KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/4869 E., 2023/4637 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Esas No
- 2022/4869
- Karar No
- 2023/4637
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ödeme emrinde yer alan amme alacaklarını ihtiva eden ... tarih ve ... sayılı vergi ceza ihbarnamesinin davacının adres kayıt sistemindeki adresine iki defa gidilerek teslim edilememesi üzerine kapıya tebligat pusulası yapıştırılmak suretiyle 29/11/2019 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, bu durumda, dava konusu ödeme emri muhteviyatı alacakların usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen dava konusu edilmeyerek kesinleştiği, usulüne uygun olarak kesinleştirilen amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, dava konusu edilen ödeme emrinin dayanağını teşkil eden vergi/ceza ihbarnamesinin, 06/11/2019 tarihinde davacının mernis adresinde tebliğe çıkarıldığı, tebliğ evrakının "verilen adrese gidildi.
Belirtilen adreste ...'in mal sahibi olarak yaklaşık bir buçuk yıldan beri ikamet ettiği, anılan ödevlinin kiracı olarak buruda oturup taşındığı, yeni adresinin bilinmediği, bu adreste oturanlar tarafından beyan edildi" şerhi düşülerek tebliğe çıkan memur tarafından imzalanıp merciine iade edildiği, 11/11/2019 tarihinde davacının adres kayıt sisteminde bulunan adresine ikinci defa tebliğe gönderilmesi üzerine düzenlenen tebliğ pusulasında sadece davacının kimlik bilgilerine, tebliği gönderen idare bilgisine, tarih ve saate yer verilerek memur tarafından imzalandığı,
davacı nezdinde 213 sayılı Kanunun 102. maddesine göre tebliğ edilerek tahakkuk ettirilen cezalı verginin, vadesi geçtiği halde ödenmediğinden bahisle dava konusu ödeme emrinin tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, 213 sayılı Kanunun 102/5. fıkrasının açık hükmü uyarınca, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması halinde, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilememesi durumunda, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı ve bu durumun, tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek,
tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği açık olduğu halde, davalı idare tarafından dava dosyasına ibraz edilen tebliğ alındısı örneğinde "tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırıldığı"na dair bir şerh bulunmadığı, bu haliyle ilgili vergi/ceza ihbarnamesinin davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği görüldüğünden, usulüne uygun şekilde tebliğ ve tahakkuk etmemiş bir borcun tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararı kaldırılarak,
davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tebliğ evrakının gönderen idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırıldığına dair bir şerhin yazılmamış olmasının esasa etkili olmayan bir şekil hatası mahiyetinde olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ....'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/4869, K. 2023/4637, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama