İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/691 K.2024/792

Dava konusu istem: 10/03/2020 tarih ve 31064 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Optisyen Gözlükçüler Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin;

Esas2023/691Karar2024/792Tarih16 Nisan 2024Okuma11 dk · 2.236 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/691 E., 2024/792 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
16 Nisan 2024
Esas No
2023/691
Karar No
2024/792
Temyiz eden (davalı)
... Birliği
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/11/2022 tarih ve E:2020/3277, K:2022/6916 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.236 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: 10/03/2020 tarih ve 31064 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Optisyen Gözlükçüler Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin;

a) 6. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 51. maddesinin (b) bendinin sonuna eklenen "Eczacılığı ve gözlükçülüğü birlikte yapmalarından dolayı 5 inci maddenin ikinci fıkrasında odaya kaydı öngörülenlerden eczacılar odasına kayıtlı bulunanlar, giriş aidatı ödemeksizin yıllık aidatın dörtte birini öderler." cümlesinin,

b) 8. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 55. maddesine eklenen "Odaya kaydolmayı gerektiren mesleki faaliyetlerini herhangi bir sebepten dolayı bırakmış olanların talepleri halinde, yıllık aidat ödeme mecburiyeti ile seçme ve seçilme hakkı olmaksızın üyelik kayıtları devam eder." şeklindeki 12. fıkrasının,

c) 12. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 86. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendine eklenen "ve gerekli görülmesi halinde ödenecek Yardımlaşma Sandığı aidatının miktarını" ibaresinin,

d) 15. maddesiyle aynı Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinin 3. fıkrasına eklenen "Merkez Yönetim Kurulu; %25 oranının, 175'e kadar üyesi olan odalar için %50 olarak ve 175'ten 300'e kadar üyesi olan odalar için %35 olarak uygulanmasına karar verebilir." cümlesinin,

e) 16. maddesiyle aynı Yönetmeliğe eklenen Geçici 7. maddesinin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/11/2022 tarih ve E:2020/3277, K:2022/6916 sayılı kararıyla;

5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun'a 05/12/2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 80. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesi, aynı Kanun'a 20/12/2017 tarih ve 30276 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7063 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7. maddesi ile eklenen Geçici 4. maddesi, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Hakkında Kanun'un 43. maddesinin 4. fıkrası, anılan Kanun'un "Mahkeme kararları" başlıklı 66. maddesinin 1. ve 3. fıkrasına yer verilerek;

Davalı idarenin davanın ehliyet yönünden reddedilmesi gerektiğine ilişkin iddiası yerinde görülmemiş,

24/05/2019 tarih ve 30783 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği Yönetmeliği’nin bazı maddelerinin iptali talebiyle Türk Optisyen Gözlükçüler Birliğine karşı Dairelerinin 2020/2771 esasına kayıtlı olarak açılan bir başka davada uygulanacak kural olması nedeniyle, 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun'un Ek 1. maddesi ile Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "…disipline ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.” ibaresinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2., 7., 38., 123. ve 135. maddelerine aykırı olduğu kanısına varılarak iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulduğu,

22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 29/04/2021 tarih ve E:2020/80 K:20212/34 sayılı kararı ile;

a- 5193 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrası yönünden, Kanun’un kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları olarak Odalar ile Birliğin kurulmasını öngören itiraz konusu Ek 1. maddesinin birinci fıkrasının bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmadığından bu fıkraya ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine,

b- Geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesi, 25/01/1956 tarih ve 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nun mali ve idari hükümleri ile disipline ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanacağını düzenlediği, dolayısıyla söz konusu cümlenin itiraz konusu “…disipline ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.” ibaresinde yer alan “…kıyasen uygulanır.” ibaresi, disipline ilişkin hükümlerin yanı sıra bakılmakta olan dava konusu olmayan mali ve idari hükümler bakımından da geçerli ortak kural niteliğinde olduğundan itiraz konusu “…disipline ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.” ibaresinin esasına ilişkin incelemenin “…disipline ilişkin hükümleri…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına,

c- 5193 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin ikinci fıkrasının “Odalar ile Birliğin teşkili, bunların yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, organların görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, seçimi, seçilme yeterlilikleri, seçimlerin yapılış usulü, fesih, tasfiye ve iptale ilişkin hususlar, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatların tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulleri, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlere ilişkin yönetmelik hazırlanır,…” kısmı yönünden.

Anayasa’nın 135. maddesinin birinci fıkrasına göre tüzel kişiliğin kanunla kurulabilmesinin, bunu öngören kanuni düzenleme yapılmasını gerekli kıldığı ancak bir kamu tüzel kişisinin kanunla kurulması ile kastedilenin bu tüzel kişinin adının belirtilerek kurulacağının öngörülmesinden ibaret olmadığı,

tüzel kişiliğin örgütlenmesi kapsamında organlarına, organlarının ne şekilde oluşturulacağına, bu organlar vasıtasıyla yerine getirilecek görevlerin, hak ve fiil ehliyetlerinin sınırlarına ilişkin hususların kanunla belirlenmesi gerektiği, kanun incelendiğinde konuya ilişkin yasal çerçeve ve temel kurallar belirlenmeksizin itiraz konusu kuralda belirtilen hususlarda düzenleme yapma yetkisinin yönetmeliğe bırakıldığının görüldüğü,

Kanun’un geçici 4. maddesinde itiraz konusu kuralda belirtilen bazı hususlara ilişkin kanuni düzenlemelere yer verilmiş ise de bunların Odalar ile Birliğin ilk kuruluş anında geçerli esasları belirleyen geçici nitelikte hükümler olduğunun anlaşıldığı, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 7. ve 135. maddelerine aykırılığı sebebiyle iptaline,

d- 5193 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin ikinci fıkrasının "Odalar ile Birliğin teşkili, bunların yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, organların görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, seçimi, seçilme yeterlilikleri, seçimlerin yapılış usulü, fesih, tasfiye ve iptale ilişkin hususlar, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatların tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulleri, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlere ilişkin yönetmelik hazırlanır,…” kısmı iptal edildiğinden aynı fıkranın devamında yer alan "...

Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alındıktan sonra Resmi Gazete’de yayımlanır." şeklindeki kısmı ile Geçici 4. maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Birlik Merkez Yönetim Kurulu, seçimden itibaren bir ay içinde toplanarak odalar ile Birliğin yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, organlar için seçim, seçilme yeterliliği, seçimlerin yapılış usulü, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatın tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulü,

odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlerle ilgili yönetmelikleri hazırlar." cümlesinin uygulanma imkanı kalmadığından 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin 4. fıkrası kapsamında iptaline,

e- 5193 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…disipline ilişkin hükümleri...” ibaresi yönünden; itiraz konusu kuralın eczacılık meslek mensuplarının tabi olduğu 6643 sayılı Kanun’un disipline ilişkin hükümlerinin optisyenlik meslek mensuplarına kıyasen uygulanmasını öngördüğü, kuralın disiplin suçu teşkil eden fiiller, bu fillere uygulanacak yaptırımlar ve bu yaptırımların uygulanması da dâhil olmak üzere pek çok hususu kapsadığı,

optisyenlik ile eczacılık mesleklerinin farklı meslekler olduğu ve mensuplarının farklı meslek kuruluşlarına tabi olduğu dikkate alındığında disipline ilişkin hususlarda kıyasen uygulamayı öngören kuralın belirsizliğe yol açtığı, başka bir ifadeyle hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığı ve uygulanacak disiplin prosedürünün öngörülebilir şekilde düzenlenmediği görüldüğünden kuralın Anayasa'nın 2. maddesine aykırılığı sebebiyle iptaline,

f- 5193 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…disipline ilişkin hükümleri…” ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin 3. fıkrası gereğince iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği,

Buna göre, 5193 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…disipline ilişkin hükümleri…” ibaresinin iptaline ilişkin kısmı dışında kalan diğer maddelere ilişkin iptal hükmünün, kararın, Resmi Gazete'de yayımlandığı 22/06/2021 tarihinde hüküm ve sonuç doğurduğu ve bu tarihte yürürlükten kalktığı; 5193 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…disipline ilişkin hükümleri…” ibaresine yönelik iptal kararının ise kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip 9 ay sonra 22/03/2022 tarihinde yürürlüğe girdiğinin anlaşıldığı,

Davacı tarafından; bahsi geçen Anayasa Mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek dava konusu Yönetmeliğin hukuki dayanağının ortadan kalktığının ileri sürüldüğü,

Davalı idare tarafından; Yönetmeliğin yasal dayanağının Geçici 4. maddenin tamamı olduğu, maddede iptal edilen kısımlar haricindeki hükümlerin yürürlükte olduğu, yine aynı maddede “idari ve mali hükümler” yönünden 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununa atıf yapıldığı, bu Kanunun "idari hükümler" kapsamında yer alan 39. maddesinin (h) bendinde "Kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasına yönelik yönetmelik taslaklarını hazırlayarak Büyük Kongrenin onayına sunmak, kabul edilenleri Resmi Gazetede yayınlatmak" görevi Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyetine verildiğinden bu düzenlemenin de Yönetmeliğin yasal dayanağı kapsamında kaldığı belirtilerek Anayasa Mahkemesinin iptal kararının Yönetmeliğin yasal dayanağını ortadan kaldırmadığının savunulduğu,

Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, Anayasa Mahkemesinin 29/04/2021 tarih ve E:2020/80 K:2021/34 sayılı kararında belirtilen iptal gerekçelerinin 5193 sayılı Kanun ve dava konusu Yönetmelik yönünden değerlendirilmesi gerektiği,

Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal gerekçesinde, 5193 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin ikinci fıkrasına yönelik olarak; bir kamu tüzel kişiliğinin kanunla kurulma şartından kastedilenin salt bu tüzel kişinin adının belirtilerek kurulmasından ibaret olmadığı, bunun yanında tüzel kişiliğin örgütlenmesi kapsamında organlarına, organlarının ne şekilde oluşturulacağına, bu organlar vasıtasıyla yerine getirilecek görevlerin, hak ve fiil ehliyetlerinin sınırlarına ilişkin hususların da kanunla belirlenmesi gerektiğine vurgu yapıldığı,

itiraz konusu kuralda yasal çerçeve belirlenmeden belirtilen hususlarda düzenleme yapma yetkisinin yönetmeliğe bırakılmasının Anayasa'nın yasama yetkisinin devredilmezliği kuralını düzenleyen 7. maddesine ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının "kanunla" kurulma zorunluluğunu düzenleyen 135. maddesine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı,

5193 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında; odalar ile Birliğin teşkili, bunların yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, organların görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, seçimi, seçilme yeterlilikleri, seçimlerin yapılış usulü, fesih, tasfiye ve iptale ilişkin hususlar, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatların tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulleri, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlere ilişkin yönetmelik hazırlanacağının kurala bağlandığı.

Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasının birinci cümlesinde de aynı hükme yer verilerek Birlik Merkez Yönetim Kurulunun, seçimden itibaren bir ay içinde toplanarak yönetmeliği hazırlayacağının ifade edildiği, öte yandan aynı Yönetmeliğin "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde ise. "Bu Yönetmelik, 22/6/2004 tarihli ve 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanunun geçici 4 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır." hükmünün yer aldığı,

Buna göre, 5193 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 2. fıkrası ile aynı mahiyette düzenlemeler içeren Geçici 4. maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin dava konusu Yönetmeliğin hukuki dayanağını oluşturduğu, zira anılan cümlenin kanun ile düzenlenmesi gereken Birlik ve Odaların organları, organların görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, seçimi vs. konularda açıkça yönetmelikle düzenleme yetkisi verdiği, bu hususun da Anayasa Mahkemesi kararında belirtildiği üzere Anayasanın 7. ve 135. maddelerine aykırı olduğu anlaşıldığından.

"Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "22/6/2004 tarihli ve 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesine göre kurulan optisyen-gözlükçüler odaları ile Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliğinin yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, görevleri, toplantıları, karar alışları, gelirleri, giderleri, organları için seçim, seçilme yeterliliği, seçimlerin yapılışı, meslekî sicil, hizmet bedellerinin ve aidatın tespiti,

disiplin cezaları ve infaz edilişleri ile odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemler hakkındaki usûl ve esasları düzenlemek" amacıyla yayımlandığı belirtilen dava konusu Yönetmeliğin hukuki dayanağının mezkur Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte ortadan kalktığı,

Bu durumda, hukuki dayanağı ortadan kalkan Türk Optisyen Gözlükçüler Birliği Yönetmeliği'nin davaya konu edilen maddelerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, Anayasa Mahkemesi kararıyla, 5193 sayılı Kanun'un Ek 1.maddesinin birinci fıkrasının iptali talebi reddedildiğinden, anılan Kanun'da yer alan Birliğin kuruluşuna ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi denetiminden geçerek tartışmasız hale geldiği, aynı kararda iptaline karar verilen disipline ilişkin hükümlere gelindiğinde ise Anayasa Mahkemesince iki farklı meslek grubunun disiplin hükümlerinin kıyasen uygulanmasının Anayasa'ya aykırı olacağı ifade edilerek iptaline karar verildiği,

kararın 31. paragrafında ise iptal nedeniyle doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte görülmesi nedeniyle, iptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, fakat Yasama organının bu süre içinde bir yasal düzenleme yapmadığı, Anayasa Mahkemesince iptal edilen 5193 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin ikinci fıkrası ile geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasının aynı mahiyetteki birinci cümlesi yönünden ise Anayasa'nın 135. maddesi mucibince kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kanunla kurulması ile kastedilenin; "...bu tüzel kişinin adının belirtilerek kurulacağının öngörülmesinden ibaret olmadığı,

...bu tüzel kişinin örgütlenmesi kapsamında organlarına, organlarının ne şekilde oluşturulancağına, bu organlar vasıtasıyla yerine getirilecek olan görevlerinin, dolayısıyla hak ve fiil ehliyetinin sınırlarına ilişkin hususlarda da genel çerçevenin kanunla belirlenmesi gerektiği, " olduğunun Anayasa Mahkemesi kararının 17. vd. paragraflarında açıklandığı,

Anayasa Mahkemesinin, Anayasa'nın 135. maddesinde kanunla düzenlenmesi öngörülen hususların, yani meslek kuruluşlarının organlarının, organlarının görevlerinin, karar alış usullerinin, gelir giderlerinin, seçim ve seçim usullerinin düzenlenmesinin kanun yerine yönetmeliğe havale edilmesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna karar verdiği, ancak bu iptal kararı ile yasal bir boşluk doğmadığı,

şayet yasal bir boşluk oluşsaydı tıpkı iptaline karar verilen "disipline ilişkin hükümler" kısmının, hukuksal boşluğa neden olacağı değerlendirmesiyle dokuz ay sonra yürürlüğe gireceğine karar verildiği gibi, iptal nedeniyle doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte olacağından bahisle daha sonra yürürlüğe girmesine karar verilmesi gerektiği, bu şekilde yürürlüğe gireceği tarihi erteleme yönünde bir karar verilmediğinden iptal edilen Ek 1.maddenin ikinci fıkrası ile, geçici 4. maddenin üçüncü fıkra birinci cümlesinin Kanun'dan çıkarıldığı,

bu kapsamda da Türk Optisyen Gözlükçüler Birliğinin ve odaların kuruluşu, organları, organların seçimi, görevleri ve benzeri konularda hukuki bir boşluk doğmadığı, bu nedenle dava konusu Yönetmeliğin yasal dayanağının bulunmaya devam ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu düzenlemelerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 29/11/2022 tarih ve E:2020/3277, K:2022/6916 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 4. Kesin olarak, 16/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/691, K. 2024/792, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/691
Karar No
2024/792
Tarih
16 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/692 K.2024/790
  • Danıştay 10. Daire E.2023/706 K.2024/1477
  • Danıştay 12. Daire E.2023/719 K.2024/1946
  • Danıştay 7. Daire E.2023/723 K.2024/2103
  • Danıştay 8. Daire E.2023/727 K.2024/2331
  • Danıştay 8. Daire E.2023/735 K.2024/2326

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.