KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/2936 E., 2024/6291 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/2936
- Karar No
- 2024/6291
- Kararın Düzeltilmesini İsteyen
- ... Defterdarlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı Taraf
- ... Personel Hizmetleri İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.-... Temizlik İnş. Nak. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin Özeti
- Danıştay Üçüncü Dairesinin 07/03/2023 tarih ve E:2023/383, K:2023/691 sayılı kararının; dilekçede ileri sürülen nedenlerle düzeltilmesi istenilmektedir.
- Cevabın Özeti
- Cevap verilmemiştir.
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi :Karar düzeltme isteminin kısmen kabulü,kısmen reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesi'nce, "Danıştay Dava Daireleri Arasında İşbölümü Kararı" üzerine Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilmiş olan kararlar hakkında kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ancak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin bulunması ile mümkündür.
Davalı tarafından ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine göre yerinde görüldüğünden, Danıştay Üçüncü Dairesinin 07/03/2023 tarih ve E:2023/383, K:2023/691 sayılı kararı kaldırıldıktan sonra temyiz istemi incelendi:
Vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Mahkeme kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, 2009/Ocak-Aralık ve 2010/Ocak dönemlerine ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesinde, adi ortaklık sözleşmesinin, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğu ve bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılacağı, 638. maddesinin 3. fıkrasında, ortakların, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa, müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 8/a. maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, bu işleri yapanların katma değer vergisinin mükellefi olduğu. 44. maddesinde de katma değer vergisinin, bu vergiyle mükellef gerçek veya tüzelkişiler adına tarh olunacağı, şu kadar ki: adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi birinin tarhiyata muhatap tutulacağı kurallarına yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, adi ortaklıklarda mal teslimi ve hizmet ifası adi ortaklık tarafından yapıldığından, katma değer vergisinin mükellefi adi ortaklık olacak, beyanname ortaklık adına düzenlenecek, ortaklardan birisi tarafından imzalanmak suretiyle vergi dairesine verilecek, ancak verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri tarhiyata muhatap tutulabilecektir.
Aynı zamanda adi ortaklıklar Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen bütün mükellefiyetleri yerine getirmek zorundadırlar. Bu açıdan, Kanun'un belirtmiş olduğu belge düzenine uymaları, yani, fatura, gider pusulası gibi belgeleri bastırmaları, defter tutmaları, kullandıkları defter ve belgeleri zamanaşımı süresi içinde muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmeleri gerekmektedir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/2936, K. 2024/6291, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama