KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2027 E., 2021/602 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 25 Mart 2021
- Esas No
- 2020/2027
- Karar No
- 2021/602
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Gıda San. İşletmeleri İç ve Dış Tic. AŞ.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Onuncu Dairesinin 13/02/2020 tarih ve E:2015/2142, K:2020/516 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 30/12/2011 tarih ve 28158 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin Gümrük Genel Tebliğinin 43. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 13/02/2020 tarih ve E:2015/2142, K:2020/516 sayılı kararıyla;
30/12/2011 tarih ve 28158 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin Gümrük Genel Tebliği'nin 43. maddesinin, 23/11/2016 tarih ve 29897 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin Gümrük Genel Tebliğinde (Sıra No: 1) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in (Sıra No:4) 20. maddesi ile değiştirilmiş ve maddenin yeni halinde dava konusu edilen ikinci fıkraya yer verilmediği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle,
Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 348,40-TL
yargılama giderleri ile 4.950,00-TL vekâlet ücretinin, davanın açılmasına sebep olan davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 23/11/2016 tarihli Tebliğ değişikliğinden sonra, dava konusu kurala Tebliğ'in 43. maddesinin 2. fıkrasında yer verilmemiş olsa da, anılan kuralın aynı değişiklik ile Tebliğ'in 42. maddesinin 5. fıkrasında düzenlendiği ve dava konusu kuralın bu suretle hukuken varlığını devam ettirdiği, buna göre davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği, ayrıca karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen kararın, dava konusu düzenlemenin hukuka aykırılığını ortaya koyan bir karar olmadığı,
bu nedenle uyuşmazlıkta davalı idarenin haksız, davacının ise haklı çıktığından bahsedilemeyeceği, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu tespit edilerek buna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle, idareleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/2027, K. 2021/602, 25 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama