KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3996 E., 2023/3823 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/3996
- Karar No
- 2023/3823
- Temyiz eden (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı-… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem:Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, …'a ait vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ilâ … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; meslek mensubu olan davacının, dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının vergilendirme dönemlerinde mükellefin beyannamelerini düzenleyerek elektronik ortamda verdiği, mükellef tarafından kendisine defter ve belgeleri ibraz edilmediği halde beyannameleri mükellefin kendisine söylediği rakamlara göre hazırlayarak beyan ettiğinin mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler ile davacının ifadeleri ile de sabit olduğu, bu haliyle davacının, mükellefle ilgili olarak mesleki özen ve sorumluluğu göstermediği sonucuna varıldığından dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227.maddesine göre, mükellefin beyannamelerini imzalayan davacının sorumluluğunun, imzaladığı beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğan, bir başka ifadeyle defter kayıt ve belgeler ile beyannamelerin birbirleriyle tutarsız olmasından kaynaklanan bir sorumluluk olmasına rağmen; davacı hakkındaki somut iddianın hangi esasa göre defter tutulacağı ile ilgili olması, defter kayıtları ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelerin uyumsuzluğu yönünde bir tespitin olmaması,
asıl borçlu mükellef tarafından sahte belge düzenlendiğinin davacı tarafından bilindiği veya harici araştırmayı gerektirmeden sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu anlaşılabilen belgelerin kayıtlara intikal ettirildiğinin ve dolayısıyla ortaya çıkan vergi ziyaında rolü olduğunun somut olarak ortaya konulamaması karşısında, davacının müşterek ve müteselsilen sorumluluğundan bahisle ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından davacının istinaf talebinin kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının muhasebe hizmeti verdiği mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğu, davacının üzerine düşen mesleki sorumluluğu yerine getirmediği, bu nedenle asıl mükellefin borcundan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/3996, K. 2023/3823, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama