İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2012 K.2024/2929

1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ...

Esas2024/2012Karar2024/2929Tarih20 Kasım 2024Okuma12 dk · 2.482 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/2012 E., 2024/2929 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
20 Kasım 2024
Esas No
2024/2012
Karar No
2024/2929
Temyiz edenler
I- (DAVALILAR
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.482 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ...

II- (DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL)

... Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Onuncu Dairesinin 04/06/2024 tarih ve E:2020/2492, K:2024/2373 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Mersin ili, Akdeniz ilçesinde bulunan ve sınırları ekli haritada gösterilen alanın, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun 4/Ç maddesi gereğince ... Tarım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Mersin Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edilmesine ilişkin 28/03/2020 tarih ve 31082 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27/03/2020 tarih ve 2318 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 04/06/2024 tarih ve E:2020/2492, K:2024/2373 sayılı kararıyla; Usule ilişkin olarak;

26/03/2020 tarih ve 31080 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla dava açma süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu da dahil olmak üzere usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen sürelerin 13/03/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/04/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durdurulduğu,

bu sürelerin durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı, durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan sürelerin durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacağı, salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı'nın durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabileceği ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabileceğinin hüküm altına alındığı,

30/04/2020 tarih ve 31114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresinin, 01/05/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden 15/06/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar uzatıldığı,

Olayda, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın 28/03/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığı, yukarıda bahsi geçen yasal düzenlemeler uyarınca dava açma süresinin 15/06/2020 tarihine kadar durduğu, davacı tarafından durma süresi içerisinde ve hatta dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın yayımından itibaren altmış günlük yasal dava açma süresi içerisinde 21/04/2020 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı,

Esasa ilişkin olarak;

4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun 4/Ç maddesi ve Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği'nin 33. maddesi uyarınca, bir alanın Cumhurbaşkanı Kararı ile özel endüstri bölgesi olarak ilan edilebilmesi için bu alanda gerçekleştirilecek yeni yatırıma ilişkin olarak "ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınmasının zorunlu olduğu,

Bu zorunluluk çerçevesinde, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile özel endüstri bölgesi olarak ilan edilmeden önce uyuşmazlık konusu alanda, hisselerinin tamamı ... Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ait olan ... Petrokimya Anonim Şirketi tarafından gerçekleştirilmesi planlanan ...

Üretim Tesisi Yatırım Projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ... tarih ve ... sayılı ÇED olumlu kararının verildiği, ÇED sürecinin tamamlanmasının ardından ... tarih ve ... sayılı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yazısı ile başvurunun Cumhurbaşkanlığı'na sunulması üzerine dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile Mersin ili, Akdeniz ilçesinde bulunan ve sınırları karara ekli haritada gösterilen alanın 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun 4/Ç maddesi gereğince ...

Tarım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Mersin Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edildiği,

... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle açılan davalarda, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.... E:..., K:....

E:..., K:... sayılı kararlarıyla; "gerçekleştirilmesi planlanan polipropilen üretimi faaliyetinin hammadde temininden itibaren tüm aşamalarının ÇED raporunda açık şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekirken projede birtakım belirsizlik ve eksiklikler bulunduğu, ÇED raporunda her ne kadar deniz alanında hiçbir faaliyette bulunulmayacağı belirtilmiş ise de, kurulması planlanan polipropilen üretim tesisinin faaliyete geçebilmesi için gerekli olan hammaddenin tesise ne şekilde getirileceğinin ÇED raporunda belirtilmediği, dolayısıyla hammaddenin tesise taşınması sırasında çevrenin nasıl etkileneceğine dair öngörünün belirsiz olduğu,

ÇED raporunda belirtilen su ihtiyacının somut olarak hangi kaynaktan karşılanacağının belirsiz olduğu, Deliçay Deresiyle ilgili herhangi bir etüt çalışması yapılmadığı, bilirkişi raporunda akım gözlem istasyonu tarafından elde edilen verilere göre Deliçay Deresinin sürekli akıma sahip bir dere olmadığı ve yılda en az altı ay boyunca su temin etmenin mümkün olmayacağının belirtildiği, proje sahibi tarafından su kullanımına ilişkin gölet projesi, yer altı suyu temini seçeneklerinden bahsedilmekle birlikte bu konuda hiçbir somut belirlemeye gidilmediği,

üretim prosesine bağlı olarak oluşacak ve arıtma sonrası deniz ortamına bırakılacak atık suyun karakteristik özelliklerini belirleme çalışmaları yapılmadığı, Merkezi Atıksu Arıtma Tesisi Tip Proses Akım Şemasının bu tesisin atıksularını arıtmak için yeterli ve uygun arıtım proseslerine sahip olmadığı, bu konuda ÇED raporunda belirtilen fiziksel, kimyasal ve biyolojik arıtma uygulanacağı ve gerekli mühendislik hizmetinin alınacağı şeklindeki taahhütlerin somut ve denetime elverişli olmadığı,

söz konusu eksiklikler nedeniyle bilirkişilere projenin çevre üzerindeki olası olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının saptanabilmesi için değerlendirme yapılabilme olanağı bırakılmadığı,

buna göre bilirkişi raporunda yer verilen tespitler bağlamında, belirtilen hususlarda çevrenin korunmasına yönelik somut çözümler ve gerekçeler üretmekten uzak ve yetersiz şekilde hazırlandığı anlaşılan ÇED raporuna dayalı olarak verilen ÇED olumlu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptaline karar verildiği, bu kararların Danıştay Altıncı Dairesinin 23/09/2021 tarih ve E:2021/5022, K:2021/10064.

E:2021/6778, K:2021/10066 ve E:2021/5388, K:2021/10065 sayılı kararlarıyla onanarak kesinleştiği,

Yargı yerlerince hukuka aykırı bulunan idari işlemler hakkında verilen iptal kararlarının, varlıklarını hukuka uygunluk karinesinden yararlanmak suretiyle sürdüren idari işlemleri tesis edildikleri tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırdığı, bir başka deyişle, yargı kararıyla iptal edilen idari işlemlerin tesis edildikleri tarihten itibaren tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalktığı, dolayısıyla, yargı kararıyla iptal edilen idari işleme bağlı olarak tesis edilen diğer işlemlerin de hukuka aykırı hale geldiği,

Bu durumda; dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile özel endüstri bölgesi olarak ilan edilen alanda gerçekleştirilmesi planlanan ... Üretim Tesisi Yatırım Projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının, kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşen yargı kararlarıyla iptaline karar verildiğinden, tesis edildiği tarihten itibaren tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalktığı, dolayısıyla, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın tesis edildiği tarih itibarıyla da, özel endüstri bölgesi olarak ilan edilmesi istenilen alanda gerçekleştirilmesi planlanan yatırım projesine ilişkin olarak alınmış hukuka uygun bir ÇED olumlu kararı bulunduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığı,

Bu haliyle, dava konusu 27/03/2020 tarih ve 2318 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı tesis edilirken dayanak alınan 10/03/2020 tarih ve 5835 sayılı ÇED olumlu kararının hukuka aykırılığının yargı kararıyla tespit edilerek iptaline karar verilmesi ve tesis edildiği tarihten itibaren tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkarak hukuk aleminde hiç doğmamış hale gelmesi nedeniyle dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davalı idareler tarafından; dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın tesis edildiği tarihte hukuken geçerli bir ÇED olumlu kararının bulunduğu, ÇED olumlu kararının daha sonraki bir tarihte iptal edilmiş olmasının, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptal edilmesi için tek başına yeterli bir sebep olmadığı, salt iptal kararına göre değil, iptal kararının gerekçesine göre değerlendirme yapılması gerektiği, ÇED olumlu kararının iptaline ilişkin yargı kararının gerekçesine bakıldığında, ÇED olumlu kararının, projenin çevre üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle uygulanmasında sakınca görüldüğü için iptaline karar verilmediği,

yetersiz şekilde hazırlandığı gerekçesiyle iptaline karar verildiği, bu eksikliklerin tamamlanarak projeyle ilgili yeniden ÇED olumlu kararı verilebileceği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idareler yanında müdahil tarafından; idari işlemlerin tesis edildikleri tarih itibarıyla hukuka uygunluk denetimine tabi tutulması gerektiği, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yasal düzenlemelerde belirtilen gerekliliklerin tümünün yerine getirildiği, dava konusu işlemin hukuka uygunluğu değerlendirilirken, tamamen farklı bir idari işlem olan ÇED olumlu kararının hukuka aykırılığının incelenmesinin kabul edilemeyeceği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır..

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davalı idareler yanında müdahilin duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin ve davalı idareler yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine, 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 04/06/2024 tarih ve E:2020/2492, K:2024/2373 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareler yanında müdahile iadesine, 4. Kesin olarak, 20/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun "Özel endüstri bölgeleri" başlıklı 4/Ç maddesinin dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde; "Üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunan, arazi alanı yüz elli bin metrekareden büyük, kurulduğu dönemde geçerli olan imar plânları uyarınca gerekli izinleri alarak faaliyete geçmiş ve yeni yapılacak yatırım yeri için en az elli bin metrekare tevsi imkânı sağlayan alanlar veya üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunmayan, iki yüz bin metrekareden büyük alanlar gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine, Cumhurbaşkanınca özel endüstri bölgesi olarak ilan edilir.

Özel endüstri bölgesi ilan edilecek alanlarda;

a) Gerçekleştirme süresi beş yılı geçmemek üzere 213 sayılı Kanun uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranına göre güncellenmek kaydıyla en az dört yüz milyon Türk lirası tutarında yeni yatırım taahhüdünde bulunulması,

b) Başvuru sahibi gerçek veya tüzel kişilerin, önerilen alanın en az %51’inin mülkiyetine ve/veya varsa süreleri ile sınırlı olmak kaydıyla irtifak hakkına veya kullanma iznine sahip olması,

c) Yeni yatırıma ilişkin “ÇED Olumlu” kararı veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınmış olması,

şartları aranır..." hükmü yer almaktadır.

06/08/2019 tarih ve 30854 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, ÇED, çevresel etki değerlendirmesi olarak; (j) bendinde, özel endüstri bölgesi, önerilen alanın en az %51’inin mülkiyetine ve/veya varsa süreleri ile sınırlı olmak kaydıyla irtifak hakkına veya kullanma iznine sahip gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine ilan edilebilecek endüstri bölgesi olarak tanımlanmış; "Yer seçimi ve ilan" başlıklı 33. maddesinde ise, "(1) Bakanlıkça uygun bulunan başvurular için; bu Yönetmeliğin 5, 6 ve 7 nci maddelerinde açıklandığı şekilde yer seçimi etüdü yapılır ve özet değerlendirme raporu hazırlanır.

(2) ÇED mevzuatı uyarınca “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınmasının ardından; alanın, Cumhurbaşkanı kararı ile özel endüstri bölgesi olarak ilan edilmesine karar verilir.

(3) Başvuru sahibinin, Cumhurbaşkanı kararından önce özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecek alanların yönetim ve işletilmesinden sorumlu olmak üzere 6102 sayılı Kanuna göre bir anonim şirket kurması zorunludur.

(4) Özel endüstri bölgesi olarak ilan edilen alanlar yatırım için gerekli olan sosyal, idari, lojistik, ticari ve benzeri faaliyetler haricinde hiçbir şekilde başka amaçlarla kullanılamaz." düzenlemesine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; ... Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ'nin 11/09/2019 tarihli başvurusu üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından endüstri bölgeleri mevzuatı uyarınca gerekli iş ve işlemlerin gerçekleştirildiği, özel endüstri bölgesi olarak tescil edilmesi istenilen alanda hisselerinin tamamı ... Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ait olan ... Petrokimya Anonim Şirketi tarafından gerçekleştirilmesi planlanan ...

Üretim Tesisi Yatırım Projesi ile ilgili ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının alındığı, ayrıca yukarıda anılan mevzuat çerçevesinde özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecek alanda gerçekleştirilmesi planlanan yeni yatırıma ilişkin "ÇED Olumlu" kararı alınmış olması dışında aranan şartların da davalı idareler yanında davaya müdahale eden şirket tarafından sağlandığı, bunun üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile başvurunun Cumhurbaşkanlığına iletildiği ve dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edilen alanda gerçekleştirilmesi planlanan projeye ilişkin ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararı, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın tesis edildiği tarihten sonra verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.... E:..., K:....

E:..., K:... sayılı kararlarıyla, gerçekleştirilmesi planlanan polipropilen üretimi faaliyetinin hammadde temininden itibaren tüm aşamalarının ÇED raporunda açık şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekirken projede birtakım belirsizlik ve eksiklikler bulunduğu, ÇED raporunda her ne kadar deniz alanında hiçbir faaliyette bulunulmayacağı belirtilmiş ise de, kurulması planlanan polipropilen üretim tesisinin faaliyete geçebilmesi için gerekli olan hammaddenin tesise ne şekilde getirileceğinin ÇED raporunda belirtilmediği, dolayısıyla hammaddenin tesise taşınması sırasında çevrenin nasıl etkileneceğine dair öngörünün belirsiz olduğu,

ÇED raporunda belirtilen su ihtiyacının somut olarak hangi kaynaktan karşılanacağının belirsiz olduğu, Deliçay Deresiyle ilgili herhangi bir etüt çalışması yapılmadığı, bilirkişi raporunda akım gözlem istasyonu tarafından elde edilen verilere göre Deliçay deresinin sürekli akıma sahip bir dere olmadığı ve yılda en az altı ay boyunca su temin etmenin mümkün olmayacağının belirtildiği, proje sahibi tarafından su kullanımına ilişkin gölet projesi, yer altı suyu temini seçeneklerinden bahsedilmekle birlikte bu konuda hiçbir somut belirlemeye gidilmediği,

üretim prosesine bağlı olarak oluşacak ve arıtma sonrası deniz ortamına bırakılacak atık suyun karakteristik özelliklerini belirleme çalışmaları yapılmadığı, Merkezi Atıksu Arıtma Tesisi Tip Proses Akım Şemasının bu tesisin atıksularını arıtmak için yeterli ve uygun arıtım proseslerine sahip olmadığı, bu konuda ÇED raporunda belirtilen fiziksel, kimyasal ve biyolojik arıtma uygulanacağı ve gerekli mühendislik hizmetinin alınacağı şeklindeki taahhütlerin somut ve denetime elverişli olmadığı,

söz konusu eksiklikler nedeniyle bilirkişilere projenin çevre üzerindeki olası olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının saptanabilmesi için değerlendirme yapılabilme olanağı bırakılmadığı,

buna göre bilirkişi raporunda yer verilen tespitler bağlamında, belirtilen hususlarda çevrenin korunmasına yönelik somut çözümler ve gerekçeler üretmekten uzak ve yetersiz şekilde hazırlandığı anlaşılan ÇED raporuna dayalı olarak verilen "ÇED olumlu" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş ve anılan kararlar, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/09/2021 tarih ve E:2021/5022, K:2021/10064.

E:2021/6778, K:2021/10066 ve E:2021/5388, K:2021/10065 sayılı kararlarıyla onanarak kesinleşmiştir.

Bununla birlikte, iptal kararlarının gerekçesiyle bir bütün olduğu ve bu gerekçe dikkate alınarak uygulanması gerektiği de açıktır. Anılan iptal kararının incelenmesinden; ÇED Olumlu kararının, birtakım eksiklik ve belirsizlikler içeren ÇED raporuna dayalı olarak verilmesi nedeniyle iptal edildiği, bahse konu eksiklik ve belirsizliklerin ise her zaman düzeltilip giderilebilecek nitelikte olduğu görülmektedir.

Bu durumda, uyuşmazlıkta, yukarıda anılan mevzuat çerçevesinde özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecek alanda gerçekleştirilmesi planlanan yeni yatırıma ilişkin "ÇED Olumlu" kararı alınmış olması dışında aranan şartların tamamının müdahil şirket tarafından sağlandığı da dikkate alındığında; ilgili alanın özel endüstri bölgesi olarak ilan edilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle açılan işbu davanın esası hakkında karar verilmeden önce, ÇED Olumlu kararının iptaline ilişkin kesinleşen yargı kararındaki gerekçeler doğrultusunda eksiklik ve belirsizliklerin giderilip giderilmediğinin araştırılması,

giderilmiş bulunması halinde -diğer koşulların tamamının sağlanması nedeniyle- davanın reddine karar verilmesi, giderilmemiş bulunmamakla birlikte giderilmesi amacıyla çalışmalara başlanması ve bu çalışmaların kesintisiz bir şekilde devam etmesi halinde bu hususun makul bir süre bekletici mesele yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Bu itibarla, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın tesis edildiği esnada hukuken geçerli bir şekilde mevcut olan ÇED olumlu kararının daha sonraki bir tarihte iptal edilmesinin dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nı tek başına hukuka aykırı hale getirmeyeceği, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden, davalı idareler ve davalı idareler yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulü ve Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/2012, K. 2024/2929, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Iı- (Davalılar Yanında Müdahil)
  4. İstemin Konusu
  5. Yargılama Süreci
  6. Temyiz Edenlerin İddiaları
  7. Karşı Tarafın Savunması
  8. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/2012
Karar No
2024/2929
Tarih
20 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2024/2015 K.2024/5244
  • Danıştay 9. Daire E.2024/2017 K.2024/5790
  • Danıştay 13. Daire E.2024/2018 K.2024/4563
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2020 K.2024/2931
  • Danıştay 6. Daire E.2024/2022 K.2024/7048
  • Danıştay 12. Daire E.2024/2024 K.2024/4798

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.