KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2269 E., 2023/4759 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Esas No
- 2022/2269
- Karar No
- 2023/4759
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Matbaa ve Reklamcılık İnşaat Temizlik Maddeleri Kozmatik Makine İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ....
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden alınan takdir komisyonu kararına dayanılarak re'sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan üç kat vergi ziyaı cezalı; 2016 ve 2017 yıllları kurumlar vergisi ile 2016 ve 2017 yıllarının tüm dönemlerine ilişkin geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve .... sayılı vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden, davacının 2016 yılında mal alımında bulunduğunu bildirdiği sekiz mükelleften dördü hakkında vergi tekniği raporu bulunduğunun tespit edilmesine karşın, mal alımında bulunulan diğer mükellefler hakkında herhangi bir karşıt tespit ve incelemeye yer verilmemesi, mükellef kurumun 2017 yılında mal aldığını bildirdiği bir mükellef ve mükellef kurumdan mal alımında bulunduğunu bildiren iki mükellef hakkında herhangi bir karşıt tespit ve incelemeye yer verilmemesi,
2016 ve 2017 yıllarında mal alımında bulunan dört mükellef hakkında yapılan karşıt tespit ve incelemelerde anılan mükellefler ve yetkilileri tarafından, faturalarda yer alan malların alındığının, nakliyelerinin kendileri tarafından ve davacı tarafından yapıldığının, davacıya ait işyerini bildiklerinin, ödemelerin banka kanalıyla, çeklerle veya nakit olarak yapıldığının beyan edilmesi,
işyerinde 30/07/2018 tarihine kadar yapılan yoklamalarda, faal olduğunun ve işyerinde çalışanların ve faaliyet konusuyla ilgili alet ve makinelerin bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, davacının işyerinde reklam ve matbaa faaliyetiyle iştigal ettiğinin sabit olduğu,
aynı işyerinde davacı şirketin faaliyeti yanında yetkilisi Abdullah Kaya ve eşi Sevgi Kaya'nın da faaliyetinin tespit edilmesine karşın, bu faaliyetin hangi ölçüde, hangi mükellef tarafından hangi nitelikle yürütüldüğü yönünde bir tespit ve değerlendirmeye yer verilmediği hususları göz önüne alındığında, davacının 01/01/2016 tarihinden itibaren düzenlemiş olduğu tüm faturaların sahte belge niteliğinde bulunduğundan söz edilemeyeceği için davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tarhiyata dayanak vergi tekniği raporunda somut ve kesin tespitlere yer verildiği, bu tespitler ışığında usul ve yasaya uygun olarak işlemlerin tesis edildiği, geçici vergi aslı yönünden incelenmeksizin ret kararı verilmesi gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/2269, K. 2023/4759, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama