İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2182 K.2023/2979

2-... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 3-TCDD ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

Esas2023/2182Karar2023/2979Tarih6 Aralık 2023Okuma10 dk · 2.039 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/2182 E., 2023/2979 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
6 Aralık 2023
Esas No
2023/2182
Karar No
2023/2979
Temyiz eden (davacı)
... Liman İşletmeleri AŞ.
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalılar)
1-...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.039 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

2-... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 3-TCDD ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Altıncı Dairesinin 05/07/2023 tarih ve E:2022/6670, K:2023/6474 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi kapsamında, Köseköy-Gebze arasında bulunan taşınmazların, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 20/03/2007 tarih ve 26468 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/02/2007 tarih ve 2007/11779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın Kocaeli ili, Dilovası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 05/07/2023 tarih ve E:2022/6670, K:2023/6474 sayılı kararıyla;

Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,

Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 1., 6. ve 27. maddelerine yer verilerek,

Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereğinin ifade edildiği; acele kamulaştırma usulünün, idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma yöntemi olduğu; acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği,

Acele kamulaştırma usulünün, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmediği, yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanıdığı, taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerektiği, kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırmanın acele usulle yapıldığı,

Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı;

anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda, acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik olarak gerekli tespitler yapılıp sebepleri de belirtilmek suretiyle başvuruda bulunulması ve bunun sonucunda da başvuruda bulunulan taşınmazlara yönelik inceleme yapılarak koşulların gerçekleşmesi halinde, Cumhurbaşkanınca taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği,

Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartların ortaya konulması gerektiği,

Uyuşmazlığa konu taşınmazın da içinde bulunduğu Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi kapsamında Bakanlar Kurulunun 22/02/2007 tarih ve 2007/11779 sayılı Kararıyla Köseköy-Gebze arasında bulunan ve ekli haritada gösterilen güzergahta bulunan taşınmazların, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildiği,

söz konusu proje kapsamındaki davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda, Gebze-Köseköy 3. ve 4. Hat Peron İnşaatı, Altyapı, Üstyapı ve Elektrifikasyon İkmal Yapım İşi güzergahındaki yapım çalışmalarının hızlı bir şekilde tamamlanarak hattın bütünüyle hizmete açılmasının projenin fonksiyonelliğini artırarak kamu yararına hizmet edeceği, Türkiye'nin gayri safi yurt içi milli hasılasına en yüksek katkıyı sağlayan ve nüfusun önemli bir bölümünün yaşadığı Marmara Bölgesinde mevcut yollarda artan trafik yoğunluğu sonucunda, yol güvenliği ve seyahat süresinin uzaması gibi problemlerle karşı karşıya kalındığı,

ülkemizin en büyük metropolitanı ve sanayi kenti olan İstanbul'un önemli bir ekonomik, kültürel, turistik ve sosyal merkez olması nedeniyle mevcut ulaşım sistemlerinin kapasitelerinin üzerinde bir trafik yükü altında bulunduğu, anılan projeyle birlikte ulaşım altyapısının hizmet seviyesinin artacağı, Türkiye'nin taşımacılık alternatiflerinin ve ticaret kapasitesinin artırılmasının önemi hususları dikkate alındığında, bu haliyle dava konusu edilen acele kamulaştırma kararının dayanağı olan hızlı tren projesinde kamu yararı bulunduğu sonucuna ulaşıldığı,

Bu durumda; hızlı tren hattı güzergahı üzerinde kalan uyuşmazlık konusu taşınmazın kamulaştırılmasında kamu yararı bulunması, hattın bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı,

Ayrıca her ne kadar, Dairelerinin 14/12/2022 tarihli ara kararına davalı idareler tarafından, davaya konu parselin bulunduğu alanda gerekli mutabakatın sağlandığı, bu aşamada kamulaştırma yapılmaksızın taraflarca düzenlenecek ek protokol ile söz konusu alanların kullanımının hüküm altına alınacağı, ilerleyen süreçlerde yapılacak olan protokol hükümlerine aksi bir durum olması halinde kamulaştırma yapılabileceği hususunun bildirildiği, acele el koyma istemi ile ...

Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada ise, davanın idare tarafından geri alınması sebebiyle, ... tarih ve E:...

D.İş., K:... sayılı karar ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; anılan ara kararına davacı tarafından verilen 17/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde ise idare tarafından acele kamulaştırma kararını geri alan bir karar alınmadığı, ek protokol imzalanmasının mümkün olmadığının belirtildiği anlaşılmakta ise de, gelinen son durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın halen bir protokol ile sonuçlandırılamamış olması,

idare tarafından davaya konu kararın halen geri alınmamış olması ve çözüme yönelik taraflarca yapılacak görüşmelerden netice çıkmaması durumunda idare tarafından el koyma ve kamulaştırma işlemlerine devam edilebilecek olması durumları ile hattın bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin bulunduğu hususu dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde, acelelik halinin ortadan kalktığının kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle,

davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, acele kamulaştırma işlemi uygulandığı takdirde, liman faaliyetlerinin fiilen durmasının söz konusu olacağı, kamulaştırılacak taşınmazların tespitinin TCDD Genel Müdürlüğüne bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, hiçbir şekilde proje güzergahı ve taşınmazların belirtmesinin yapılmadığı, 2007 yılında alınan acelelik kararına dayalı olarak 15 yıl sonra 2022 yılında işlem tesisinin Anayasa'ya aykırı olduğu, dava konusu işlemde acelelik kararı için gerekçe belirtilmediği, kararın yasal unsurları taşımadığı, sınırsız, süresiz ve genel bir acele kamulaştırma söz konusu olduğu, mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğu,

yöntem saptırması ile malul, kamu yararı amacı dışında bir saikle tesis edilmiş olduğu, acele kamulaştırma gerçekleştiğinde, davacının faaliyet yürütmesinin imkansız hale geleceği ve liman faaliyetlerinin tamamen duracağı; taraflar arasında mutabakata varılması söz konusu olmadığı gibi idare tarafından taşınmaza el koyma talebiyle yeniden dava açıldığı, bu husus gözetilerek keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı'nda 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, dosyanın geldiği aşama itibarıyla ortadan kalkmış olduğu ve davaya konu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin bir acelelik halinden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsel yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 05/07/2023 tarih ve E:2022/6670, K:2023/6474 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kullanılmayan ve fazladan yatırılan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Kesin olarak, 06/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Anayasa'nın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri,

idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu hükmü kurala bağlanmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemelerine göre, özel mülkiyet hakkının, korunması gereken temel insan hakları arasında yer aldığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir.

Bu açıdan, kamu gücü kullanılarak özel mülkiyetteki taşınmazların kamu eline geçirilmesini ifade etmesi anlamında kamulaştırmanın yargısal incelemesinde, mülkiyet hakkına söz konusu müdahalede anılan hükümler çerçevesinde kamu yararının varlığının, kanuni düzenleme gereğinin ve orantılılık noktasında adil dengenin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Anayasa'da herkesin, mülkiyet hakkına sahip olduğu ancak bu hakkın kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği ifade edilmiştir. Yine ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'yle, mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Bu hükümlerden hareketle, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yoluyla kaldırılmasının ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlı olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca, acele kamulaştırma, olağanüstü bir kamulaştırma usulü olup istisnai durumlarda uygulanacak bir yöntemdir. Bu nedenle, acelelik halinin bulunduğunun saptanması halinde acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik gerekli tespitler yapılıp sebeplerin de somut olarak belirtilmesi suretiyle uygulanmalıdır. Olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında bu yöntemin uygulanması halinde uygulanma gerekçesinin, olağanüstü durumların, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin somut olarak ortaya konulması suretiyle acele kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta.

Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi kapsamında, Köseköy-Gebze arasında bulunan taşınmazların, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 20/03/2007 tarih ve 26468 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/02/2007 tarih ve 2007/11779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'ndan yaklaşık 11 yıl sonra taraflar arasında 06/11/2018 tarihli “Kocaeli ili, Dilovası, Diliskelesi mevkiinde bulunan Beldeport’a ait sahada Gebze Köseköy arası 3.hat ve sayding hattına bağlanacak şekilde iltisak hattı ve yük terminali hatlarının projelendirilmesi ve yapımı” işine ait “İltisak Hatları Protokolü” ile 28/11/2018 tarihli “Kocaeli ili, Dilovası,

Diliskelesi mevkiinde bulunan BELDEPORT’a ait sahada Gebze Köseköy arası 3.hat ve 4.hat yapımı nedeniyle BELDEPORT’a ait üstyapı ve altyapı tesislerinin deplase edilmesinin projelendirilmesi ve yapımı” işine ait “Altyapı-Üstyapı Deplaseleri Protokolü”nün imzalandığı; sürecin istenen hızda ilerleyememesi üzerine TCDD’nin dava konusu acele kamulaştırma kararına dayanılarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... D.

İş sayılı dosyasında, acele el koyma istemiyle dava açması üzerine acele kamulaştırma kararına karşı temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Dairenin 14/12/2022 tarihli ara kararına davalı idareler tarafından verilen cevap dilekçelerinde ise davaya konu parselin bulunduğu alanda gerekli mutabakatın sağlandığı, bu aşamada kamulaştırma yapılmaksızın taraflarca düzenlenecek ek protokol ile söz konusu alanların kullanımının hüküm altına alınacağı, ilerleyen süreçlerde yapılacak olan protokol hükümlerine aksi bir durum olması halinde kamulaştırma yapılabileceği hususu bildirilmiş, acele el koyma istemi ile ...

Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada ise, davanın idare tarafından geri alınması sebebiyle, ... tarih ve E:... D.İş., K:... sayılı karar ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Anılan ara kararına davacı tarafından verilen 17/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde ise idare tarafından acele kamulaştırma kararını geri alan bir karar alınmadığının, ek protokol imzalanmasının mümkün olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; tarafların iddia ve savunmaları ile ara kararlarına verilen cevap dilekçelerinin incelenmesi neticesinde; dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı'nda 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, dosyanın geldiği aşama itibarıyla ortadan kalkmış olduğu ve davaya konu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin bir acelelik halinden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsel yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/2182, K. 2023/2979, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunmaları
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/2182
Karar No
2023/2979
Tarih
6 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2023/2183 K.2023/7286
  • Danıştay 9. Daire E.2023/2184 K.2023/5556
  • Danıştay 5. Daire E.2023/2184 K.2023/18231
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2184 K.2023/2978
  • Danıştay 12. Daire E.2023/2184 K.2023/6879
  • Danıştay 12. Daire E.2023/2185 K.2023/6880

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.