KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4089 E., 2024/956 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/4089
- Karar No
- 2024/956
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ... Züccaciye San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla adına düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda; davacı hakkında düzenlenen sorumluluk raporuna göre, mesleki sorumluluğunu yerine getirmeyerek, asıl borçlu şirketin sahte belge düzenleme fiiline dolaylı yoldan sebebiyet vererek vergi ziyaına sebep olduğundan bahisle davacının sorumluluğuna gidildiği,
her ne kadar, 4 Seri Nolu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğ’de, bilerek kullandıkları veya harici araştırmayı gerektirmeden sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu anlaşılabilen belgelerin meslek mensuplarının sorumluluğu kapsamında olduğu açıklanmış ise de, sorumluluğun sınırının yasama organınca öngörülenin dışında genişleten tebliğ hükümleri dikkate alınarak davacıya sorumluluk yükletilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, kaldı ki;
yeminli mali müşavirlerden farklı olarak “tasdik” görev ve yetkisi bulunmayan serbest muhasebecilerin, tasdik yetkisinin gereği olan “inceleme” ve “bilgi isteme” yetkileri de bulunmadığından, olmayan bu yetkilerini kullanmadıklarından bahisle sorumlu tutulamayacakları, bu durumda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesine göre mükellefin beyannamelerini imzalayan muhasebecilerin sorumluluğu, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğan,
bir başka ifadeyle defter kayıt ve belgeler ile beyannamelerin birbirleriyle tutarsız olmasından kaynaklanan bir sorumluluk olduğundan ve dava konusu ödeme emirleri içeriği borcun, beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönündeki tespitlerden kaynaklanmayıp, muhasebecilik hizmeti sunulan mükellef kurum hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile sahte fatura ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği görüşünden hareketle bulunan matrah üzerinden yapılan tarhiyatlara dayandığından, asıl borçlu ...
Züccaciye San. ve Tic. Ltd. Şti'nin muhasebe hizmetlerini yürüten davacının, asıl mükellef adına salınan vergi ve kesilen cezalardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması suretiyle adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının, ... Züccaciye San. ve Tic. Ltd. Şti'nin sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği ve anılan şirketin beyannamelerini veren davacının müteselsilen sorumlu olması nedeniyle düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/4089, K. 2024/956, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama