İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Danıştay 15. Daire Başkanlığı

DANIŞTAY · DANIŞTAY 15. DAİRE BAŞKANLIĞI

İçtihat Metni

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/6393 K.2015/6825

Davacı vekili tarafından 28.12.2010 tarihinde gerçekleşen doğum olayından sonra yukarıda mevzuat hükümleri uyarınca belirlenen bir yıllık süre içinde 21.12.2011 tarihinde … Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin … muhabere numarasına kayden başvuru ve vekalet…

Esas2015/6393Karar2015/6825Tarih3 Kasım 2015Okuma5 dk · 1.020 kelime

KÜNYE

Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2015/6393 E., 2015/6825 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire

Karar tarihi
3 Kasım 2015
Esas No
2015/6393
Karar No
2015/6825
Temyiz Eden (Davacılar)
—
Vekili
—
Karşı Taraf (Davalı)
1-
Vekili
—
Karşı Taraf (Davalı)
2-
İstemin Özeti
… 5. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve … sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmaların Özeti
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.020 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Düşüncesi

Davacı vekili tarafından 28.12.2010 tarihinde gerçekleşen doğum olayından sonra yukarıda mevzuat hükümleri uyarınca belirlenen bir yıllık süre içinde 21.12.2011 tarihinde … Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin … muhabere numarasına kayden başvuru ve vekalet harcı yatırılmak sureti ile ilk davanın açıldığı belirtilerek buna ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğu görülmekle, uğranıldığı öne sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle adli yargı yerinde açılan ilk dava tarihinin gerekli araştırma yapıldıktan sonra tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından, temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

Dava; davacılardan 'in geçirdiği tüp bağlama operasyonunun hatalı yapıldığı iddia edilerek hamile kalması ve neticesinde çocuğunun dünyaya gelmesinde davalı idarenin kusuru olduğu öne sürülerek, uğranıldığı öne sürülen maddi ve manevi zararlara karşılık olarak.... ve ...için 15.000,00 'er TL maddi ve 30.000,00 'er TL manevi olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi zararlarının 28.12.2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

… İdare Mahkemesi'nce; davacıların en geç çocuklarının dünyaya geldiği 28.12.2010 tarihinde tazminata konu olayı öğrenmiş olduklarının kabulü gerektiği, bu duruma göre 28.12.2010 tarihini takip eden en geç bir yıllık süre içerisinde (28.12.2011) dava açılması gerekir iken, ilk olarak …. 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30.12.2011 tarihinde kayda giren dilekçe ile dava açıldığı ve bu tarihin kanuni olarak idari yargıya ilk dava açma tarihi olduğu da dikkate alındığında, en son 28.12.2011 tarihine kadar açılması gereken davanın 30.12.2011 tarihinde açılması ve bu duruma göre davada süre aşımı bulunduğu göz önüne alındığında işin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.

Davacılar tarafından, davanın süresinde açıldığı iddiasıyla anılan Mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve İdare mahkemelerinde dava açma süresinin altmış gün olduğu hükme bağlanmış, aynı Yasanın 9/1.maddesinde, çözümlenmesi Danıştay'ın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabileceği, görevsiz yargı merciine başvurma tarihinin Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edileceği hükmüne yer verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerekli olduğu,

bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilecekleri, görevli olmayan adli ve askeri yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmayacağı kuralına yer verilmiştir.

Yukarıda anılan Kanun maddesinde idareye başvuru süresinin, idari eylemlerden zarar gören kişilerin eylemi öğrendiği tarihten itibaren başlayacağı saptanmış olmaktadır. Bu haliyle başvurma süresine başlangıcı yalnızca eylem tarihi ve zararlı sonucun doğduğu tarihi esas almanın, zararın henüz ortaya çıkmadığı veya çıksa bile zararın çıkış sebebinin öğrenilemediği durumlarda dava açma süresinin çok kısalmasına yol açacağı yada dava açma hakkını ortadan kaldıracağı ve hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır. Bundan dolayı zararın doğmasına sebeb olan eylemin idariliğinin öğrenildiği tarihi esas almak gerekmektedir.

Eylemlerin idariliği ve doğurduğu zarar ise, bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılamaları sonucu ortaya çıkabilmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; davacılar anne ile baba 'in 05.07.2004 tarihinde üçüz çocuklarının dünyaya geldiği, davacıların daha önceden üç çocuklarının da olması ve bu çocuklar dışında olacak çocuklarına bakmakta zorlanacakları düşüncesi ile İstanbul ...

Devlet Hastanesi'nde doğum kontrolü için 'in tüpleri bağlanmak suretiyle kısırlaştırma operasyonu geçirdiği, ancak 'in gittiği doktor muayenesinde hamile olduğunun anlaşıldığı ve 28.12.2010 tarihinde yedi aylık bir çocuk doğurduğu, davacılar tarafından tüp bağlaması yapıldığı için ayrıca bir doğum kontrol yöntemine başvurulmadığı, ancak istenmeyen gebelik neticesi ciddi bir maddi ve manevi zarara uğradıkları, tüp bağlanma operasyonunda eksiklik olmasından ötürü gebelik gerçekleştiği iddiası ile ...

4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/792 Esas sayılı dosyasına kayden için 7.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi, için 7.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi zararın tazmini istemi ile 30.12.2011 tarihinde dava açıldığı, açılan bu davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görev noktasından reddi ve bu kararın Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 21.03.2013 günlü ve E:2013/4176, K:2013/5204 sayılı kararı ile onanması üzerine bakılan davanın, Orhan ve için 15.000,00 'er TL maddi ve 30.000,00 'er TL manevi olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi,

60.000,00 TL manevi zararlarının 28.12.2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemi ile açıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinde; 28.12.2010 tarihinde gerçekleşen doğum olayından sonra yukarıda yazılı mevzuat hükümleri uyarınca belirlenen bir yıllık süre içinde 21.12.2011 tarihinde … Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin … muhabere numarasına kayden başvuru ve vekalet harcı yatırılmak sureti ile ilk davanın açıldığı, dolayısı ile temyize konu mahkeme kararında dava açma tarihi olarak esas alınan 30.12.2011 tarihinin yanlış olduğu hususlarının beliritildiği anlaşılmakla, davalı idarenin kusuru olduğundan bahisle, uğranıldığı öne sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle adli yargı yerinde açılan ilk dava tarihinin gerekli araştırma yapıldıktan sonra net olarak ortaya konulması ve dava açma süresinin buna göre hesaplanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, …. 5. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve … sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/11/2015 tarihinde oyçokluğluyla karar verildi.

KARŞI OY

İdare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. İdare Mahkemesi'nce verilen karar ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2015/6393, K. 2015/6825, 3 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Danıştay 15. Daire Başkanlığı
Esas No
2015/6393
Karar No
2015/6825
Tarih
3 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/6394 K.2015/7972
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/6397 K.2015/7176
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/6404 K.2015/7370
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/6457 K.2015/7533
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/6529 K.2015/7919
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/6533 K.2015/7913

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.