KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4496 E., 2024/1753 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/4496
- Karar No
- 2024/1753
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, kasasında nakit ihtiyacının üzerinde bulunan parayı transfer fiyatlandırması yoluyla ortaklarına kullandırmak suretiyle elde ettiği faiz gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014 yılı için re’sen tarh edilen kurumlar vergisi ve tüm dönemlere ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar davacı tarafından günlük nakit ihtiyacının 100.000,00-TL olduğu ifade edilmiş ve bu tutarın üstü vergi inceleme elemanınca dikkate alınmak suretiyle faiz hesaplaması yapıldığı görülmekte ise de; davacının kasada geçmiş döneme ilişkin olarak kaydi olarak gözüken bu tutarları ortaklara kullandırdığı ve bunun karşılığında faiz geliri elde ettiğine ilişkin somut bir tespitin yapılamadığı,
bu paraların mal veya hizmet alımında kullanılmadığı ya da bu paraların şahsi menfaat sağlamaya yönelik olarak ortağa kullandırıldığı hususu araştırılıp gerçekten şirket kaynaklarının ortaklara karşılıksız olarak kullandırılması sonucu örtülü kazanç dağıtımında bulunulduğunun açıkça ve hukuken geçerli şekilde ortaya konulamadığı, ortaklar cari hesabı ya da ortakların banka hesapları üzerinde bir araştırma yapılmaksızın, varsayımdan yola çıkılarak matrah farkı bulunduğu anlaşıldığından,
somut tespit bulunmaksızın dönem matrahına ilave edilen bu tutarda ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu kurumlar vergisi ve geçici vergi ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl amacı kâr elde etmek olan ticari bir işletmenin kasasındaki parasını gelir getirici faaliyetlerde veya yatırım araçlarında değerlendirmemesinin iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymadığı, ticari işletmelerin kasalarındaki parayı yatırım araçlarında değerlendirmek suretiyle en yüksek getiriyi sağlamaya çalıştıkları ve kasalarında atıl olarak para tutmadıklarını, bunun aksi olduğu takdirde, şirkete ait paraların kasa hesabında görünmesine rağmen şirket ortakları tarafından çekilerek çeşitli yatırım araçlarında değerlendirildiği ve elde edilen gelirin şirket dönem kârına yansıtılmadığı sonucuna ulaşıldığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/4496, K. 2024/1753, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama