KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3843 E., 2023/4481 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2023
- Esas No
- 2022/3843
- Karar No
- 2023/4481
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Mad. Tah. İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...,...,...,...,...,... sayılı ödeme emirlerinin Madenlerden Devlet Hakkı ve Petrol Ruhsat Harcı haricindeki kısımları ile şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacının temsilcisi ve ortağı olduğu şirket adına kayıtlı bulunan araçla ilgili yapılan malvarlığı araştırmasında, davalı idarece öncelikle aracın teslimi veya şirketçe teslim edilmiyorsa yakalanması amacıyla gerekli hukuki prosedürleri yerine getirerek,
sonrasında yakalanan araç hakkında 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre uygun bir değerleme işlemi yapılması ve tespit edilen bu değerlerin kamu alacağının karşılamayacağının tereddüte yer vermeyecek bir biçimde ortaya konulması gerekirken, 6183 sayılı Kanun'un menkul malların haczine ilişkin 77 ilâ 81. maddelerinde belirtilen usul ve esaslara uyulmadığının saptandığı,
şirket borcundan dolayı şirket adına kayıtlı araca tatbik edilmiş haciz varken ve haciz tatbik edilmiş bu aracın hukuka uygun bir şekilde yakalandıktan sonra değerlemesi yapılıp satışa çıkarılması gerekirken, bu yapılmadan asıl borçlu şirket yönünden kısmen veya tamamen kesinleşmiş bir amme alacağından bahsedilemeyeceğinden, asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle davacıdan tahsili amacıyla kanuni temsilcisi ve ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirketin, borçlarını 6111, 6552, 6736 ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında yapılan başvurular üzerine yapılandırıldığı ve yapılandırma işlemi sonucunda, şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıktığı, davalı idare tarafından yapılandırılan borçların artık yeni bir borç ilişkisi kapsamında değerlendirilerek öncelikle şirketten tahsili yoluna gidilmesi gerektiği,
oluşan yeni hukuki durum karşısında şirket adına yeniden ödeme emirleri düzenlenerek takip yapılması ve şirketten tahsil edilmememesi durumunda davacıdan tahsili yoluna gidilmesi gerekirken bu yola başvurulmadan, yapılandırma kapsamı borçlar için doğrudan ortak ve kanuni temsilci sıfatlarıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, Mahkeme kararında sonuç itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen vergi borcunun tahsili amacıyla kanuni temsilci ve ortak sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/3843, K. 2023/4481, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama