KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/236 E., 2024/652 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/236
- Karar No
- 2024/652
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi Ltd.Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haciz işleminin dayanağı ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirleri yönünden; asıl borçlu şirket tarafından başvurulan yapılandırmanın iptalinden sonra düzenlendiği, anılan ödeme emirlerinin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin talebin reddedilmesi üzerine sunulan itiraz dilekçesinde, söz konusu ödeme emirlerinin davacının imzasına tebliğ edilmediği, tebliğ evrakında yer alan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına istinaden, imzaların davacıya ait olup olmadığının ortaya konulması amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği,
yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, 05/09/2019 tarihli tebliğ mazbatasında yer alan imzanın davacının el ürünü olmadığı kanaatine varıldığı, bu haliyle ödeme emirleri usulüne uygun olarak kesinleştikten sonra öngörülen usul dairesinde haciz kararlarının alınıp davacının banka hesaplarına haciz tatbiki gerekirken, bu usule uyulmadan uygulanan haciz işleminin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu haciz işleminin dayanağı ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden ise; davacının çalışanı olduğunu beyan eden ... imzasına 25/08/2015 tarihinde tebliğ edildiği,
anılan ödeme emri içeriğindeki vergilerin 19/09/2016 tarihinde başvuru ile asıl borçlu şirket tarafından 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırmayla birlikte mevcut borcun miktarının, ödeme şeklinin veya vade tarihinin değişeceğinden bir anlamda borcun yenileneceği, bu yenileme ile birlikte eski alacak ilişkisinden kaynaklı kanuni temsilcinin sorumluluğunun da ortadan kalmış olacağı, yapılandırma sonucu asıl borçlu şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durumun ortaya çıkacağı,
yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu şirkete yapılacak takibin sonuçsuz kalmasının ardından ilgililer hakkında yeniden ödeme emri düzenlenip tebliği gerekirken doğrudan tesis edilen haciz işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borçlarının tahsili amacıyla ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği, düzenlenen haciz varakalarının ardından e-haciz bildirisi ile banka haczi uygulandığı, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/236, K. 2024/652, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama