KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1764 E., 2023/4714 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Esas No
- 2022/1764
- Karar No
- 2023/4714
- Temyiz eden (davalı)
- ... İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğü-...
- Vekili
- Av. ....
- Karşı taraf (davacı)
- ...Yapı Sanayi ve Turizm Tic. Ltd. Şti.
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2018 yılındaki indirimli orana tabi teslimleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin mahsuben iadesi talebiyle yapılan başvurunun, düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 332.533,89-TL'lik kısmının reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; olayda, davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, 2017 yılı Sayıştay Gelir İdaresi Başkanlığı denetim raporuna atıf yapılmasına karşın, vergiye ilişkin yükümlülüklerin ancak Kanun ile konulup Kanun ile değiştirilmesi ve kaldırılmasının mümkün olduğu, vergi inceleme raporunda bahsi geçen nihai tüketim amaçlı satışın mevzuatta tanımının bulunmadığı, raporda, taşınmazların satışının nihai tüketim amaçlı olmayan satışlar olduğunun ortaya konulamadığı,
sadece, şirket ortaklarına ve müteahhidin kardeşlerine yapılan satışların nihai tüketim amaçlı satış olmadığı gerekçesine dayanılamayacağı, vergi inceleme raporunda atıf yapılan Sayıştay Gelir İdaresi Başkanlığı denetim raporunda, yapı müteahhidinin ortakları veya ilişkili şirketlerden bahsedildiği, oysa satışın belirtilen kişilerin kardeşlerine yapıldığı dikkate alındığında bu şekilde bir sınırlama getirmenin hiç bir hukuki dayanağının bulunmadığı, ayrıca, yapılan satışların stoktan mal çekmek niteliğinde olduğuna ilişkin herhangi tespite de yer verilmediği,
bu durumda, söz konusu iş yeri satışlarının ilişkili kişilere yapılan satışlar olduğu kabul edilerek, bu satışlar nedeniyle yüklenilen toplam 332.533,89-TL tutarındaki katma değer vergisinin mahsuben iade talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İşletmelerin, faaliyetleri kapsamında satışını yapamadıkları stokta kalan malları iade hesabına dahil etmesinin mümkün olmadığından, üçüncü kişilere satılamayan ve bu nedenle elde kalan bağımsız bölümlerin, yapı müteahhidi firma tarafından kendi tüzel kişiliğine veya ortaklarına satılarak iade talep edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, vergi inceleme raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı mükellef kurumun, üç adet bağımsız bölümü müteahhidin ve şirket ortaklarının kardeşlerine sattığının tespit edildiği, söz konusu satışlar ilişkili kişilere yapılmış satışlar olduğundan bu üç satışa isabet eden katma değer vergisi tutarlarının iadeden tenzil edildiği, İdarelerince tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/1764, K. 2023/4714, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama