İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/321 K.2023/1764

Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten…

Esas2023/321Karar2023/1764Tarih28 Eylül 2023Okuma12 dk · 2.494 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/321 E., 2023/1764 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
28 Eylül 2023
Esas No
2023/321
Karar No
2023/1764
Temyiz edenler
1- (DAVACI): …
2- (davalı)
…Kurulu
Vekili
Av. …
İstemin konusu
Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2022 tarih ve E:2018/2644, K:2022/3317 sayılı kararının, davacı tarafından esas yönünden, davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.494 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin yine aynı Kurul tarafından reddine ilişkin …tarih ve …sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü 10.000 TL maddi, 500.000 TL manevi tazminatın 02/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine ve 667 sayılı KHK'nın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2022 tarih ve E:2018/2644, K:2022/3317 sayılı kararıyla;

Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 6749 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile ilgili Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş,

Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın henüz kesinleşmediğinin görüldüğü,

Dava konusu …tarih ve …sayılı karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin yine aynı Kurul tarafından reddine ilişkin …tarih ve …sayılı karara yönelik iptal istemi yönünden;

"Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,

ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu" ve "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" ve ceza yargılaması aşamasında yapılan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının "…" ID numarasıyla, kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,

Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, meslek stajı döneminde örgüt evinde kaldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adayları için oy istediğine ve örgüt içerisinde önem ve özen gösterilen birisi olduğuna ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,

YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,

Diğer husus (dijital materyal) yönünden, davacının yargılandığı …Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; "Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Adli Bilişim Şube Müdürlüğü'nce düzenlenen 27.11.2017 tarihli Teknik İnceleme ve Export (Veri Çıkarım) Raporuna göre davacıdan ele geçen …marka …IMEI numaralı cihaz üzerinde yapılan incelemede, 'HEX araması sonucunda ….db altında …@gmail.com adresi ile birlikte net.client.by.lock ve ch.threema.aapp verisinin olduğu'nun görüldüğü" tespitlerine yer verildiği,

Netice itibarıyla, davacının dijital materyallerinde tespit edilen bulgular kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,

Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,

Öte yandan, davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen 10/05/2022 tarihli kısmi feragat dilekçesinde dava konusu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosyanın tekemmül aşaması dikkate alındığında ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte olan ve davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan istemin incelenme imkanı bulunmadığı sonucuna varıldığı,

Dava konusu kararlar nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 10.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden;

Davacının, 10/05/2022 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren dilekçe ile maddi ve manevi tazminat talebinden feragat ettiğinin görüldüğü,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde feragatin, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlandığı; 309. maddesinde, feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı; 310. maddesinde, feragat ve kabulün, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği; 311. maddesinde ise, feragatin kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı hükümlerinin yer aldığı,

Bu durumda, davacı tarafından maddi ve manevi tazminat talebinden feragat edilmesi nedeniyle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık kalmadığından meslekten çıkarma kararı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 10.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle,

Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin yine aynı Kurul tarafından reddine ilişkin …tarih ve …sayılı kararının iptali istemi yönünden davanın reddine, davacının meslekten çıkarılması nedeniyle uğradığı ileri sürülen zarara karşılık 10.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında ise feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 7.425.00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava dilekçesinde bildirdiği tanıklar dinlenilmeden karar verilmesinin usule aykırı olduğu; duruşma yapılmasına karar verildiği, duruşma gününün usulüne uygun bir şekilde kendisine bildirilmediği; yargılama giderlerinden muaf tutulma talebi değerlendirilmeden karar verildiği.

Dairenin dava konusu işlemin disiplin cezası niteliğinde olmadığına ilişkin görüşünde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu işlemde davalı idarenin kanunla değil idari bir işlem olan 667 sayılı KHK ile yetkili kılınmasının işlemi konu bakımından yetki unsurunda sakatlık oluşturduğu, Dairece bu hususun görmezden gelindiği, aynı şekilde işlemin usul unsurundaki hukuka aykırılıkların da dikkate alınmadığı;

davaya konu işlem düzenleyici bir işlem olmayıp birel işlem niteliğinde olduğu halde ferdileştirme yapılmadan ortak bir gerekçe ve liste halinde verilen kararın gerek bu yönüyle gerekse de davalı kurumunun kendi iç düzenlemelerine aykırı olduğu; dava konusu işlemin tesisinden sonra ortaya çıkan sebeplere dayalı olarak hukuka uygunluk denetimi yapılmasının yasaya aykırı olduğu.

Dairece dikkate alınan sebep ve delillerin hukuka uygun deliller olmadığı gibi kendisinin terör örgütüyle irtibat ve iltisakını ortaya koyabilecek nitelikte sebepler de olmadığı ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, Daire kararında feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen maddi ve manevi tazminat istemi yönünden idareleri lehine ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmemiş olması nedeniyle anılan kararın lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve davacının temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının, maddi ve manevi tazminat istemi yönünden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı açısından davalı idare lehine ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması",

sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Beşinci Dairesi kararı esası yönünden, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın esastan bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan davacının “silahlı terör örgütüne üyelik” suçundan 7 yıl 6 ay hapis hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, … Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının kaldırılması için yapılan istinaf başvurusunun …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile esastan reddedildiği ve anılan mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği görülmüştür.

667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir.

Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır.

Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.

Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla açılan ceza davasında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesinin beklenilmesi gerekmemektedir.

Daire kararının vekalet ücretine ilişkin kısmına gelince;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.

2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinin 4. fıkrasında, manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda;

manevi tazminat açısından avukatlık ücretinin ayrı bir kalem olarak hükmedileceği, "Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri genel kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat ya da kabul nedenleriyle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda Tarife'de yazılı ücretin yarısına,

diğer durumlarda tamamına hükmedileceği kurala bağlanmış, Tarife'nin İkinci Kısım İkinci Bölümde, Danıştayda ilk derecede duruşmalı görülen davalarda avukatlık ücreti 7.425,00 TL olarak belirlenmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davanın, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin yine aynı Kurul tarafından reddine ilişkin …tarih ve …sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü 10.000 TL maddi,

500.000 TL manevi tazminatın 02/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açıldığı, Dairenin temyize konu kararıyla kısmen davanın reddine, kısmen maddi ve manevi tazminat istemi yönünden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davalı idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tek bir vekalet ücretine hükmedildiği, manevi tazminat istemi açısından ayrı bir kalem olarak vekalet ücretine hükmedilmediği,

diğer taraftan, dava dilekçesinin 01/08/2018 tarihinde davalı idareye tebliğ edilmesi üzerine davalı idarece yapılan ek süre talebi Dairece kabul edildikten sonra 15/08/2018 tarihinde avukat aracılığıyla savunma dilekçesi verildiği; bilahare davacı tarafından 10/05/2022 tarihli dilekçe ile davanın maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin kısmından feragat edildiği anlaşılmaktadır.

Bu haliyle davacı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda belirlenen otuz günlük savunma süresinin bitiminden sonra feragat dilekçesinin sunulduğu görüldüğünden, manevi tazminat talebi yönünden ayrı bir kalem olarak davalı idare lehine 2022 yılı Avukatlık Agari Ücret Tarifesi'nde yer alan vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, davalı idare lehine feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen manevi tazminat istemi açısından vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik söz konusu eksikliğin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından,

temyize konu kararın hüküm fıkrasındaki, "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 7.425.00 TL vekâlet ücretinin" ifadesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin 4. fıkrası, 15. maddesinin 1. fıkrası ile İkinci Bölümünün İkinci Kısmı uyarınca.

"Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 7.425.00 TL avukatlık ücreti ile feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen manevi tazminat istemi yönünden belirlenen 7.425.00 TL avukatlık ücretinin" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,

2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, 7.425,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 18/05/2022 tarih ve E:2018/2644, K:2022/3317 sayılı kararının, vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 7.425.00 TL avukatlık ücreti ile feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen manevi tazminat istemi yönünden belirlenen 7.425.00 TL avukatlık ücretinin" şeklinde düzeltilerek ONANMASINA,

3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,

4. Kesin olarak,

28/09/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın aynen onanması gerektiği oyuyla, karara davalı idarenin temyiz istemi yönünden katılmıyorum.

KARŞI OY

XX- Danıştay Beşinci Dairesince, 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin 4. fıkrası, 15. maddesinin 1. fıkrası ile İkinci Bölümünün İkinci Kısmı uyarınca manevi tazminat istemi yönünden ayrı bir kalem olarak davalı idare lehine anılan Tarife'de yer alan vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekirken, feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen maddi ve manevi tazminat talebi yönünden ayrı bir kalem olarak davalı idare lehine anılan Tarife'de yer alan vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Her ne kadar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiş ise de, vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği, anılan Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren,

"yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında maddi hata olarak değerlendirilebilecek bir husus olmayıp, bu hususun anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, vekalet ücreti hakkında da davanın esası hakkında karar vermeye yetkili ve görevli olan Danıştay Beşinci Dairesince karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/321, K. 2023/1764, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunmaları
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. Karşı Oy
  8. Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/321
Karar No
2023/1764
Tarih
28 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2023/330 K.2023/1016
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2023/331 K.2023/1017
  • Danıştay 12. Daire E.2023/341 K.2023/3971
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/344 K.2023/1755
  • Danıştay 7. Daire E.2023/344 K.2023/3334
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2023/355 K.2023/881

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.