KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4274 E., 2024/2788 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/4274
- Karar No
- 2024/2788
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Gayrimenkul İnşaat Mimarlık Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2016 yılına ilişkin kurumlar beyannamesi uyarınca ödenecek vergi çıkmadığından, ödemiş olduğu 858.351,74 TL tutarındaki geçici verginin katma değer vergisi iade alacağına mahsup edilmesinin istenilmesi üzerine yapılan inceleme neticesinde katma değer vergisi iade alacağının daha düşük belirlenmesi nedeniyle kurumlar vergisi beyannamesinde mahsup edilebilecek geçici vergi tutarının 524.105,01 TL olarak belirlenmesi sonucunda ortaya çıkacak matrah farkı üzerinden re'sen tarh edilen 2016 yılı kurumlar vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirketin 2016 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini süresinde verdiği ve 858.351,74 TL geçici verginin ödendiğini beyan ettiği, ödenen bu tutarın katma değer vergisi iade alacağına mahsup edilmesini istediği, söz konusu mahsup istemi için idarece ... gün ve ...sayılı vergi inceleme raporunun tanzim edildiği, bu raporda 2016 yılında iade alınabilecek tutarın 380.791,54 TL olarak belirlendiği,
böylece davacının katma değer vergisi iade alacağı ve diğer ödemelerle birlikte 2016 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde mahsup edebileceği geçici vergi tutarının 524.105,01 TL olarak belirlendiği, diğer bir ifadeyle davacının katma değer vergisi iade tutarı azaltılarak 334.246,73 TL ödenmeden kurumlar vergisinden mahsup edilen rakam için dava konusu tarhiyatın yapıldığı,
tarhiyatın dayanağı olarak da davacının 2016 yılı için verdiği kurumlar vergisi beyannamesinin gösterildiğinin anlaşıldığı olayda, dava konusu re'sen tarhiyatın 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan matrah belirleme ve yöntemlerine göre belirlenmediği gibi idarece katma değer vergisi iadesinin tespiti noktasında yapılan genel hesaplamalarda ölçü olarak alınan tespit ve/veya evrakın da tarhiyatın bildirildiği ihbarnamenin dayanak kısmında gösterilmediği, dolayısıyla ortada 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun çizdiği usullere göre yapılmış bir vergilendirme işlemi olmadığı,
bu durumun Anayasa'da yer alan hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri ile vergilendirmenin usul ve yöntemini belirleyen hükümler cihetiyle de vergi de kanunilik ilkesine uygun olmadığı, bu haliyle dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne , cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına yapılan tarhiyatın dayanağının davacının vermiş olduğu kurumlar vergisi beyannamesi olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/4274, K. 2024/2788, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama