KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/214 E., 2023/3969 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/214
- Karar No
- 2023/3969
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Asıl borçlu ...'in vergi borçları nedeniyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca, davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla.
Mahkemece alınan ara karar ile davalı idareden, davacı ile asıl borçlu ... arasında ne kadarlık alacak-borç ilişkisinin bulunduğu, söz konusu miktarın nasıl tespit edildiği, haciz bildirisinde belirtilen 515.610,98 TL'lik borcun nasıl hesaplandığıyla ilgili bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, davalı idarece cevaben haciz bildirisinde belirtilen 515.610,98-TL'nin amme borçlusunun haciz bildirisinin düzenlendiği tarih itibariyle olan vergi borcu olduğunun bildirildiği,
davacı tarafından haciz bildirisinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde tahsil dairesine yazılı beyanda bulunulmamış ise de, ...'e herhangi bir borcu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davası açtığı, sadece sigortalı çalıştığı iş yeri tespiti yapılarak davacının, asıl borçluya olan borcunun miktarına ilişkin somut bir tespit yapılmadan amme alacağının tamamı üzerinden haciz bildirisi ve tamamı üzerinden de ödeme emri düzenlendiği,
bu durumda, her ne kadar haciz bildiriminin tebliğinden itibaren 7 gün içinde tahsil dairesine itiraz edilmemiş ve yazılı beyanda bulunulmamış ise de, adı geçen asıl borçlunun davacının işyerinde çalışan olarak beyan edilmesine ve haciz bildirisinde asgari ücret ve asgari ücret altında ücret ödeniyorsa maaşının 1/10, asgari ücretin üzerinde ücret ödeniyorsa 1/3-1/4 oranında kesinti yapılması belirtilmesine karşılık, ibraz edilen bilgi ve belgelerden, davalı idarece davacının asıl borçlu ...'e borcu olduğuna ve borcun miktarına ilişkin somut bir tespit yapılmadığından,
bu durumun davacıdan alacağının bulunduğu yolunda bir bildirim olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda öngörülen koşullar oluşmadığından, davacı adına borç zimmetinde sayılmak suretiyle ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle ve davacı tarafından açılan menfi tespit davasının dava şartı yokluğundan yani usulden reddedildiği de görüldüğünden, davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından haciz bildirisine yasal süresinde itiraz edilmediği, açılan menfi tespit davasının reddedildiği, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/214, K. 2023/3969, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama