KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/3749 E., 2024/4096 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/3749
- Karar No
- 2024/4096
- Temyiz eden (davalı)
- ... İdaresi Başkanlığı - ...
- Vekili
- Av....
- Karşı taraf (davacı)
- ... İnşaat Madencilik Nakliyat Turizm Ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Karayolları Genel Müdürlüğü 2.Bölge Müdürlüğünce ihale edilen ... ihale kayıt numaralı "(Denizli-Uşak) Ayr.-Çivril-Dinar Yolu Km:0+000-37+653,74 Arası Toprak Tesviye, Sanat Yapıları, Üst Yapı ve BSK İşi" uhdesinde kalan davacı tarafından imzalanan sözleşme için ödenen 1.020.841,95-TL damga vergisinin iadesi için yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin sözleşme damga vergisine ilişkin kısmının iptali ve dava tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen bozma kararına uyarak dosyanın yeniden incelenmesi suretiyle.
Anayasa Mahkemesi tarafından 28/02/2023 tarih ve 32118 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 13/12/2022 tarih ve E:2022/125, K:2022/162 sayılı kararında, ihale kararı damga vergisi ile sözleşme damga vergisi arasındaki, çelişkili uygulamaya değinilmek suretiyle sözleşmenin hükmünden faydalanılmayan dönemlerine ilişkin damga vergisinin ret ve iade edilmemesinde orantılılık ilkesine aykırılık bulunduğu gerekçesiyle iptal kararı verildiğinden,
anılan kararın uyuşmazlıkta dikkate alınması gerektiği, dosya içeriğinde bulunan geçici kabul tutanağından ve idarenin... tarih ve ... sayılı yazısından ihale kararına ilişkin damga vergisi yönünden davacı şirketin iade başvurusu kabul edilerek,
612,720,54-TL olan ihale kararı damga vergisinin hükmünden yararlanılmayan ve yaklaşık olarak ihalenin % 91,85'lik kısmına denk geldiği görülen 562.800,66TL'nin iade işlemlerinin tamamlanmış olması karşısında, sözleşme damga vergisin de hükmünden faydalanılmayan dönemlerine ilişkin damga vergisinin ret ve iade edilmesinin orantılılık ilkesi gereği olduğundan, bu oran dikkate alınarak sözleşme damga vergisinin de davacı şirkete iade edilmesi gerektiği,15/06/2012 tarihinden sonraki dönemde haksız olarak tahsil edildiği tespit edilen vergi asılları ile birlikte,
tahsil tarihinde yürürlükte bulunan Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca tahsil tarihinden düzeltme fişinin davacıya tebliğ edildiği tarihe kadar tecil faizi ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, Vergi Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, sözleşmenin hükmünden faydalanılan dönemlerine ilişkin damga vergisine ilişkin kısmı yönünden reddine, sözleşmenin hükmünden faydalanılmayan dönemlerine ilişkin damga vergisine ilişkin kısmı yönünden ise kabulüne, anılan kısma yönelik Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
dava konusu işlemin sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisine ilişkin kısmının iptaline, bu kısım için hesaplanacak damga vergisi tutarının tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Sözleşme damga vergisinin iadesinin mümkün olmadığı ve olayda vergi hatası bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Dosya tekemmül ettiğinden davalının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine gerek görülmeyerek işin esasına geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2024/3749, K. 2024/4096, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama