İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/524 K.2022/950

Dava konusu istem: 01/10/2018 tarih ve 30552 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Dernekler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin iptali istenilmiştir.

Esas2022/524Karar2022/950Tarih23 Mart 2022Okuma17 dk · 3.382 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/524 E., 2022/950 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
23 Mart 2022
Esas No
2022/524
Karar No
2022/950
Temyiz eden (davalı)
… Bakanlığı
Vekili
I. Huk. Müş. Yrd. V. …
Karşı taraf (davacı)
… Derneği (…
Vekili
Av. …
İstemin_konusu
Danıştay Onuncu Dairesinin 15/04/2021 tarih ve E:2018/5251, K:2021/1860 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.382 kelime·17 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: 01/10/2018 tarih ve 30552 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Dernekler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 15/04/2021 tarih ve E:2018/5251, K:2021/1860 sayılı kararıyla;

Anayasa'nın "XI. Toplantı hak ve hürriyetleri" başlıklı bölümünün "A. Dernek kurma hürriyeti" başlıklı 33. maddesi ile 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun, "Tanımlar" başlıklı 3., "Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları başlıklı" 6., "Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler" başlıklı 12. ve "İstisnalar" başlıklı 28. maddelerine yer verilmiş,

5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde; bu Kanun'un amacının, dernekler, dernek şube veya temsilcilikleri, federasyonlar, konfederasyonlar ve yabancı dernekler ile merkezleri yurt dışında bulunan dernek ve vakıf dışındaki kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye'deki şube veya temsilciliklerinin yasak ve izne tâbi faaliyetlerini, yükümlülüklerini, denetimlerini ve uygulanacak cezalar ile derneklere ilişkin diğer hususları düzenlemek olduğunun belirtildiği, "Dernek kurma hakkı" başlıklı 3. maddesinde, "Fiil ehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişiler, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.

Ancak, Türk Silâhlı Kuvvetleri ve kolluk kuvvetleri mensupları ile kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri hakkında özel kanunlarında getirilen kısıtlamalar saklıdır." hükmüne yer verildiği,

"Beyanname verme yükümlülüğü ve denetim" başlıklı 19. maddesinin, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde "Dernekler, yıl sonu itibarıyla faaliyetlerini, gelir ve gider işlemlerinin sonuçlarını düzenleyecekleri beyanname ile her yıl Nisan ayı sonuna kadar mülkî idare amirliğine vermekle yükümlüdürler. Beyannamenin düzenlenmesine ilişkin esas ve usuller yönetmelikte düzenlenir.

Gerekli görülen hallerde, derneklerin tüzüklerinde gösterilen amaçlar doğrultusunda faaliyet gösterip göstermedikleri, defterlerini ve kayıtlarını mevzuata uygun olarak tutup tutmadıkları İçişleri Bakanı veya mülkî idare amiri tarafından denetletilebilir. Bu denetimlerde kolluk kuvveti mensupları görevlendirilemez. İçişleri Bakanlığı ve mülkî idare amirlerinin yapacağı denetimler mesai saatleri içerisinde yapılır. Bu denetimler en az yirmidört saat önce derneklere bildirilir.

Denetim sırasında görevli memurlar tarafından istenecek her türlü bilgi, belge ve kayıtların, dernek yetkilileri tarafından gösterilmesi veya verilmesi, yönetim yerleri, müesseseler ve eklentilerine girme isteğinin yerine getirilmesi zorunludur. Denetim sırasında, suç teşkil eden fiillerin tespit edilmesi hâlinde, mülkî idare amiri durumu derhal Cumhuriyet savcılığına ve derneğe bildirir." hükmüne yer verildiği,

Dernekler Kanunu'nun verdiği yetki de dayanak alınmak suretiyle 31/03/2005 tarih ve 25772 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Dernekler Yönetmeliği'nin, "Beyanname verme yükümlülüğü" başlıklı 83. maddesi, "Dernek yönetim kurulu başkanları, her takvim yılının ilk dört ayı içinde bir önceki yıla ait Dernek Beyannamelerini (EK- 21), mülki idare amirliğine vermekle yükümlüdürler.

Şubeler, mülki idare amirliğine verecekleri beyannamelerin birer örneğini bağlı bulundukları derneğe de vermekle yükümlüdürler. Temsilcilikler için ayrıca beyanname verilmez ancak, temsilciliklere ilişkin her türlü bilgiler dernek beyannamesinde gösterilir. Birlikler, beyannamelerini bu maddede belirtilen esas ve usullere göre vermekle yükümlüdürler.

Bilanço esasına göre defter tutan derneklerin beyannamelerinde belirtilen mali bilgiler ile gerekli görülen diğer bilgiler Daire Başkanlığının ve derneğin internet sayfasında yayımlanır. Dernekler beyannamesinde belirtilen sınıflamaların alt gruplarını belirlemeye veya alt gruplarda değişiklik yapmaya Daire Başkanlığı yetkilidir.

Ancak, derneklerin amaç, faaliyet alanları ve ekonomik faaliyetleri ile dernek üye, personel veya diğer görevlilerinin meslekleri ve eğitim durumları sınıflamalarının alt grupları.

Birleşmiş Milletler Uluslararası Kar Amacı Olmayan Kuruluşlar Sınıflaması, Avrupa Topluluğu Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması, Birleşmiş Milletler Uluslararası Standart Meslek Sınıflaması ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Standart Eğitim Sınıflaması alt grupları göz önünde bulundurularak düzenlenir." şeklinde iken dava konusu değişiklik ile,

"(Ek:RG-1/10/2018-30552) Dernek Beyannamesinin “Üye ve Çalışan Bilgileri” başlıklı üçüncü bölümünün 1 inci sorusundaki “1.2.Gerçek Kişi Üyelerin:” ve “1.3.Tüzel Kişi Üyelerin:” alt başlıklı tablolarında belirtilmesi istenilen bilgiler, dernek üyeliğine kabul edilme veya üyelikten çıkma ya da çıkarılma veya üyeliğin kendiliğinden sona ermesi durumlarında, birinci fıkrada belirtilen beyanname verme süresi beklenmeksizin işlem tarihini izleyen 30 gün içinde Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) üzerinden bildirilir. DERBİS kullanıcısı olmayan dernekler bu bilgileri aynı usul ve süre içinde mülki idare amirliğine yazılı olarak bildirirler” kuralının getirildiği,

Aynı Yönetmeliğin, "Beyannamelerin incelenmesi" başlıklı 84. maddesinde, "Beyannameler valiliklerce incelenir. Gerekli görülen hallerde bu inceleme Bakanlıkça da yapılabilir. Beyannamelerde eksiklik veya yanlışlıklar görülmesi halinde, ek bilgi ve belgeler istenebilir ve bunlar tamamlattırılır. Beyannamelere ilişkin istenen ek bilgi ve belgelerin verilmemesi, eksik verilmesi veya verilen sürede tamamlanmaması hallerinde ilgili dernek denetime tabi tutulabilir.

Beyannamelerin incelenmesi esnasında konusu suç oluşturan hususların tespit edilmesi halinde, ilgili mülki idare amirliğince durum Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir." kuralına yer verildiği belirtilerek,

Dava konusu Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin incelenmesinden:

Dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesi ile Dernekler Yönetmeliği'nin 83. maddesine 8. fıkra eklendiği ve "Dernek Beyannamesinin “Üye ve Çalışan Bilgileri” başlıklı üçüncü bölümünün 1 inci sorusundaki “1.2.Gerçek Kişi Üyelerin:” ve “1.3.Tüzel Kişi Üyelerin:” alt başlıklı tablolarında belirtilmesi istenilen bilgiler, dernek üyeliğine kabul edilme veya üyelikten çıkma ya da çıkarılma veya üyeliğin kendiliğinden sona ermesi durumlarında, birinci fıkrada belirtilen beyanname verme süresi beklenmeksizin işlem tarihini izleyen 30 gün içinde Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) üzerinden bildirilir. DERBİS kullanıcısı olmayan dernekler bu bilgileri aynı usul ve süre içinde mülki idare amirliğine yazılı olarak bildirirler." hükmünün getirildiği,

Yönetmeliğin 2. maddesi ile Dernekler Yönetmeliği'nin Ek-21'inde yer alan Dernek Beyannamesi'nin ''Üye ve Çalışan Bilgileri'' başlıklı üçüncü bölümünün 1. sorusunun değiştirildiği ve sayfanın sonuna dipnotlar eklendiği,

Dava konusu Yönetmelik'te yapılan değişiklik öncesinde, dernek yönetim kurulu başkanının adı ve soyadı bilgileri ile üyelerin gerçek ve tüzel kişi ve kadın ve erkek olarak sayıları istenilmekte iken, dernek üyelerinin tamamını kapsayan gerçek kişi ya da tüzel kişi ve temsilcileri için kimlik bildiriminde bulunulması zorunluluğu getirilmediği,

Uyuşmazlığın, Dernek Beyannamesinin hangi bilgileri kapsaması gerektiği hususunun Yönetmelikle yeniden düzenlenmesinden kaynaklandığı,

Anayasa hükmüne göre, herkesin, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahip olduğu, ancak dernek kurma hürriyetinin, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle kanunla sınırlanabileceği, dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usullerin de kanunda gösterilmesinin esas olduğu, bu çerçevede yasa koyucu tarafından Dernekler Kanunu'nun yürürlüğe konulduğu,

Dava konusu edilen düzenleme ile derneklere, kişilerin dernek üyeliğine kabul edilme, üyelikten çıkma veya çıkarılma gibi durumlarını beyanname verme süresi beklenilmeksizin 30 gün içerisinde mülki idare amirine yazılı olarak bildirme ve gerçek kişi üyelerin ad, soyad, T.C. numarası, mesleği, öğrenim durumu, üyeliğe kabul ve çıkma tarihleri, tüzel kişi üyelerin ise mersis numaraları, hukuki statüsü, temsilcilerinin adı soyadı, T.C. numaraları, üyeliğe kabul ve çıkma tarihlerine ilişkin bilgilerin Yönetmelik Eki olan Ek-21' de yer alan Dernek Beyannamesine kaydının yapılması zorunluluğunun getirildiği,

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na göre, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi kişisel veri olup, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, özel nitelikli kişisel veri olarak tanımlanmış ve özel nitelikli kişisel verilerin, ilgililerin açık rızası olmaksızın işlenmesinin yasaklandığı,

Bu manada, dernek üyelerinin ya da tüzel kişilikleri temsil eden gerçek kişilerin T.C. numaralarının, kişilerin mesleklerinin, öğrenim durumlarına ait bilgilerin özel nitelikli kişisel veri olduğunun kabulü gerekmekte olduğundan kişisel verilerin ve özel nitelikli kişisel verilerin açık rızası alınmadan işlenmesinin özel kanunla yasaklandığının görüldüğü,

Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile kişisel veri ve özel nitelikli kişisel veri niteliğinde olan bilgilerin, ilgili kişilerin açık rızası olmadan mülki idare amirine bildirilmesi zorunluluğu getirildiği ve bu bilgilerin işlenmesini sağlamanın yolunun açıldığı,

Dava konusu Yönetmeliğin de dayanağı olan Dernekler Kanunu'nun, dernekler, dernek şube veya temsilcilikleri, federasyonlar, konfederasyonlar ve yabancı dernekler ile merkezleri yurt dışında bulunan dernek ve vakıf dışındaki kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye'deki şube veya temsilciliklerinin yasak ve izne tâbi faaliyetlerini, yükümlülüklerini, denetimlerini ve uygulanacak cezalar ile derneklere ilişkin diğer hususları düzenlemek amacıyla hazırlandığı,

Dernekler Kanunu ile derneklere denetimin sağlanmasına yönelik bir beyanname düzenleyip verme yükümlülüğü getirildiği, beyannamenin kapsamının; yıllık faaliyetleri, gelir ve gider işlemlerinin sonuçları olarak sınırlandırıldığı, yönetmelikle düzenlenmesi öngörülen hususların belirtildiği, dolayısıyla yalnızca belirlenen kapsamın esas ve usulleri olarak davalı idareye düzenleme yetkisi tanındığı, ancak derneğin faaliyetleri ana unsur olarak dikkate alındığında üyelerine ait kişisel veri ve özel nitelikteki kişisel verilerin bu kapsamda değerlendirilmesinin olası olmadığı,

Davalı idarece, millî güvenliğin, kamu düzeninin gerektirdiği durumlarda, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemek amacıyla dernek faaliyetlerinin engellenmesi, son verilmesi, askıya alınması mümkün ise de, bu denetimin derneklere üye olarak kaydedilenler yönünden değil faaliyetlerin denetimi ile mümkün kılındığı, kaldı ki dernek üyeliğinden ayrıldığı halde kaydı silinmeyen üyelerin şikayetinin de yine idarenin dernekler üzerindeki denetim yetkisine istinaden işlem yapılmasının istenilmesi ile çözüme ulaştırılmasının mümkün olduğu,

her ne kadar Dernekler Kanunu'nun 23. maddesinde, 25/03/2020 tarih ve 7226 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle; dava konusu düzenlemeden çok sonra Dernek organlarına seçilen asıl ve yedek üyelerin yanında üyeliğe kabul edilenler ile üyeliği sona erenlerin de adı, soyadı, doğum tarihi ve kimlik numarası ile üyeliğe kabul edilme ve üyeliğin sona erme tarihinden itibaren kırk beş gün içinde merkezinin bulunduğu dernekler birimine bildirme yükümlülüğü ve sözü edilen bildirimlerin şekli, içeriği ve gerekli belgelerin yönetmelikte düzenleneceğine ilişkin hüküm getirilmiş ve mevcut Yönetmeliğe yasal dayanak oluşturulmuş ise de,

yasalar “Yasaların Geriye Yürümezliği İlkesi” uyarınca yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarıldıklarından ve yürürlüğe giren yasaların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olamaması, "Kazanılmış Hakların Korunması” ilkesinin gereği olduğundan, dava konusu

Yönetmelikle yapılan düzenleme tarihinden sonra Yasayla yapılan düzenlemenin dava konusu Yönetmeliğe dayanak oluşturduğunun kabulünün mümkün olmadığı,

Öte yandan, Anayasamızın "Özel Hayatın Gizliliği" başlıklı 20. maddesine 07/05/2010 tarih ve 5982 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile getirilen ek fıkrada yer alan, "Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar.

Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir." hükmü uyarınca yasa koyucu tarafından çıkarılan Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun ile, kişilerin dernek, vakıf ya da sendika üyeliği ile ilgili verilerin özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edildiği ve özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesinin yasaklandığı,

Bu halde, yukarıda yer verilen Anayasa ve Kanun hükümleri gereği, Kanun'da düzenlenmediği halde, davalı idareye tanınan yetkinin sınırlarını genişleten ve kişisel verilerin ve özel nitelikteki kişisel verilerin açık rıza alınmadan işlenmesini sağlayacak dava konusu düzenlemede hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu Yönetmelik değişikliğinde hukuka, mevzuata ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu 1/10/2018 tarih ve 30552 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Dernekler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, yapılan düzenleme ile dernek üyelik bilgilerinin doğru ve düzenli bir şekilde bildirilmesi ve vatandaşların e-devlet üzerinden kendilerine ait bilgiler yönünden sorgulama yapabilmelerinin amaçlandığı; bu bağlamda idare tarafından kayıt altına alınan üyelik bilgilerinin üçüncü kişilerce paylaşılmasının söz konusu olmadığı; yine bu düzenleme ile dernek kurma hürriyetinin özüne dokunulmadan, şeffaf ve hesap verilebilir bir dernek yapısının oluşturulmaya çalışıldığı; öte yandan Dernekler Kanunu'nun 23. maddesinde, 25/03/2020 tarih ve 7226 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle;

dava konusu düzenleme ile uyumlu olacak şekilde.

Dernek organlarına seçilen asıl ve yedek üyeleri yanında üyeliğe kabul edilenler ile üyeliği sona erenlerin de adı, soyadı, doğum tarihi ve kimlik numarası ile üyeliğe kabul edilme ve üyeliğin sona erme tarihinden itibaren kırk beş gün içinde merkezinin bulunduğu dernekler birimine bildirmek yükümlülüğü ve sözü edilen bildirimlerin şekli, içeriği ve gerekli belgelerin yönetmelikte düzenleneceğine ilişkin hüküm getirilmiş olup dava konusu Yönetmeliğe yasal dayanağın da oluşturulduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın "XI. Toplantı hak ve hürriyetleri" başlıklı bölümünün "A. Dernek kurma hürriyeti" başlıklı 33. maddesinde; "Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.

Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.

Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.

Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.

Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir. Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır." hükmüne, "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde de;"Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.

Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir." hükmüne yer verilmiştir.

5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde ise, bu Kanun'un amacı; dernekler, dernek şube veya temsilcilikleri, federasyonlar, konfederasyonlar ve yabancı dernekler ile merkezleri yurt dışında bulunan dernek ve vakıf dışındaki kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye'deki şube veya temsilciliklerinin yasak ve izne tâbi faaliyetlerini, yükümlülüklerini, denetimlerini ve uygulanacak cezalar ile derneklere ilişkin diğer hususları düzenlemek olarak belirlenmiştir. "Dernek kurma hakkı" başlıklı 3. maddesinde, "Fiil ehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişiler, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.

Ancak, Türk Silâhlı Kuvvetleri ve kolluk kuvvetleri mensupları ile kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri hakkında özel kanunlarında getirilen kısıtlamalar saklıdır." hükmü düzenlenmiştir.

"Beyanname verme yükümlülüğü ve denetim" başlıklı 19. maddesinin, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde "Dernekler, yıl sonu itibarıyla faaliyetlerini, gelir ve gider işlemlerinin sonuçlarını düzenleyecekleri beyanname ile her yıl Nisan ayı sonuna kadar mülkî idare amirliğine vermekle yükümlüdürler. Beyannamenin düzenlenmesine ilişkin esas ve usuller yönetmelikte düzenlenir.

Gerekli görülen hallerde, derneklerin tüzüklerinde gösterilen amaçlar doğrultusunda faaliyet gösterip göstermedikleri, defterlerini ve kayıtlarını mevzuata uygun olarak tutup tutmadıkları İçişleri Bakanı veya mülkî idare amiri tarafından denetletilebilir. Bu denetimlerde kolluk kuvveti mensupları görevlendirilemez. İçişleri Bakanlığı ve mülkî idare amirlerinin yapacağı denetimler mesai saatleri içerisinde yapılır. Bu denetimler en az yirmidört saat önce derneklere bildirilir.

Denetim sırasında görevli memurlar tarafından istenecek her türlü bilgi, belge ve kayıtların, dernek yetkilileri tarafından gösterilmesi veya verilmesi, yönetim yerleri, müesseseler ve eklentilerine girme isteğinin yerine getirilmesi zorunludur. Denetim sırasında, suç teşkil eden fiillerin tespit edilmesi hâlinde, mülkî idare amiri durumu derhal Cumhuriyet savcılığına ve derneğe bildirir." hükmüne yer verilmiştir.

Dernekler Kanunu'nun verdiği yetki dayanak alınmak suretiyle 31/03/2005 tarih ve 25772 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Dernekler Yönetmeliği'nin, "Beyanname verme yükümlülüğü" başlıklı 83. maddesi, "Dernek yönetim kurulu başkanları, her takvim yılının ilk dört ayı içinde bir önceki yıla ait Dernek Beyannamelerini (EK- 21), mülki idare amirliğine vermekle yükümlüdürler.

Şubeler, mülki idare amirliğine verecekleri beyannamelerin birer örneğini bağlı bulundukları derneğe de vermekle yükümlüdürler. Temsilcilikler için ayrıca beyanname verilmez ancak, temsilciliklere ilişkin her türlü bilgiler dernek beyannamesinde gösterilir. Birlikler, beyannamelerini bu maddede belirtilen esas ve usullere göre vermekle yükümlüdürler.

Bilanço esasına göre defter tutan derneklerin beyannamelerinde belirtilen mali bilgiler ile gerekli görülen diğer bilgiler Daire Başkanlığının ve derneğin internet sayfasında yayımlanır. Dernekler beyannamesinde belirtilen sınıflamaların alt gruplarını belirlemeye veya alt gruplarda değişiklik yapmaya Daire Başkanlığı yetkilidir.

Ancak, derneklerin amaç, faaliyet alanları ve ekonomik faaliyetleri ile dernek üye, personel veya diğer görevlilerinin meslekleri ve eğitim durumları sınıflamalarının alt grupları.

Birleşmiş Milletler Uluslararası Kar Amacı Olmayan Kuruluşlar Sınıflaması, Avrupa Topluluğu Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması, Birleşmiş Milletler Uluslararası Standart Meslek Sınıflaması ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Standart Eğitim Sınıflaması alt grupları göz önünde bulundurularak düzenlenir." şeklinde iken dava konusu değişiklik ile,

"(8) (Ek:RG-1/10/2018-30552) Dernek Beyannamesinin “Üye ve Çalışan Bilgileri” başlıklı üçüncü bölümünün 1 inci sorusundaki “1.2.Gerçek Kişi Üyelerin:” ve “1.3.Tüzel Kişi Üyelerin:” alt başlıklı tablolarında belirtilmesi istenilen bilgiler, dernek üyeliğine kabul edilme veya üyelikten çıkma ya da çıkarılma veya üyeliğin kendiliğinden sona ermesi durumlarında, birinci fıkrada belirtilen beyanname verme süresi beklenmeksizin işlem tarihini izleyen 30 gün içinde Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) üzerinden bildirilir. DERBİS kullanıcısı olmayan dernekler bu bilgileri aynı usul ve süre içinde mülki idare amirliğine yazılı olarak bildirirler.” kuralı getirilmiştir.

Aynı Yönetmeliğin, "Beyannamelerin incelenmesi" başlıklı 84. maddesinde, "Beyannameler valiliklerce incelenir. Gerekli görülen hallerde bu inceleme Bakanlıkça da yapılabilir. Beyannamelerde eksiklik veya yanlışlıklar görülmesi halinde, ek bilgi ve belgeler istenebilir ve bunlar tamamlattırılır. Beyannamelere ilişkin istenen ek bilgi ve belgelerin verilmemesi, eksik verilmesi veya verilen sürede tamamlanmaması hallerinde ilgili dernek denetime tabi tutulabilir.

Beyannamelerin incelenmesi esnasında konusu suç oluşturan hususların tespit edilmesi halinde, ilgili mülki idare amirliğince durum Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır.

Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisinde, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması, birbirine bağlı olması ve üst normla getirilen hukuksal sınırın içinde kalması zorunlu olup, bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı;

dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen Kanun veya diğer normlarda yer alan hükümlere aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.

Anayasa'nın 124. maddesinde, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla yönetmelikler çıkartılabileceği öngörülmektedir. Bahse konu Anayasal hüküm, idareye türev düzenleme ihdas etme yetkisi vermektedir. Esasında bu yetki, genel ve soyut nitelikte hükümler ihtiva eden kanunların detaylandırılması amacını taşımaktadır. Bu çerçevede, kanunda öngörülmeyen bazı hususların yine kanuna aykırı olmamak kaydıyla yönetmeliklerde düzenlenmesi mümkün olabilmektedir. Bu kapsamda idarenin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da İdare Hukuku'nun en temel ilkelerindendir.

Dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesi ile Dernekler Yönetmeliği'nin 83. maddesine 8. fıkra eklenmiş ve "Dernek Beyannamesinin “Üye ve Çalışan Bilgileri” başlıklı üçüncü bölümünün 1 inci sorusundaki “1.2.Gerçek Kişi Üyelerin:” ve “1.3.Tüzel Kişi Üyelerin:” alt başlıklı tablolarında belirtilmesi istenilen bilgiler, dernek üyeliğine kabul edilme veya üyelikten çıkma ya da çıkarılma veya üyeliğin kendiliğinden sona ermesi durumlarında, birinci fıkrada belirtilen beyanname verme süresi beklenmeksizin işlem tarihini izleyen 30 gün içinde Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) üzerinden bildirilir. DERBİS kullanıcısı olmayan dernekler bu bilgileri aynı usul ve süre içinde mülki idare amirliğine yazılı olarak bildirirler." hükmü getirilmiştir.

Yönetmeliğin 2. maddesi ile Dernekler Yönetmeliği'nin Ek-21'inde yer alan Dernek Beyannamesi'nin ''Üye ve Çalışan Bilgileri'' başlıklı üçüncü bölümünün 1. sorusu değiştirilmiş ve sayfanın sonuna dipnotlar eklenmiştir.

Dava konusu Yönetmelik'te yapılan değişiklik öncesinde, dernek yönetim kurulu başkanının adı ve soyadı bilgileri ile üyelerin gerçek ve tüzel kişi ve kadın ve erkek olarak sayıları istenilmekte iken, dernek üyelerinin tamamını kapsayan gerçek kişi ya da tüzel kişi ve temsilcileri için kimlik bildiriminde bulunulması zorunluluğu getirilmemiştir.

Davaya konu edilen düzenlemenin içeriğine bakıldığında, derneklere, kişilerin dernek üyeliğine kabul edilme, üyelikten çıkma veya çıkarılma gibi durumlarını beyanname verme süresi beklenilmeksizin 30 gün içerisinde mülki idare amirine yazılı olarak bildirme ve gerçek kişi üyelerin ad, soyad, T.C. numarası, mesleği, öğrenim durumu, üyeliğe kabul ve çıkma tarihleri, tüzel kişi üyelerin ise mersis numaraları, hukuki statüsü, temsilcilerinin adı soyadı, T.C. numaraları, üyeliğe kabul ve çıkma tarihlerine ilişkin bilgilerin Yönetmelik Eki olan Ek-21' de yer alan Dernek Beyannamesine kaydının yapılması zorunluluğu getirilmiştir.

Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Dernekler Kanunu'nun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinden anlaşılacağı üzere, dernekler, dernek şube veya temsilcilikleri, federasyonlar, konfederasyonlar ve yabancı dernekler ile merkezleri yurt dışında bulunan dernek ve vakıf dışındaki kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye'deki şube veya temsilciliklerinin yasak ve izne tâbi faaliyetlerini, yükümlülüklerini, denetimlerini ve uygulanacak cezalar ile derneklere ilişkin diğer hususları düzenlemek amacıyla hazırlanmıştır.

Dernekler Kanunu ile derneklere, denetimin sağlanmasına yönelik bir beyanname düzenleyip verme yükümlülüğünün getirildiği, bu beyannamenin kapsamının ise; yıllık faaliyetleri, gelir ve gider işlemlerinin sonuçları olarak sınırlandırıldığı, yönetmelikle düzenlenmesi öngörülen hususların belirlenmiş olduğu, dolayısıyla yalnızca belirlenen kapsamın esas ve usulleri olarak davalı idareye düzenleme yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, dava konusu Yönetmelik maddelerinde, dayanağı üst hukuk normu olan ve yukarıda ilgili kısmına yer verilen Kanun hükümlerinde yer almayan hususların düzenlendiği, bu haliyle davalı idareye yasa ile tanınan yetkinin sınırlarını genişletmek suretiyle yapılan dava konusu düzenlemede bu gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu düzenlemelerin iptali yolundaki Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 15/04/2021 tarih ve E:2018/5251, K:2021/1860 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 23/03/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onuncu Dairesince verilen 15/04/2021 tarih ve E:2018/5251, K:2021/1860 sayılı kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın aynen onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/524, K. 2022/950, 23 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/524
Karar No
2022/950
Tarih
23 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2022/524 K.2022/1889
  • Danıştay 12. Daire E.2022/525 K.2022/1533
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/527 K.2022/929
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/528 K.2022/920
  • Danıştay 5. Daire E.2022/535 K.2022/834
  • Danıştay 6. Daire E.2022/536 K.2022/2980

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.