KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/535 E., 2024/680 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 25 Mart 2024
- Esas No
- 2023/535
- Karar No
- 2024/680
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ...
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2- ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
Danıştay Altıncı Dairesinin 10/11/2022 tarih ve E:2019/17754, K:2022/9370 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Mersin ili, Mezitli ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel ve ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 03/04/2017 tarihli oluru ile onaylanan Mersin-Adana Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının anılan taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 10/11/2022 tarih ve E:2019/17754, K:2022/9370 sayılı kararıyla;
Usul yönünden,
Dava konusu Çevre Düzeni Planının uygulama işlemi niteliğinde olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında yapılan değişiklik üzerine başlayan dava açma süresi içerisinde üst ölçekli çevre düzeni planının iptali istemiyle açılan davada süre aşımı bulunmadığı,
Esas yönünden,
Uyuşmazlık konusu taşınmazların dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda kentsel servis alanı, yol ve kentsel yerleşik alan sınırlarında kaldığı, davacıların ise taşınmazlarının kentsel gelişme alanı olarak gösterilmesi gerektiği iddialarıyla dava açtığı,
Leke plan niteliğinde bulunan dava konusu Plan'ın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olmayacağı, bölge ve havza bazında ve mevzuata uygun olarak onaylandığı, planlama bölgesinde koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği davaya konusu planda uyuşmazlık konusu taşınmazlar yönünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı,
Kaldı ki, plan notlarında belirtildiği gibi dava konusu Plan'ın onayından önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar panlarının geçerli ve uygulama görmüş alanların haklarının saklı olduğu ve taşınmazların kentsel yerleşik alan kullanımında kalan kısımlarının alt ölçekli imar planlarında konut olarak değerlendirilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, dava konusu Çevre Düzeni Planı ile kentsel servis alanına alınan alanda konut amaçlı yoğun yapılaşmanın bulunduğu, alanın konum itibarıyla en prestijli konut gelişme bölgesi ve turizm alanı potansiyeli taşıyan Tece yerleşmesi sınırları içerisinde bulunduğu, bölgenin ve kentin gelişme eğilimine tamamen aykırı olacak biçimde getirilen kentsel servis alanı kullanımının Mersin ilinde yapılan en büyük planlama hatası olduğu, dava konusu kentsel servis alanı kullanımının gerçekleştirilmesi halinde çok büyük kamulaştırma bedellerinin ödenmesinin gerekeceği ve bunun kamuya büyük maliyet getireceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davacıların yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/535, K. 2024/680, 25 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama