KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3874 E., 2024/6156 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Esas No
- 2022/3874
- Karar No
- 2024/6156
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının maliki olduğu İstanbul ili Sarıyer ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazlara ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden 2021 yılına ait değerli konut vergisinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, dava konusu tahakkuka ilişkin 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun ilgili hükümlerinin Anayasanın 2, 10, 13, 35 ve 73. maddelerine aykırı olduğu bu nedenle konunun Anayasa Mahkemesine götürülmesi gerektiğine ilişkin talep ve iddiasının mahkemelerince yerinde görülmeyip işin esasına geçildiği,
olayda, davacının değerli konut vergisine tabi meskeni kapsamında birden fazla konutu bulunduğu ve esasen davacı tarafından dava dilekçesinde olayın özüne (matraha veya mükellefiyete) ve tahakkukun yapılış ve verginin hesaplanış şekline ilişkin herhangi herhangi bir itirazda bulunulmadığı sadece konunun anayasaya aykırılığı hususunda iddia ve görüşlerin dile getirildiğinin anlaşıldığı, mahkemelerince yapılan değerlendirmede; davacının iddialarına hukuken itibar edilemeyeceği ve davalı idarece ilgili yasa ve tebliğ hükümleri çerçevesinde işlem yapıldığı anlaşıldığından,
ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilen dava konusu değerli konut vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Meskenden daha değerli olan işyerleri, arsalar ve araziler vergilendirme dışı kalırken daha düşük değerli meskenlerin vergiye tabi tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğu, mesken sahiplerinin hem emlak vergisi, hem de değerli kont vergisi mükellefi olarak çifte vergilendirmeye tabi olmasının Anayasanın eşitlik ilkesine ve hukuk ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği, mükerrer vergilendirme durumunun eşitlik ve mali güce göre vergilendirme ilkesine aykırı olduğu,
5.000.000,00-TL'den az olan örneğin 4.000.000,00-TL vergi değeri olan 8 adet meskene sahip kişiler değerli konut vergisi mükellefi olmazken değeri 5.000.000,00-TL üzerinde olan ancak vergiyi ödemeye elverişli geliri bulunmayan kişilerin verginin mükellefi olmasının Anayasanın 73/2. maddesinde düzenlene “Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.” ilkesini ihlal ettiği, halkın çoğunluğuna benzer bir kamusal külfetin getirilmemesi,
sadece değeri kanunda öngörülen miktarın üzerinde taşınmaz sahibi olan bireyler yönünden yeni bir vergi türü getirilmesi anlamında olup, eşitliğe aykırı ve servet temelinde ayrımcılık teşkil edeceği, değerli konut vergisi için geçiş dönemi öngörülmediği, vergi türünün derhal uygulanacağı, ayrıca kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce edinilen taşınmazları da kapsayacak şekilde düzenlendiğinden, öngörülebilirlik bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davacının Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/3874, K. 2024/6156, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama