KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1865 E., 2023/4219 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/1865
- Karar No
- 2023/4219
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…(… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacıya ait vergi borçlarının tahsili amacıyla banka hesapları üzerine uygulanan e-haciz işleminin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinin 04/11/2010 ve 19/11/2010 tarihlerinde ilanen tebliğ edildiği bildirilmiş ise de, davalı idare tarafından tebliğe ilişkin evrak gönderilmediği gibi davacı tarafından ödeme emirleri içeriğindeki borçların 25/11/2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırma dolayısıyla toplam 659.031,39-TL ödeme yapıldığı,
kısmi ödeme miktarı göz önüne alındığında tecil edilen borçlar için yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olduğundan, yapılandırma sonrası değişen hukuki durum sebebiyle 6736 sayılı Kanun uyarınca oluşan yükümlülüğün yerine getirilmemesi üzerine vergi idaresince, ilgili amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına yeniden ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmesi gerekirken bu usul takip edilmeksizin davacı adına kesinleştirilmeyen borcun tahsili amacıyla tesis edilen dava konusu e-haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne kabulüne, haciz işleminin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu e-haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinin, davacının bilinen adresinde tebliğ edilemediği hususu ile davacının Antalya'daki diğer bir adresinin 07/02/2008 tarihli adres tespit tutanağı ile tespit edildiği, tespit edilen adrese çıkarılan 2. tebligatın ise adresin sürekli kapalı olması sebebiyle yapılamadığının sadece dağıtıcı imzasıyla belirlendiği, sonrasında ödeme emrilerinin 04-08/10/2010 tarihlerinde ilanen tebliğ edildiği, davacının bilinen adresinde yapılan ilk tebliğin usule uygun olduğu kabul edilse bile,
2. tebliğde davacının adresinde bulunamama durumunun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde belirtildiği şekilde tespit edilmeden, 103. maddeye uyarınca yapılan ilanen tebliğin usulsüz olduğu, bu usulsüz tebligatın tahsil zamanaşımını kestiğinin kabulü mümkün olmadığından zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili amacıyla tesis edilen uyuşmazlık konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından istinaf başvurusunun bu gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Savunma dilekçesinde belirtilen nedenlerle hukuka aykırı kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/1865, K. 2023/4219, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama