KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/7338 E., 2024/457 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire 2- (Davalı Yanında Müdahil) …
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/7338
- Karar No
- 2024/457
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) … Başkanlığı - …
- Vekili
- Av….
- Vekili
- Av….
- Karşı taraf (davacı)
- … Gayrimenkul Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av….
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 25/02/2016 tarihinde imzalanan Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve İnşaat Yapım Sözleşmesine ilişkin olarak ödenen 779.015,71-TL damga vergisi ve 32.486,40-TL noter harcının iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve ödenen tutarın hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısında söz konusu taşınmazın 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında belirlenen riskli alanlar içerisinde bulunduğunun belirtildiği, anılan taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı, bu Kanun uyarınca yeni yapılan binaların ilk satışının harçtan müstesna olduğu,
söz konusu taşınmazla ilgili yapılan satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi akdeden davacının hatalı olarak ödediği damga vergisi ve noter harcının iadesi talebiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlemde yasal isabet bulunmadığı, ödenen vergi ve harçların iadesi gerektiği, dava konusu olayda yersiz olarak tahsil edilen damga vergisi ve noter harcının tecil faiziyle birlikte iadesi gerektiği, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, tahsil edilen damga vergisi ve noter harcının ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusu dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davalı ve müdahilin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
DAVALININ İDDİALARI
Dava konusu olayda vergi hatası bulunmadığı, hukuki yorum gerektiren konuda açılan davanın usulden reddi gerektiği, dönüşümü gerçekleşen yapıların 3. kişilere devrinin kentsel dönüşümün bir parçası olarak değerlendirilmesine ve istisna uygulanmasına olanak bulunmadığı, Yönetmelikle istisna ve muafiyet düzenlenmesinin Anayasanın 73. maddesine aykırılık teşkil ettiği, mahkeme kararının geç uygulanması halinde faiz talebinde bulunulabileceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
MÜDAHİLİN İDDİALARI
Riskli yapı şerhi bulunan yapıların dönüşüme tabi tutulduktan sonra üçüncü kişilere yapılacak satış işlemine ilişkin olarak üçüncü kişiler ve müteahhitler arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine 6306 sayılı Kanun kapsamında damga vergisi ve harç istisnası uygulanmasına olanak bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/7338, K. 2024/457, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama