İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2441 K.2025/46

Dava konusu istem: 14/06/2018 tarih ve 30451 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik asıl Yönetmelik'in 16. maddesinin 5. ve 12. fıkralarının, 19. maddesinin başlığı…

Esas2023/2441Karar2025/46Tarih16 Ocak 2025Okuma12 dk · 2.431 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/2441 E., 2025/46 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
16 Ocak 2025
Esas No
2023/2441
Karar No
2025/46
Temyiz edenler
1- (DAVACI) : ... Barosu
Vekili
Av. ...
2- (davalı)
... Kurumu
İstemin konusu
Danıştay Onuncu Dairesinin 12/10/2022 tarih ve E:2018/3330, K:2022/4385 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.431 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: 14/06/2018 tarih ve 30451 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik asıl Yönetmelik'in 16. maddesinin 5. ve 12. fıkralarının, 19. maddesinin başlığı ile 4., 5., 6. ve 7. fıkralarının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 12/10/2022 tarih ve E:2018/3330, K:2022/4385 sayılı kararıyla; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrası, 2. maddesinin 1. fıkrasının (n), (o) ve (ö) bentleri ile 30. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,

Yönetmelik'in 16. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Değer kaybı talepleri ilgili mevzuatında önceden belirlenen formül, yöntem veya ölçütlere göre başvuru sahibinin isteğine bağlı olarak, Komisyonun danışmanlık hizmetleri çerçevesinde raportörler tarafından sonuçlandırılır. Bu kapsamda yer alan dosyalar için raportörler tarafından komisyon listesine kayıtlı sigorta eksperlerinden sıra usulüne göre danışmanlık hizmeti alınır.

Bu çerçevede hazırlanacak raporlar, ilgili mevzuatına uygun hesaplama yapıldığı belirtilmek suretiyle raportörler tarafından onaylanarak sonuçlandırılır. Buna rağmen, başvuru sahibi tarafından hakeme gidilmesinin talep edilmesi halinde hakemler tarafından yeniden bilirkişi tayin edilemez. Bu fıkra çerçevesinde verilecek danışmanlık hizmeti için, sigorta eksperlerine ödenecek ücret ile Komisyonun belirleyeceği başvuru ücreti başvuru yapanlardan alınır.

Ücret ve masraf payı maktu olarak Komisyon tarafından önerilir ve Müsteşarlıkça onaylanır." cümleleri yönünden;

Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verildiği,

Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabileceği,

Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı, normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hususunun hukukun genel ilkelerinden olduğu,

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 5. fıkrası, "Ön incelemeyi tamamlayan raportör dosyayı, uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan bilgi ve belge eksikliği açısından inceler. Uyuşmazlığın bilgi ve belge eksikliğinden kaynaklandığının anlaşılması halinde raportör durumu taraflara bildirir ve taraflara bilgi vermek kaydıyla dosyayı kapatır.

Bu durumda, başvuru ücretinin yüzde ellisi başvuru sahibine iade edilir." şeklinde iken, 14/06/2018 tarih ve 30451 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile ilk üç cümlesi aynen korunmak suretiyle "Ön incelemeyi tamamlayan raportör dosyayı, uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan bilgi ve belge eksikliği açısından inceler.

Uyuşmazlığın bilgi ve belge eksikliğinden kaynaklandığının anlaşılması halinde raportör durumu taraflara bildirir ve taraflara bilgi vermek kaydıyla dosyayı kapatır. Bu durumda, başvuru ücretinin yüzde ellisi başvuru sahibine iade edilir. Değer kaybı talepleri ilgili mevzuatında önceden belirlenen formül, yöntem veya ölçütlere göre başvuru sahibinin isteğine bağlı olarak, Komisyonun danışmanlık hizmetleri çerçevesinde raportörler tarafından sonuçlandırılır.

Bu kapsamda yer alan dosyalar için raportörler tarafından komisyon listesine kayıtlı sigorta eksperlerinden sıra usulüne göre danışmanlık hizmeti alınır. Bu çerçevede hazırlanacak raporlar, ilgili mevzuatına uygun hesaplama yapıldığı belirtilmek suretiyle raportörler tarafından onaylanarak sonuçlandırılır. Buna rağmen, başvuru sahibi tarafından hakeme gidilmesinin talep edilmesi halinde hakemler tarafından yeniden bilirkişi tayin edilemez.

Bu fıkra çerçevesinde verilecek danışmanlık hizmeti için, sigorta eksperlerine ödenecek ücret ile Komisyonun belirleyeceği başvuru ücreti başvuru yapanlardan alınır.

Ücret ve masraf payı maktu olarak Komisyon tarafından önerilir ve Müsteşarlıkça onaylanır." şeklinde değiştirildiği; davacı tarafından yalnızca dava konusu Yönetmelik değişikliği ile eklenen kısımların hukuka aykırılığı ileri sürüldüğünden, hukuka uygunluk denetiminin bu kısma hasren, davacının iddiaları ile sınırlı olarak yapıldığı,

5684 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasında, sigorta raportörünün, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Komisyona intikal etmiş şikâyetler üzerinde ön incelemeyi yapan kişi; sigorta hakeminin, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkları çözen kişi olarak tanımlandığı;

aynı Kanun'un 30. maddesinin 15. fıkrasında, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin Komisyona başvurusunun, öncelikle raportörler tarafından inceleneceği, raportörler tarafından çözümlendirilemeyen başvuruların sigorta hakemine iletileceği, uyuşmazlığa hangi sigorta hakeminin bakacağı hususunun, Komisyon tarafından belirleneceği hükümlerine yer verildiği,

5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin uygulanması amacıyla çıkarılan ve 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde de, aynı tanımlara yer verildikten sonra, 8. maddesinin 3. fıkrasında, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin ilk incelemenin raportörler tarafından yerine getirileceği, raportörlerin uyuşmazlığın esasına dair karar veremeyeceği hükmünün yer aldığı,

Buna göre, sigorta raportörlerinin yalnızca ön inceleme yapmakla görevli oldukları, uyuşmazlığın esası hakkında karar verme yetkilerinin bulunmadığı açık olmasına rağmen, değer kaybı taleplerine ilişkin uyuşmazlıkların Komisyonun danışmanlık hizmetleri çerçevesinde raportörler tarafından sonuçlandırılması,

çıkan sonuca göre başvuru sahibi tarafından hakeme gidilmesinin talep edilmesi halinde hakemler tarafından yeniden bilirkişi tayin edilememesi yönündeki dava konusu düzenlemede, raportörlere Kanun hükmünü aşar bir şekilde yetki tanınmasının, 5684 sayılı Kanun ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ile oluşturulan sigorta tahkim sistemi ile bağdaşmaması, sigorta hakemlerinin ve sigorta raportörlerinin Kanun ve Yönetmelik ile belirlenmiş olan görev tanımlarıyla çelişmesi nedenleriyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı,

Her ne kadar davalı idare tarafından, düzenlemeyle getirilen yeni prosedürün, başvurucunun isteğine bağlı olarak ve Komisyonun danışmanlık hizmeti çerçevesinde işletildiği iddia edilmekte ise de; Yönetmelik'in 6. maddesinin 3. fıkrasına göre, uyuşmazlık konusunda tahkime gidilmeden önce ön bilgi vermek amacıyla sağlanabilecek danışmanlık hizmetinin sınırlarının aşıldığı, dava konusu düzenlemenin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, anılan iddiaya itibar edilmediği,

Öte yandan, dava konusu düzenlemenin son iki cümlesinde, verilecek danışmanlık hizmeti için sigorta eksperlerine ödenecek ücret ile Komisyonun belirleyeceği başvuru ücretinin başvuru yapanlardan alınacağı kurala bağlanmış olup, tarafların haklılık durumuna göre bu giderlerin nasıl paylaştırılacağı konusunda da bir düzenleme yapılmadığı, böylelikle başvuru ücreti ve eksper ücretinin her halükarda başvurucu üzerinde bırakılması sonucunun doğduğunun anlaşıldığı,

Bu durumda, Yönetmelik'in 16. maddesinin 3. fıkrasında, yapılan ön inceleme sonucunda dosyanın Komisyon tarafından değerlendirmeye alınamayacağının anlaşılması halinde başvuru ücretinin yüzde doksanının; 5. fıkrasında da, uyuşmazlığın bilgi ve belge eksikliğinden kaynaklandığı gerekçesiyle dosyanın kapatılması durumunda başvuru ücretinin yüzde ellisinin başvurana iade edileceği düzenlenmiş iken; değer kaybına ilişkin uyuşmazlıkların esası hakkında raportör tarafından karar verilmesi halinde, yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gereken başvuru ücreti ve eksper ücretinin, tarafların haklılık durumuna göre bölüştürülmeyerek her durumda başvurucu üzerinde bırakılmasının öngörülmesi nedeniyle de dava konusu düzenlemede hukuka ve hakkaniyete uygunluk görülmediği,

Yönetmelik'in 16. maddesinin 12. fıkrası yönünden;

Yönetmelik'in 16. maddesinin 12. fıkrası, "Hakem, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakemler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır. Bu kapsamda, hakem ve bilirkişi ile taraf ve bilirkişi arasındaki ilişki bakımından 17 nci ve 18 inci maddeler kıyasen uygulanır.

Komisyon Müdürü Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde her yıl hakemlerin başvuracakları bilirkişi listesini düzenler. Bilirkişiler bu listelerden seçilir. Bilirkişiye, sarf etmiş olduğu emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile varsa diğer giderleri ödenir. Bu konuda, Adalet Bakanlığınca çıkarılan ve her yıl güncellenen tarifenin asliye ticaret mahkemelerinde görülecek işler için uygulanacak kısmı esas alınır.

Komisyon Müdürü, Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde söz konusu tarifenin uygulanmasına ilişkin işlemleri yürütür." şeklinde iken, 14/06/2018 tarih ve 30451 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Yönetmelik değişikliği ile "Hakem, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.

Hakemler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır. Bu kapsamda, hakem ve bilirkişi ile taraf ve bilirkişi arasındaki ilişki bakımından 17 nci ve 18 inci maddeler kıyasen uygulanır. Komisyon Başkanlığı Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde her yıl hakemlerin başvuracakları bilirkişi listesini düzenler. Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar doğrultusunda bilirkişiler bu listelerden seçilir.

Bilirkişi ücret tarifesi Komisyon Başkanlığının görüşü alınarak Müsteşarlıkça belirlenir. Fiilen sigorta hakemliği ya da itiraz hakemliği yapan kişi, Komisyon tarafından oluşturulan bilirkişi listesinde yer alamaz." şeklinde değiştirildiği,

Her ne kadar anılan düzenleme 10/08/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilmiş ise de; söz konusu değişikliklerin esasa ilişkin değil, kurumların isim değişikliklerine yönelik olduğu görüldüğünden, iptal isteminin esasının incelenmesinin uygun görüldüğü,

Anayasa'nın 124. maddesinde yer alan "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı kanunda belirtilir." hükmünün, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin Anayasal dayanağını oluşturduğu,

5684 sayılı Kanun'un "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunun amacı, ülkemiz sigortacılığının geliştirilmesini sağlamak, sigorta sözleşmesinde yer alan kişilerin hak ve menfaatlerini korumak ve sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı bir ortamda etkin bir şekilde çalışmasını temin etmek üzere bu Kanuna tabi kişi ve kuruluşların, faaliyete başlama, teşkilat, yönetim, çalışma esas ve usulleri ile faaliyetlerinin sona ermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar ve sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir." hükmüne yer verildiği,

5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinde, sigortacılıkta tahkim müessesesi düzenlenerek, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya hesaptan faydalanacak kişiler ile hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulacağının kurala bağlandığı;

anılan maddenin 21. fıkrasında, Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususların yönetmelikle belirleneceği kuralının yer aldığı,

Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; Müsteşarlığa, Komisyonun görevleri, Komisyon müdürünün çalışma usul ve esasları konularında yönetmelikle düzenleme yapma yetkisinin verildiği, başka bir ifadeyle, bilirkişi görüşüne başvurulacak haller, hakemler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleri, bilirkişi listesinin düzenlenmesi konusunda Komisyon Başkanlığına görev verilmesinin de 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 21. fıkrası ile Müsteşarlığa tanınan yetki kapsamında olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,

Yönetmelik'in 19. maddesinin başlığı ile 4., 5., 6. ve 7. fıkraları yönünden;

Dava konusu 14/06/2018 tarih ve 30451 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 19. maddesinin "Bilgilendirme" olan başlığının "Bilgilendirme ve Eğitim" olarak değiştirildiği ve söz konusu maddeye "(4) Sigorta ve itiraz hakemleri ilk defa görevlendirilmeye başlamadan önce düzenlenen eğitime katılmak zorundadır.

(5) Sigorta ve itiraz hakemleri tarihi ve programı önceden duyurulacak yenileme eğitimine beş yılda bir katılır. Beş yıllık sürenin hesabında ilk görevlendirilme veya yenileme tarihi esas alınır.

(6) Bu maddenin beşinci fıkrasında belirtilen eğitimi süresi içerisinde almamış olan hakemlere eğitim tamamlanıncaya kadar yeni görevlendirme yapılmaz.

(7) Sigorta ve itiraz hakemlerine verilecek eğitimin kapsamı ve süresi Komisyon başkanlığının önerisi üzerine Müsteşarlıkça belirlenir." fıkralarının eklendiği,

Yönetmelik'in 19. maddenin 7. fıkrasındaki "Müsteşarlıkça" ibaresi, 10/08/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile "Kurum" olarak değiştirilmiş ise de; söz konusu değişikliğin esasa ilişkin olmadığı görüldüğünden, iptal isteminin esasının incelenmesinin uygun görüldüğü,

Uyuşmazlıkta, dava konusu Yönetmelik'in 19. maddesinde yapılan değişiklik ile, ilk defa göreve başlayacak sigorta hakemleri ile itiraz hakemlerine eğitim zorunluluğunun getirildiği görülmekte olup; her beş yılda bir yapılacak yenileme eğitimine katılımın zorunlu olduğu, süresi içinde eğitime katılım sağlanmadığı takdirde eğitime katılım sağlanıncaya kadar yeni bir görevlendirme yapılmayacağı, sigorta ve itiraz hakemlerine verilecek eğitimin kapsamı ve süresinin Komisyon Başkanlığının önerisi üzerine Müsteşarlıkça belirleneceğine ilişkin hususlara yer verildiği,

5684 sayılı Kanun'da, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları ile hakemlerde aranacak deneyim ve bu deneyime esas bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirleme konularında yönetmelikle düzenleme yapma yetkisinin verildiği, dava konusu düzenlemelerde yer verilen hususların 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 8. ve 21. fıkraları ile Müsteşarlığa tanınan yetki kapsamında yer aldığı ve dava konusu Yönetmelik'in 19. maddesinde yapılan değişikliklerin Yönetmeliğin 13. maddesinin 6. fıkrasında yer verilen düzenleme ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı,

Sigortacılık faaliyetinin teknik bir konu olması nedeniyle bu konudaki mevzuat ve içtihat değişikliklerinden zamanında haberdar olunması, mevzuat ve içtihatların uyuşmazlıkların çözümünde görev yapan bütün hakemler tarafından yeknesak bir şekilde uygulanması gerekliliği dikkate alındığında, sigorta hakemliği görevine devam edilecek süreçte, hakemler tarafından sahip olunması gereken bilgi ve tecrübenin verilecek eğitimler yoluyla güncel mevzuat ve gelişmelere uygunluğunun sağlanmasını öngören, bu haliyle Yönetmelik'in 13. maddesinin 6. fıkrasında yapılan değişiklik ile aynı amaç ve doğrultuda olan dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle,

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Değer kaybı talepleri ilgili mevzuatında önceden belirlenen formül, yöntem veya ölçütlere göre başvuru sahibinin isteğine bağlı olarak, Komisyonun danışmanlık hizmetleri çerçevesinde raportörler tarafından sonuçlandırılır. Bu kapsamda yer alan dosyalar için raportörler tarafından komisyon listesine kayıtlı sigorta eksperlerinden sıra usulüne göre danışmanlık hizmeti alınır.

Bu çerçevede hazırlanacak raporlar, ilgili mevzuatına uygun hesaplama yapıldığı belirtilmek suretiyle raportörler tarafından onaylanarak sonuçlandırılır. Buna rağmen, başvuru sahibi tarafından hakeme gidilmesinin talep edilmesi halinde hakemler tarafından yeniden bilirkişi tayin edilemez. Bu fıkra çerçevesinde verilecek danışmanlık hizmeti için, sigorta eksperlerine ödenecek ücret ile Komisyonun belirleyeceği başvuru ücreti başvuru yapanlardan alınır.

Ücret ve masraf payı maktu olarak Komisyon tarafından önerilir ve Müsteşarlıkça onaylanır." cümlelerinin iptaline, Yönetmelik'in dava konusu edilen diğer kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, sigorta hakemlerinin bilirkişi incelemesi yaptırabileceğine ve hakemlere eğitim verileceğine ilişkin dava konusu Yönetmelik hükümlerinin kanuni dayanağının bulunmadığı, bu nedenle söz konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, Yönetmelik'in 16. maddesinin 5. fıkrasında, raportörlere yargılama yetkisi verilmediği, Yönetmelik'in 6. maddesinin 3. fıkrasında verilen yetki uyarınca danışmanlık mekanizması oluşturulduğu, danışmanlık hizmetine başvurulmasının isteğe bağlı olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruların son yıllarda artış göstermesi nedeniyle, uyuşmazlıkların nitelikleri dikkate alınarak söz konusu danışmanlık hizmeti uygulamasının getirildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen iptale ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 12/10/2022 tarih ve E:2018/3330, K:2022/4385 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 16/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/2441, K. 2025/46, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunmaları
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/2441
Karar No
2025/46
Tarih
16 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2023/2459 K.2024/8010
  • Danıştay 8. Daire E.2023/2460 K.2024/8011
  • Danıştay 8. Daire E.2023/2462 K.2025/296
  • Danıştay 13. Daire E.2023/2480 K.2025/476
  • Danıştay 7. Daire E.2023/2492 K.2025/304
  • Danıştay 8. Daire E.2023/2502 K.2024/7964

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.