vergisine tabi tutulduğu, diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetlerin maddeler halinde belirtilerek bu kapsamda verginin konusunu teşkil eden işlemlerin ayrı ayrı sayıldığı, bu faaliyetlerin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği düzenlemesine yer verildiği,

buna göre Katma Değer Vergisi Kanunu'nun, Gelir Vergisi Kanunu'ndaki ticari kazancı tarif ettiği, bu tanımlamanın kapsamı içinde kurum kazancı kavramının bulunmadığının görüldüğü, bu bağlamda, faiz gelirlerinin katma değer vergisine tabi tutulması için ayrı bir hükmün bulunmasının gerektiği, işletmeye dahil faiz gelirlerinin katma değer vergisine tabi olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığı takdirde bu gelirlerin katma değer vergisine tabi tutulmasının söz konusu olamayacağı, öte yandan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinde, örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarların,

gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibariyle dağıtılmış kâr payı sayılması gerektiği, bu itibarla kazanç vergileri için bir vergi güvenlik sistemi olarak getirilen düzenlemeler itibariyle ortaya çıkan sonucun, muamele vergileri için de vergiyi doğuran bir olaya sebebiyet vermeyeceği, yani, Kurumlar Vergisi Kanunu'nda açıkça belirtilen “kâr payı dağıtımının”, Katma Değer Vergisi Kanunu'nunda katma değer vergisinin konusu olarak sayılmaması karşısında katma değer vergisine tabi bir teslim veya hizmet olarak nitelendirilemeyeceğinin açık olduğu,

bu durumda, Katma Değer Vergisi Kanun'unda hüküm olmadığı sürece şirketlerin verdiği borç para karşılığı elde ettiği faiz gelirlerini ticari faaliyet sonucunda elde edilen teslim veya hizmet kabul ederek katma değer vergisine tabi tutmanın mümkün olmadığından, davacı kurumun ortağına para kullandırma sonucu bedelsiz finansman hizmeti sağladığı gerekçesiyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı, tekerrür yönünden, tekerrür hükümlerin uygulanabilmesi için kesilen vergi ziyaı cezasından önceki beş yıllık süre içerisinde vergi ziyaına sebebiyet verilmiş olması,

bundan dolayı cezanın kesilmiş ve tekerrüre esas vergi ziyaı cezasının kesildiği yıldan önce kesinleşmiş olması gerektiği, dava konusu olayda ise, tekerrüre esas alınan, 2012 yılına ilişkin kesilen vergi ziyaı cezasının 2017 yılında tebliğ edilerek, 2018 yılı içerisinde uzlaşma neticesinde kesinleştiği görüldüğünden, vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, özel usulsüzlük cezası yönünden, davacının 2014 yılında bir kısım işlemleri sebebiyle fatura alınmadığı ve verilmediği tespit edildiğinden bahisle 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesildiğinin anlaşıldığı,

öncelikle anılan maddede sayılan belgelerin verilmediğinin ve alınmadığının veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verildiğinin belirlenmesi ve bu belgeleri vermeyen ve almayanların saptandığına veya belgelerde farklı meblağlara yer verildiğine dair hukuken geçerli bir tespitin mevcut olması gerektiği, olayda cezanın kesilmesine ilişkin koşulları düzenleyen Yasa hükmünde belirtilen unsurlar bir arada gerçekleşmiş bulunmadığından kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının;

ikinci el binek otomobillere ilişkin katma değer vergisinin reddi gerektiği ile ortaklara verilen finansman hizmeti karşılığında fatura düzenlenmeyip katma değer vergisi hesaplanmadığından kaynaklanan kısımlarının ve vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri nedeniyle artırılan kısmı ile özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

DAVACININ İDDİALARI

Dava konusu tarhiyatın dayanağı olan katma değer vergisine ilişkin vergi inceleme raporu düzenlendiğinde henüz özel tüketim vergisi için uzlaşma müessesinden yararlanılmamış olduğu bu sebeple fark özel tüketim üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ile 60 No'lu Katma Değer Vergisi sirküleri uyarınca ikinci el binek otomobillere ilişkin katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı, tekerrüre esas alınan cezanın 2018 yılında uzlaşma sonucu kesinleştiğinden vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasının yerinde olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı şirket adına, eksik hesaplanan özel tüketim vergisi nedeniyle eksik katma değer vergisi hesaplandığı, ikinci el binek otomobillere ilişkin katma değer vergisinin reddi gerektiği ve ortaklara verilen finansman hizmeti karşılığında fatura düzenlenmeyip katma değer vergisi hesaplanmadığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014/Ocak-Mayıs, Temmuz, Ağustos, Ekim ve Aralık dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 1. bendinde, “Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır.

Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.”, ikinci bendinde, “İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder.

Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır.", altıncı bendinde, "Tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazanç, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulamasında, bu maddedeki şartların gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılır.

Daha önce yapılan vergilendirme işlemleri, taraf olan mükellefler nezdinde buna göre düzeltilir. Şu kadar ki, bu düzeltmenin yapılması için örtülü kazanç dağıtan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şarttır.” hükümlerine yer verilmiştir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu belirtilmiş, 4. maddesinde; hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olarak tanımlanmış, 5. maddesinde; vergiye tabi bir hizmetten, işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılması hizmet sayılır, kuralına yer verilmiş, 10. maddesinde de; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması vergiyi doğuran olay olarak nitelendirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, eksik hesaplanan özel tüketim vergisi nedeniyle eksik katma değer vergisi hesaplandığı, ikinci el binek otomobillere ilişkin katma değer vergisinin reddinden kaynaklanan kısmı ile vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı ve özel usulsüzlük cezasına karşı taraflarca dilekçelerde ileri sürülen iddialar, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin; ortaklara verilen finansman hizmeti karşılığında fatura düzenlenmeyip katma değer vergisi hesaplanmadığından kaynaklanan kısmına yönelik davalı temyiz istemine gelince;

Yukarıdaki yer verilen Katma Değer Vergisi Kanunun ve Kurumlar Vergisi Kanunda yer alan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden, mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı, bu kapsamda yapılan ödünç para alınması ve verilmesi işleminin her hal ve şartta hizmet alım ya da satımı sayılacağı, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan hizmetlerin ise katma değer vergisine tabi olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket hakkında düzenlenen … tarihe ve … sayılı vergi inceleme raporuyla davacının, yasal defterlerinde yer alan bir kısım hesapların incelenmesi sonucu ortaklarına finansman hizmeti sağladığı ve bu hizmet karşılığında fatura düzenlenmeyerek katma değer vergisi hesaplamadığının tespit edilmesi nedeniyle bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı anlaşılmıştır.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanun'unda hüküm olmadığı sürece şirketlerin verdiği borç para karşılığı elde ettiği faiz gelirlerini ticari faaliyet sonucunda elde edilen teslim veya hizmet kabul ederek katma değer vergisine tabi tutmanın mümkün olmadığından, davacı kurumun ortağına para kullandırma sonucu bedelsiz finansman hizmeti sağladığından bahisle tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle anılan kısım yönünden davanı kabulü yolunda verilen karara karşı davalı idarenin istinaf istemi Böle İdare Mahkemesince reddedilmiş ise de.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden, ödünç para alması ve vermesi durumunda, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış olacağından, örtülü olarak dağıtılan kazancın işlem temelinin ödünç para verilmesi işlemi olduğu dikkate alındığında verilen bu hizmetin bir finansman hizmeti olduğu, dolayısıyla verilen finansman hizmetinin de katma değer vergisine tabi olduğu sonucuna ulaşıldığından,

bu husus göz önünde alınarak işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden Böle İdare Mahkemesi kararının anılan kısmının bozulması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezası ve vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı ile bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin; eksik hesaplanan özel tüketim vergisi nedeniyle eksik katma değer vergisi hesaplandığı, ikinci el binek otomobillere ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin reddinden kaynaklanan kısmının ONANMASINA, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin ortaklara verilen finansman hizmetinden kaynaklanan kısmının BOZULMASINA,

3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı 3 sayılı Tarife uyarınca aleyhine onanan kısım üzerinden hesaplanacak nisbi harcın alınmasına,

4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 9. Daire, E. 2022/1318, K. 2023/4363, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Davacının İddiaları
  7. Davalının İddiaları
  8. Karşı Tarafın Savunmaları
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2022/1318
Karar No
2023/4363
Tarih
8 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2022/1319 K.2023/4362
  • Danıştay 5. Daire E.2022/1325 K.2023/15290
  • Danıştay 9. Daire E.2022/1339 K.2023/4811
  • Danıştay 6. Daire E.2022/1340 K.2023/8823
  • Danıştay 9. Daire E.2022/1343 K.2023/4887
  • Danıştay 5. Daire E.2022/1343 K.2023/16481

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.