KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1326 E., 2022/5056 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2022
- Esas No
- 2022/1326
- Karar No
- 2022/5056
- Temyiz eden (davacı)
- … Gübre Sanayi Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket ile... arasında imzalanan doğalgaz alım-satım sözleşmelerine istinaden 2018 ve 2019 yılları için ödediği toplam 1.087.682,29 TL damga vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair … tarih ve E. … sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebileceklerinin.
124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığı'na müracaat edebilecekleri, bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının ise, aynı Kanun'un 116. maddesinde; vergiye müteallik hesaplarda veya vergilemede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması biçiminde tanımlandıktan sonra, 117. maddesinde, matrah hatası, vergi miktarında hata ve mükerrer vergi istenilmesi hesap hataları olarak açıklandığı,
118. maddesinde ise, mükellefin şahsında, mükellefiyette, mevzuda ve vergilendirme veya muafiyet döneminde yapılan hatalar vergilendirme hataları olarak belirlendiği, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasında, anılan kanuna ekli (I) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu.
2. maddesinde, vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhlerin de damga vergisine tabi olduğu.
10. maddesinde ise, damga vergisinin nispi veya maktu olarak alınacağı, nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre bu kağıtlarda yazılı paranın; maktu vergide, kağıtların mahiyetlerinin esas alınacağı, belli para teriminin kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade edeceği hükümlerine yer verildiği, bu hükümlere göre; damga vergisine tabi bir kağıdın, nispi olarak vergilendirilebilmesi için, ya kağıda bağlanan işlem bedelinin (kağıdın içerdiği meblağın) kağıtta açıkça belirtilmiş olması, ya da bu bedelin matematiksel olarak hesaplanmasına olanak sağlayan rakamların kağıtta yer alması,
yani "belli para" içermesi, bir başka deyişle; kağıda bağlanan işlemin bedelinin açıkça belirtilmemiş olmasına karşın, bunun hesaplanmasına ilişkin olarak belli tutarların ifade edilmiş bulunması gerektiği, olayda; mezkur sözleşmelerin 4. maddesinde, sözleşme miktarı ve çekiş yükümlülüklerinin.
4. maddenin 1. fıkrasında, tesis bazında ölçüm sistemlerine göre aylık çekiş miktarları dağılımının; aynı maddenin 2. fıkrasında, azami çekiş miktarının ve 3. fıkrasında asgari alım taahhüdü miktarının.
7. maddesinde de fiyatın belirlendiği, bu durumda; davacı şirketçe, çekişi öngörülen doğalgaz miktarı sözleşmenin 4. maddesinin 1. fıkrasında; çekilecek doğalgaz için uygulanacak birim fiyat da sözleşmenin 7. maddesinde belli edildiğine göre, sözleşmenin içerdiği belli para, çekişi öngörülen doğalgaz miktarı ile fiyatın çarpılması sonucu bulunabileceğinden, anılan kağıdın belli para içerdiğinin açık olduğu, bu tutar üzerinden damga vergisine tabi tutulmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Sözleşme tarihi itibariyle fiili doğalgaz çekişinin ve birim fiyatının belli olmadığı, olayda vergi hatası bulunduğu, aynı konuda lehe yargı kararları bulunduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/1326, K. 2022/5056, 25 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama