KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2156 E., 2024/3642 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Esas No
- 2022/2156
- Karar No
- 2024/3642
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- S.S. … Yapı Kooperatifi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.041 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı kooperatif adına, İstanbul ili Ümraniye ilçesi ... Mahallesi ... parselde kaytılı taşınmaza ilişkin tahakkuk ettirilen 2005-2018 yıllarına ait bina vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile bunlara ilişkin gecikme faizinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden, uyuşmazlığa konu arsa üzerine üyelerine konut yapımına başlayan davacı kooperatifin, imar durumu sorunlu olan ve projeye aykırılıklar nedeniyle iskan ruhsatını alamadığı yerler için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesine göre yapılan başvuru sonucu 28/03/2019 tarihli yapı kayıt ruhsatı alması üzerine, bina olarak verilmesi gereken beyanların 26/11/1999 tarihinde arsa olarak beyan edildiğinden bahisle, beyanlar bina olarak değiştirilerek fark vergilerinin tahakkuklarının yapıldığı,
olayda, 2005 ilâ 2018 yıllarına ilişkin olarak yapılan bina vergisi, tabiat varlıkları katkı payı tahakkukları ile bunlardan kaynaklanan gecikme zammının, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana gelmesi halinde bildirim verilmesi esasının getirildiği, bildirimin süresinde verilmemesi durumunda ise verginin idarece tarh edileceğinin düzenlendiğinden, söz konusu tahakkukların, uyuşmazlığa konu taşınmaz için düzenlenen 28/03/2019 tarihli yapı kayıt belgesi ile taşınmazın bina olarak değiştirilmesi nedeniyle tahakkuk ettirilen fark vergilerden kaynaklandığı,
yapı kayıt belgesinin düzenlendiği tarihten önce taşınmazın bina olarak kullanıldığına ilişkin, arsa olarak kayıtlı olup vergileri ödenen alanda idarece yapılmış bir tespitin bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda, 2005 ila 2018 yıllarında söz konusu parselde yer alan yapıların bulunduğuna yönelik herhangi bir tespiti bulunmayan ve bina olarak kullanıldığının bilgisinde olduğunu ortaya koyamayan davalı idarenin geçmişe dönük olarak yaptığı dava konusu tahakkuklar ile hesaplanan gecikme faizinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tahakkukların iptaline karar verimiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı, adına düzenlenen ödeme emrine karşı dava açtığı için olayda derdestlik bulunduğu, davanın süresinde açılmadığı, 28/03/2019 tarihli yapı kayıt belgesi alan davacının 112 adet daire için bina beyanında bulunmadığının anlaşıldığı, taraflarınca tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı kooperatif adına, İstanbul ili Ümraniye ilçesi ... Mahallesi ... parselde kaytılı taşınmaza ilişkin tahakkuk ettirilen 2005-2018 yıllarına ait bina vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile bunlara ilişkin gecikme faizinin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun "Mükellef" başlıklı 3. ve 13. maddelerinde; bina ve arazi vergisinin, taşınmazın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa taşınmaza malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği, "Mükellefiyetin Başlaması ve Bitmesi" başlıklı 9. ve 19. maddelerinde; emlak vergisi mükellefiyetinin; 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, muafiyetin sükut ettiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı kuralına yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinde, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu tahakkuk işleminin 2005-2017 yıllarına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu tahakkuk işleminin 2018 yılına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi ile 31/12/2017 tarihinden önce yapılan ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasının amaçlandığı, söz konusu madde uyarınca yapı kayıt belgesi alınması halinde vergi değerini tadil eden sebebin ortaya çıkacağı, vergi değerini tadil eden sebeplerin varlığı halinde mükellef tarafından bildirim verilmesinin zorunlu olduğu,
bildirim verilmemesi halinde idarece tarh edileceği, yapı kayıt belgesinin sunulması üzerine bildirim dışı bırakılan duruma ilişkin idarece yapılacak tarhiyatlarda geriye dönük işlem tesisinde 31/12/2017 tarihinin dikkate alınması gerektiği, 31/12/2017 tarihinden öncesi için tarhiyat yapılması için idare tarafından söz konusu taşınmaza ilişkin başkaca tespitlerin bulunması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar, davacı kooperatifin uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde konut inşaa etmek veya ettirmek üzere yapı ruhsatını aldığı 25/02/2000 tarihinden, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinden yararlandığı 28/03/2019 tarihine kadar davalı belediyece yapılmış herhangi bir tespit, yoklama bulunmasa da, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinden yararlanan davacı kooperatifin, yapı kayıt belgesine konu 112 adet bağımsız bölümün 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış olduğunu, başka bir anlatımla söz konusu bağımsız bölümlerin (dairelerin) 31/12/2017 tarihi itibarıyla var olduğunu kabul ettiği açık olduğundan,
yapı kayıt belgesi alınan 112 adet bağımsız bölüm için vergi değerinin tadil olduğu 31/12/2017 tarihini takip eden bütçe yılından itibaren bina vergisi ve ferilerinin alınabileceği sonucuna varılmış olup, dava konusu tahakkukun 2018 yılına ilişkin kısmında hukuka aykırılık, temyize konu kararın 2018 yılına ilişkin kısmında ise hukuka uyarlık görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/2156, K. 2024/3642, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama