İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2220 K.2025/893

2- ... 3- ... 4- ... VEKİLLERİ : Av. ...

Esas2024/2220Karar2025/893Tarih24 Nisan 2025Okuma10 dk · 2.081 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/2220 E., 2025/893 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
24 Nisan 2025
Esas No
2024/2220
Karar No
2025/893
Temyiz edenler
1- (DAVACI): ...
Vekili
Av. ...
2- (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Diğer davacılar
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.081 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

2- ... 3- ... 4- ... VEKİLLERİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/11/2023 tarih ve E:2020/629, K:2023/5909 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: 15/11/2019 tarih ve 30949 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 4. maddesinin (ç) bendi ile asıl Yönetmeliğin, 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendine eklenen (7) numaralı alt bendin ve 26. maddesiyle asıl Yönetmeliğin Geçici 3. maddesine eklenen 5. fıkranın iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/11/2023 tarih ve E:2020/629, K:2023/5909 sayılı kararıyla;

Anayasa'nın 48. ve 49. maddeleri, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 3., 4., 5. ve 34. maddeleri, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 477. maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 12. maddesi, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesi, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 9. maddesi ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 2., 4., 6., 7., 14., 24., 41. ve Geçici 3. maddelerine atıfta bulunularak,

Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendinin (7) numaralı alt bendinin, "Servis taşımaları faaliyetinde bulunmak üzere D4 yetki belgesi talep edenler için, (2) ve (4) numaralı alt bentlerde yer alan hükümler ile 24 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan hüküm aranmaz." kısmının incelenmesi:

2 numaralı alt bent yönünden;

Düzenleme ile, servis taşımacılığı faaliyetinde bulunmak üzere D4 yetki belgesi talep edenlerin, il içi ya da 100 kilometreyi aşmayan şehirler arası taşımacılık yapılması durumuna göre, gerçekleştirilecek faaliyetin, arz/talep dengesi ile taşıma düzeni yönünden sakınca oluşturmayacağına ilişkin yetkili merciilerden karar alma ve bu kararda kullandırılacak taşıma hatları/güzergahları ile taşıt belgesine kaydedilecek taşıtların sayısı ve koltuk kapasitelerinin belirtilmesine ilişkin yükümlülükten muaf tutulduğu,

Servis taşımacılığında, taşınan öğrenci ve personelin ikametgahlarına en yakın noktalardan toplanarak varış noktası olan okul ve iş yerine ulaştırılmasının amaçlandığı, bu taşımacılığa ihtiyaç duyan yolcuların, iller arası/il içi yeterli ulaşım arzı olsa dahi, zamanında, en uygun araçla ve doğrudan varış noktasına ulaşma konusundaki talebinin, yalnızca bu taşımacılığa özgü araçlarla karşılanabileceği, servis taşımacılığının niteliğine uygun olan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı,

4 numaralı alt bent yönünden;

Düzenleme ile, servis taşımacılığı faaliyetinde bulunmak üzere D4 yetki belgesi talep edenler hakkında, sadece tarifesiz taşımacılık yapmak üzere D4 yetki belgesi düzenlenmeyeceği ve yetki belgelerinde geçerli bir hattının bulunması gerektiği yönündeki kuralın uygulanmayacağının kurala bağlandığı, bu kişiler için sadece servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi düzenleneceğinden, söz konusu şartların aranmamasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı,

24. maddenin 2. fıkrasının (b) bendi yönünden;

Tahditli ticari plaka uygulamasının, toplu taşıma araçlarının, tahdit kararı alınan belediye sınırları dahilindeki vatandaşların ihtiyacına yetecek sayıda sabitlenerek gerek halkın ihtiyacının karşılanması gerekse kaynak israfının önlenmesi; ayrıca tahditli araçların kayıt altına alınması suretiyle kaçak taşımacılığın engellenmesi amaçlarıyla getirildiği, bunun doğal sonucu olarak, tahditli plakalı araçların taşıma yetkilerinin de tahdit kararı verilen bölge ile sınırlı olduğu,

Dava konusu düzenleme ile, tahditli plakalı araçların servis taşımacılığında kullanılmak üzere D4 yetki belgesi eki taşıt belgesine kaydedilerek, bu araçlarla tahdit kararı alınan yer sınırlarını aşarak taşımacılık yapmasına izin verildiği, bu durumun özellikle belediyelerce yapılan ulaşım planları, programları ve ihtiyaç analizi sonucu belli bir bölgenin toplu taşıma ihtiyacını karşılamaya yetecek plaka sayısının belirlenmesine yönelik işlemlerin boşa çıkmasına, tahditli plakalı araçlarla yapılan şehir içi taşımacılıktaki arz/talep dengesinin bozulmasına,

meydana gelecek arz eksikliğinin tamamlanması için plaka sayısının artırılması durumunda da trafiğe çıkan araç sayısı yönünden öngörülemez bir durumun ortaya çıkmasına sebep olabileceği, sayısı belediyeler/UKOME'ce belirlenen tahditli plakalı araçlarla yürütülen şehir içi taşımacılığı da ilgilendiren bir hususta 5393 ve 5216 sayılı Kanun'larda belediyelere tanınan yetkilerin kullanılmasını güçleştirecek olan düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı,

Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendinin (7) numaralı alt bendinin, "Ancak, bu alt bent kapsamında faaliyet gösteren/gösterecek firmaların, yolcu toplama noktalarının 41 inci maddenin onikinci fıkrasına uygun olması ve bu noktaların bir il için 3'ten fazla olmaması şarttır." kısmının incelenmesi:

Düzenlemede, servis taşımacılığı faaliyetinde bulunan/bulunacak D4 yetki belgesi sahiplerinin yolcu toplama noktaları ile ilgili uyması gereken yükümlülük ve sınırlamalara yer verildiği, davacılar tarafından D2 yetki belgesi kapsamında yolcu taşımacılığı yapıldığından, söz konusu düzenlemenin, davacıların menfaatini ihlal eder bir yanının bulunmadığı, bu kısım yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği,

Yönetmeliğin, Geçici 3. maddesinin 5. fıkrasının incelenmesi;

Davalı Bakanlığın, yetki belgelerinin kapsamı, taşımacıların yerine getirmesi gereken şartlar ile hizmetin yürütülme esaslarını belirleme görev ve yetkisinin bulunduğu, 15/11/2019 tarihinden önce D2 yetki belgesi ile belediye sınırlarını aşan il içi ve şehirler arası servis taşımacılığı faaliyetini yürütenlerin, durumlarını 31/12/2021 tarihine kadar Yönetmeliğe uygun hale getirmelerini öngören düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,

Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendinin (7) numaralı alt bendinde yer alan; "...ile 24 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan hüküm..." kısmının iptaline, (7) numaralı alt bentte yer alan "Ancak, bu alt bent kapsamında faaliyet gösteren/gösterecek firmaların, yolcu toplama noktalarının 41 inci maddenin onikinci fıkrasına uygun olması ve bu noktaların bir il için 3'ten fazla olmaması şarttır." kısmı yönünden davanın ehliyet yönünden reddine, Yönetmeliğin dava konusu diğer kısımları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu düzenlemeler uyarınca D2 yetki belgesi ile şehirlerarası servis taşımacılığı yapanların, bu faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için D4 yetki belgesi almak zorunda bırakıldıkları, bu durumun D2 yetki belgesi sahiplerinin kazanılmış haklarını ihlal ettiği, mevzuatla belediyelere tanınan görev ve yetki alanında kalan hususlarda, servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi alacaklara bir takım muafiyetler tanınmasının hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın davanın reddi ile davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, tahditli plakalı araçların, tahdit kapsamındaki yolcu taşıma faaliyetlerini aksatmadıkları sürece D4 yetki belgesi kapsamında çalışmalarına imkan tanındığı, düzenlemenin belediye sınırları dışına/dışından yapılacak servis taşımacılığına yönelik talep ve ihtiyaçlar dikkate alınarak yapıldığı, düzenlemenin hukuka, kamu yararına ve taşımacılık faaliyetinin niteliğine uygun olduğu, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın davanın reddi ile davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısımlarının usul ve hukuka uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ

Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı idarenin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma isteği yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davalarının, idarî işlemler hakkında menfaatleri ihlâl edilenler tarafından, tam yargı davaları da idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Sekizinci Dairesi kararının, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı dışındaki kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendinin (7) numaralı alt bendinde yer alan, "Ancak, bu alt bent kapsamında faaliyet gösteren/gösterecek firmaların, yolcu toplama noktalarının 41 inci maddenin onikinci fıkrasına uygun olması ve bu noktaların bir il için 3'ten fazla olmaması şarttır." cümlesine gelince;

2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" kavramı, doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.

İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulu, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılmasına ve sürdürülmesine ilişkin bir husus olup, kişisel menfaat ihlali kavramının, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.

Danıştayın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için, idari kararın davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği sonucunu doğurmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının dava konusu düzenleme tarihi (15/11/2019) itibarıyla D2 yetki belgesi ile iller arası servis taşımacılığı yaptığı anlaşılmaktadır. 15/11/2019 tarihli değişiklik ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendine eklenen (7) numaralı alt bendin 1. cümlesinde, servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi talep edenlerin, Yönetmelikte taşımacılar için öngörülen bir takım yükümlülüklerden muaf oldukları.

2. cümlesinde, bu alt bent kapsamında faaliyet gösteren/gösterecek taşımacıların, belediye sınırları içindeki terminal dışı indirme/bindirme cepleri için UKOME ve/veya il/ilçe trafik komisyonlarından izin almaları gerektiği, bu noktaların ise bir il için 3'ten fazla olamayacağı.

Yönetmeliğin geçici 3. maddesine eklenen 5. fıkrada ise, dava konusu düzenlemelerin yürürlüğe girdiği tarihten önce servis taşımacılığı faaliyetinde bulunan D2 yetki belgesi sahiplerinin, durumlarını 31/12/2021 tarihine kadar bu Yönetmeliğe uygun hale getirmek zorunda oldukları düzenlemiştir.

Uyuşmazlık, yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde; dava konusu düzenleme tarihi (15/11/2019) itibarıyla, D2 yetki belgesi ile iller arası servis taşımacılığı yapan davacının, bu faaliyetini devam ettirebilmesi için, 31/12/2021 tarihine kadar D4 yetki belgesi almak zorunda bırakıldığı,

servis taşımacılığı yapmak üzere alacağı D4 yetki belgesi kapsamında yürüteceği taşımacılık faaliyetinin de, bir takım yükümlülük ve sınırlamalara (belediye sınırları içinde terminal dışındaki indirme/ bindirme cepleri için UKOME ve/veya il/ilçe trafik komisyonlarından izin alma ve bu noktaların bir il için 3'ten fazla olamaması) tabi tutulduğu hususları dikkate alındığında, Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendine eklenen (7) numaralı alt bendinde yer alan "Ancak, bu alt bent kapsamında faaliyet gösteren/gösterecek firmaların,

yolcu toplama noktalarının 41 inci maddenin onikinci fıkrasına uygun olması ve bu noktaların bir il için 3'ten fazla olmaması şarttır." cümlesinin davacının menfaatini ihlal ettiği, anılan düzenlemenin iptalini istemede davacının sübjektif ehliyetinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, temyize konu Daire kararının davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine, 2. Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 16/11/2023 tarih ve E:2020/629, K:2023/5909 sayılı kararının, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, kararın diğer kısımlarının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 24/04/2025 tarihinde, kararın iptale ve davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısımları yönünden oyçokluğuyla, diğer kısımları yönünden oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendine eklenen (7) numaralı alt bendinde yer alan "Ancak, bu alt bent kapsamında faaliyet gösteren/gösterecek firmaların, yolcu toplama noktalarının 41 inci maddenin onikinci fıkrasına uygun olması ve bu noktaların bir il için 3'ten fazla olmaması şarttır." cümlesi yönünden, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın bahse konu kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara kısmen katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX- Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 7. maddesinde.

D4 yetki belgesi talep edenlerin, iliçi ve yüz kilometreye kadar şehirlerarası taşımalarda, D4 yetki belgesi düzenlenmesinin o ildeki mevcut arz/talep dengesi ve taşıma düzeni bakımından bir sakıncası olmadığına dair ilgili İl Trafik Komisyonu veya UKOME kararlarını Bakanlığa sunmaları ve bu kararda, düzenlenecek D4 yetki belgesi için kullandırılacak taşıma hatları/ güzergahları ile taşıt belgesine kaydedilecek taşıtların sayısı ve koltuk kapasitelerinin belirtilmesi zorunlu kılınmasına rağmen, servis taşımacılığı faaliyetinde bulunmak üzere D4 yetki belgesi talep edenler,

anılan Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendine eklenen (7) numaralı alt bendinde yer alan "...(2) ... numaralı alt bentlerde yer alan hükümler ..." ibaresi ile, bahse konu yükümlülüklerden muaf tutulmuşlardır.

Anılan düzenlemelerin; büyükşehirlerde iller arasında, büyükşehir olmayan illerde ilçeler arasında yapılan servis taşımacılığı faaliyetlerinin kolaylaştırılması, özellikle öğrenciler ve fabrika çalışanlarının yakın il ve ilçeler arasındaki ulaşım faaliyetlerinin sekteye uğratılmaması amacıyla, kamu yararı gözetilerek ve karayolu taşıma mevzuatının Bakanlığa verdiği yetki çerçevesinde yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, belediye sınırları dışına/dışından yapılacak öğrenci/personel servis taşımacılığına ilişkin vatandaş ve sektör talepleri ile servis taşımacılığının niteliği dikkate alınarak tesis edildiği anlaşılan, Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendinin (7) numaralı alt bendinde yer alan; "...ile 24 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan hüküm..." ibaresinde, hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara kısmen katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/2220, K. 2025/893, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunmaları
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nin Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Karşı Oy
  13. Karşı Oy
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/2220
Karar No
2025/893
Tarih
24 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2024/2244 K.2025/1396
  • Danıştay 7. Daire E.2024/2244 K.2025/1659
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2294 K.2025/769
  • Danıştay 2. Daire E.2024/2310 K.2025/1685
  • Danıştay 4. Daire E.2024/2312 K.2025/2374
  • Danıştay 13. Daire E.2024/2342 K.2025/1595

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.