İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/388 K.2024/2891

2- ... Derneği VEKİLİ : Av. ...

Esas2023/388Karar2024/2891Tarih20 Kasım 2024Okuma9 dk · 1.847 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/388 E., 2024/2891 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
20 Kasım 2024
Esas No
2023/388
Karar No
2024/2891
Temyiz eden (davacılar)
1-... Derneği
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.847 kelime·9 dk okuma·9 bölüm

2- ... Derneği VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı

VEKİLİ

Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Onuncu Dairesinin 21/04/2022 tarih ve E:2019/9366, K:2022/2297 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: 15/05/2018 tarih ve 30422 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Konaklamalı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinin, 8. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının, 9. maddesinin ikinci fıkrasının, 10. maddesinin birinci fıkrasının ve Ek-1 sayılı listenin uzman tabip/tabip bölümünün hukuka aykırı olduğu iddiasıyla; Yönetmeliğin 1., 3. ve 5. maddelerinin ise eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 21/04/2022 tarih ve E:2019/9366, K:2022/2297 sayılı kararıyla;

Anayasa'nın 56. maddesi, 359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1., 2., 3., 9. ve ek 11. maddeleri, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8. ve 40. maddeleri ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. ve 508. maddelerine atıfta bulunularak,

Yönetmeliğin, 1., 3. ve 5. maddelerinin eksik düzenleme nedeniyle iptali istemine ilişkin olarak:

Konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinin, bir konaklama tesisinde, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezinin veya fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi yanında termal merkez veya engelli veya yaşlı bakım merkezinden en az birinin hizmet verdiği merkez ya da bir engelli veya yaşlı bakım merkezinde, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezinin veya fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi yanında termal merkezin birlikte hizmet verdiği merkez olarak tanımlandığı; anılan düzenlemeler ile fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinin kurulmasının amaçlanmadığı,

Yönetmeliğin amacının, her biri kendi mevzuatı uyarınca kurulan ve faaliyet gösteren fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, engelli bakım merkezi, yaşlı bakım merkezi, termal merkez ve konaklama tesisinin konaklamalı biçimde ayakta tedavi hizmeti kapsamında birlikte hizmet verebilmelerinin sağlanması olduğu, dolayısı ile konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinin gerek 3153 sayılı Kanun'da öngörülen müessese, gerekse Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte tanımlanan muayenehane statüsünde olmadığı.

Yönetmeliğin 9. maddesi ve eki Ek-1'de bu merkezlerde çalıştırılacak personele ilişkin esasların belirlendiği, Yönetmeliğin 6. maddesinde de açıkça vurgulandığı üzere, gerek fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezinin gerekse konaklama tesisi, engelli bakım merkezi, yaşlı bakım merkezi ve termal merkezin kendi mevzuatında belirlenen esaslar çerçevesinde yürütüleceği;

dolayısıyla her bir merkezin faaliyet alanı, hizmet kapsamı, istihdam etmekle yükümlü personel türü ve sayısı gibi hususların tabi oldukları kendi mevzuatına göre belirleneceği, bu çerçevede Yönetmelik kapsamındaki merkezlerde verilecek fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin akut tedavisi tamamlanmış ve tedavisi ilgili hekim tarafından planlanmış veya merkez hekimince planlanacak olan kişilere sunulan sağlık hizmeti ile sınırlı olduğunun açıkça düzenlendiği,

buna göre davacının iddiasının aksine her bir merkezin tâbi olacağı kuralların hukuki belirlilik ilkesi çerçevesinde açıklığa kavuşturulduğu anlaşılmakla, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis olunan dava konusu düzenlemelerde davacının iddiaları doğrultusunda bir eksiklik ve hukuka aykırılık bulunmadığı,

Yönetmeliğin, 2. maddesinin iptali istemine ilişkin olarak:

Dava konusu Yönetmeliğin amacının, halihazırda davalı Bakanlıkça 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik uyarınca ruhsatlandırılmış olan fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinin (müessese), her birinin kendi mevzuatı uyarınca kurulan ve faaliyet gösteren engelli bakım merkezi veya yaşlı bakım merkezi ya da konaklama tesisinin bünyesinde ayakta tedavi hizmeti kapsamında konaklamalı olarak hizmet verebilmelerinin sağlanması olduğu,

yataklı tedavi hizmetleri dışında kalan ayakta tedavi hizmetleri kapsamında konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon, termal, engelli ve yaşlı bakımı hizmetlerini vermek üzere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, belediyeler, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri tarafından mevzuatına uygun olarak açılacak merkezlerde sunulacak sağlık hizmetlerinin yasal düzenlemeler uyarınca mutlaka ilgili branş hekimi/uzman hekim ile diğer sağlık meslek mensupları tarafından ifa edileceğinde kuşku bulunmadığı, bu itibarla Yönetmeliğin dava konusu 2. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,

Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Ek-1 sayılı listenin uzman tabip/tabip bölümünün iptali istemine ilişkin olarak:

Yönetmeliğin 8. maddesinde geçen "ilgili hekim"in hastanın fizik tedavisini planlayan, alanında uzman hekim olduğu, "merkezin hekimi" tabirinin konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde istihdam edilecek uzman hekimleri, Ek-1 sayılı ekinde geçen "uzman tabip" ibaresinin de ilgili hizmet tanımına uygun branşa sahip tabibi ifade ettiği, dava konusu Yönetmelik düzenlemesinde alanın uzmanı olmayan hekimce tanı konulup tedavinin de bu hekimlerce ya da yardımcı sağlık personelince uygulanmasına yönelik bir düzenlemenin bulunmadığı,

Yönetmelikte yer alan düzenlemelerin, 1219 sayılı Kanun hükümleri ile birlikte uygulanacağı, ilgili hekimce planlanan tedaviye bağlı olarak gerekli hizmetin sunulacağı hususlarının açık olduğu görülmekle anılan düzenlemede üst hukuk normları ile hukuka aykırılık bulunmadığı,

Yönetmeliğin 9. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak: Yönetmeliğin “Personel esasları"nı düzenleyen 9. maddesinin ikinci fıkrasında, konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde, Bakanlığın planlamalarından istisna olarak, yabancıların çalışma izinlerine dair mevzuat çerçevesinde yabancı personel çalıştırılabileceği, ayrıca, diğer özel sağlık kuruluşlarıyla yapılacak kurumsal sözleşme çerçevesinde uzman hekim/hekim çalıştırılabileceği kuralına yer verildiği,

Türkiye’de mesleklerini icra etmek isteyen yabancı sağlık meslek mensuplarının özel sağlık kuruluşlarında çalışmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 22/02/2012 tarih ve 28212 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yabancı Sağlık Meslek Mensuplarının Türkiye'de Özel Sağlık Kuruluşlarında Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin "Çalışma başvurusu" başlıklı 6. maddesinde, yabancı sağlık meslek mensubu tarafından çalışmak istenilen özel sağlık kuruluşuna başvuru yapılacağı, başvuru dosyasının, Bakanlıkça planlama kapsamında ve Yönetmelik ekinde yer alan belgeler açısından değerlendirileceği,

uygun bulunması halinde yabancı sağlık meslek mensubunun diplomasının tescil edilerek mesleğini icra etmesinin Bakanlıkça uygun bulunduğuna dair belge düzenleneceğinin kurala bağlandığı, buna göre Türkiye’de mesleklerini icra etmek isteyen yabancı sağlık meslek mensuplarının özel sağlık kuruluşlarında çalışmalarının, Bakanlıkça yapılacak planlama kapsamında olduğunun görüldüğü,

Her ne kadar davacı tarafından, anılan düzenlemeyle yabancı hekimlerin Bakanlık planlamalarından istisna olarak çalıştırılmalarına izin verildiği, Türk vatandaşı hekimler aleyhine olacak biçimde yabancı hekimlere tanınan bu kadro muafiyetinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüşse de;

davalı idarenin savunmaları incelendiğinde, en temel insan haklarından olan sağlıklı yaşam hakkının ticari amaçlar güdülerek ihlal edilmemesi için, idareye verilen özel sektörde faaliyet gösteren sağlık kuruluşlarına yönelik denetim ile çalışma usul ve esaslarını düzenleme yetkisi çerçevesinde, planlamanın amacının, atıl kapasite ve kaynak israfına neden olmadan sağlık insan gücünün kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde ülkede dengeli dağılımının sağlanması olduğu, buna göre ülkemizde fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı sayısının sınırlı olduğu, dava konusu düzenleme ile,

bu merkezlere özgü olacak şekilde, Yabancı Sağlık Meslek Mensuplarının Türkiye'de Özel Sağlık Kuruluşlarında Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca ülkemizde çalışma imkânına sahip fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı hekimlerin özel sektörde istihdam edilerek sunulan sağlık hizmetinin kalite, verim ve ulaşılabilirliğinin artırılmasının sağlanmasının amaçlandığı anlaşıldığından, dava konusu Yönetmelik hükmünde bu yönden hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı bir yön bulunmadığı,

Ayrıca davacı tarafından, kurumsal sözleşme ile hekim çalıştırılabilmesine ilişkin düzenlemenin, hekimin çalışma hürriyetini zedelediği, birden çok yerde çalışmanın toplum ve hekim yararına olmadığı, hekim için baskı aracı olduğu iddia edilerek iptali istenilmekte ise de; düzenleme ile özel sağlık kuruluşlarında kadrolu olarak çalışan hekimlere, konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde kurumsal sözleşme ile çalışma imkanı tanındığı, böylece, planlama kapsamındaki kısıtlı tabip insan gücünün verimli kullanılabilmesinin amaçlandığı,

düzenlemenin hekimin çalışma hürriyetini zedelemediği gibi sağlık hizmeti sunumunda verimi ve ulaşılabilirliği sağlaması sebebiyle toplum ve hekim yararına olduğu anlaşılmakla, anılan düzenlemede de hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,

Yönetmeliğin 10. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak:

Dava konusu düzenleme ile, konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezinde tıbbi laboratuvar ve görüntüleme merkezinin kurulması zorunluluğunun önüne geçildiği, hastası az olan merkezlerin hizmet alımı yoluyla bu ihtiyacını gidermesinin amaçlandığı,

ayrıca aynı ilde bu hizmetlerin alınabileceği sağlık kuruluşunun olmaması halinde bu hizmetlerin, en yakın başka bir ildeki sağlık kuruluşundan hizmet alımı yoluyla temin edilebileceğinin öngörülmesinin de, asli hizmet olan fizik tedavi ve rehabilitasyon sağlık hizmetinin bütün şartlar sağlandığı hâlde, sırf bazı tıbbi laboratuvar ve görüntüleme hizmetinin aynı ilde alınamamasından dolayı, fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetinin sunulamamasının önüne geçilmesinin kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hedeflendiği ve bu kapsamda en yakın ilden tıbbi laboratuvar ve görüntüleme hizmeti alımına izin verildiği,

öte yandan laboratuvar ve görüntüleme hizmetlerinin diğer sağlık kuruluşlarından temininin zorunlu kılınmadığı ve ihtiyari bırakıldığı anlaşılmakla, anılan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkeziyle birlikte hizmet vermesi amaçlanan engelli ve yaşlı bakım merkezi ile konaklama tesisinin bir sağlık kuruluşu olmadıkları, bu nedenle davalı idarenin anılan tesisler hakkında düzenleme yapma yetkisinin bulunmadığı, konaklama tesisinde sağlık hizmet sunulmasına imkan tanınmasına ilişkin haklı gerekçelerin ortaya konulamadığı, düzenlemelerin hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğu, yabancı hekimlerin Bakanlık planlamalarından istisna olarak çalışmalarına izin verilmesinin, Türk vatandaşı hekimler aleyhine sonuçlar doğurduğu ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu,

konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde sunulması planlanan sağlık hizmetinin akut dönemi yeni atlatmış hasta grubu için uygun olmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 21/04/2022 tarih ve E:2019/9366, K:2022/2297 sayılı kararının, Yönetmeliğin 9. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Bakanlık planlamalarından istisna olarak" ibaresi yönünden oyçokluğu, Yönetmeliğin dava konusu diğer kısımları yönünden ise oybirliği ile ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 20/11/2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

X- Yönetmeliğin “Personel esasları"nı düzenleyen 9. maddesinin ikinci fıkrasında, konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde, Bakanlığın planlamalarından istisna olarak, yabancıların çalışma izinlerine dair mevzuat çerçevesinde yabancı personel çalıştırılabileceği, ayrıca, diğer özel sağlık kuruluşlarıyla yapılacak kurumsal sözleşme çerçevesinde uzman hekim/hekim çalıştırılabileceği kuralına yer verilmiştir.

Türkiye’de mesleklerini icra etmek isteyen yabancı sağlık meslek mensuplarının özel sağlık kuruluşlarında çalışmalarına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği, Yabancı Sağlık Meslek Mensuplarının Türkiye'de Özel Sağlık Kuruluşlarında Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin "Çalışma başvurusu" başlıklı 6. maddesinde ise, yabancı sağlık meslek mensubu tarafından çalışmak istenilen özel sağlık kuruluşuna başvuru yapılacağı, başvuru dosyasının, Bakanlıkça planlama kapsamında ve Yönetmelik ekinde yer alan belgeler açısından değerlendirileceği, uygun bulunması halinde yabancı sağlık meslek mensubunun diplomasının tescil edilerek mesleğini icra etmesinin, Bakanlıkça uygun bulunduğuna dair belge düzenleneceği kurala bağlanmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’de mesleklerini icra etmek isteyen yabancı sağlık meslek mensuplarının özel sağlık kuruluşlarında çalışma taleplerinin, Bakanlıkça yapılacak planlamalara dahil olduğu açık olmasına rağmen, Yönetmeliğin dava konusu 9. maddesinin ikinci fıkrasında bu kuralla çelişecek biçimde, konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde, Bakanlığın planlamalarından istisna olarak, yabancıların çalışma izinlerine dair mevzuat çerçevesinde yabancı personel çalıştırılabileceği kuralına yer verildiği görülmektedir. Söz konusu düzenlemenin, bu haliyle uygulamada belirsizliklere neden olacağı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, davacı tarafın temyiz isteminin kısmen kabulü ile, temyize konu Daire kararının, Yönetmeliğin dava konusu 9. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Bakanlığın planlamalarından istisna olarak" ibaresine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/388, K. 2024/2891, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. İstemin Konusu
  5. Yargılama Süreci
  6. Temyiz Edenin İddiaları
  7. Karşı Tarafın Savunması
  8. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nun Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/388
Karar No
2024/2891
Tarih
20 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2023/389 K.2024/1005
  • Danıştay 13. Daire E.2023/391 K.2024/4622
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/392 K.2024/2680
  • Danıştay 10. Daire E.2023/401 K.2024/5345
  • Danıştay 8. Daire E.2023/409 K.2024/5842
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/423 K.2024/2693

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.