KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/2521 E., 2022/142 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2022
- Esas No
- 2021/2521
- Karar No
- 2022/142
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalılar)
- 1- … Bakanlığı
- Vekili
- …
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2- … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … 3- … Bakanlığı
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU
Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/09/2020 tarih ve E:2019/4817, K:2020/3889 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Direksiyonu sağda olan …markalı …plakalı aracın sahibi olan davacı tarafından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan "direksiyonu sağda olan araçların tescili yapılamaz" şeklindeki düzenlemenin ve 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/09/2020 tarih ve E:2019/4817, K:2020/3889 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/11/2018 tarih ve E:2016/4278, K:2018/4443 sayılı bozma kararına uyularak;
2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Yasanın 38. maddesinde İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında da; İdare mahkemelerinin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği öngörülürken, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu belirtilerek, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ise ısrar olanağı tanınmadığı, bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak yeniden bir karar verilmesi gerektiği,
Bu durumda, temyize konu Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan "direksiyonu sağda olan araçların tescili yapılamaz" şeklindeki düzenleyici işlem hakkında verilen ehliyet yönünden ret kararının, davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmaması nedeniyle kesinleştiği; dava konusu 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlem yönünden ise, bozma kararı gözönünde bulundurularak süre aşımı nedeniyle davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda yer alan, direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin düzenlemenin, 03/03/2014 tarihinde yeniden düzenlenerek 2014 yılı içinde uygulanmaya devam edildiği, bu nedenle açılan davanın süresinde olduğu, 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda, daha önce araç muayenesinde olumlu rapor almış sağdan direksiyonlu araçlarla ilgili istisnai bir düzenlemeye yer verilmeksizin tüm sağdan direksiyonlu araçların ağır kusurlu sayılmasının “hukuki güvenlik ilkesi”ne aykırı olduğu, söz konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından, temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı savunulmuş, diğer davalı İçişleri Bakanlığı tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/11/2018 tarih ve E:2016/4278, K:2018/4443 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/2521, K. 2022/142, 26 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama