İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2641 K.2025/30

2- ... Dağıtım AŞ VEKİLİ : Av. ...

Esas2024/2641Karar2025/30Tarih15 Ocak 2025Okuma11 dk · 2.218 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/2641 E., 2025/30 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
15 Ocak 2025
Esas No
2024/2641
Karar No
2025/30
Temyiz edenler
I-(DAVACI) : ...
Iı-(davalılar)
1-...
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.218 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

2- ... Dağıtım AŞ VEKİLİ : Av. ...

DAVALI İDARELER YANINDA

MÜDAHİL

... Dağıtım AŞ VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Altıncı Dairesinin 16/05/2024 tarih ve E:2023/454, K:2024/3061 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Karar eki liste ve haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen taşınmazların enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla, Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 08/12/2022 tarih ve 32037 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/12/2022 tarih ve 6449 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, davacıya ait Artvin ili, Şavşat ilçesi, ... Köyü, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 16/05/2024 tarih ve E:2023/454, K:2024/3061 sayılı kararıyla;

Anayasa'nın 35.,123., 125. maddeleri ve 138. maddesinin 4. fıkrası; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6. ve 27. maddeleri ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesine yer verilerek,

Yer verilen emredici hukuk kurallarına göre, idarelerin yargı kararlarını gecikmeksizin uygulaması yasal bir zorunluluk olup, idarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem tesis etmesi ya da eylemde bulunmak zorunda olmasının, aynı zamanda hukuk devleti olmanın da bir gereği olduğu, yargı kararlarının uygulanması bakımından idarenin ''bağlı yetki'' içerisinde bulunduğu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrası uyarınca da, idarenin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını "aynen" ve "gecikmeksizin" uygulamaktan başka bir seçeneğinin bulunmadığı,

Dosyanın ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacı tarafından, Artvin ili, Şavşat ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde kurulması planlanan enerji nakil hatlarına ilişkin projenin tadili istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ Genel Müdürlüğü Yatırımlar İzleme Dairesi Başkanlığının 15/09/2021 tarihli işlemi ile reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle ...

İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı.

İdare Mahkemesince proje alanında 10/04/2023 tarihinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişilerce Mahkemeye sunulan 19/06/2023 havale tarihli raporda, enerji nakil hattının D18, D17, D16, D15 pilonları boyunca doğrusal olduğu, ancak davacının evinin üzerinde bulunan D15-D14 pilonları arasındaki hattın doğrusallıktan keskin bir şekilde saptığı ve bu durumun hattın güvenliği yönünden sakınca oluşturduğu,

D15 pilonunun davacının evinin kuzeyine doğru kaydırılmasının mümkün olduğu ve bu şekilde bir güzergâh değişikliği yapılması halinde, hem davacının taşınmazı üzerindeki tasarruf hakkında meydana gelen kısıtlamanın ortadan kalkacağı, hem de söz konusu sapmanın azalarak enerji nakil hattının doğrusallığının ve dolayısıyla da güvenliğinin artacağı, aynı zamanda güzergah mesafesinin de kısalması sonucunu doğuracak olan bu durumun, ağaç kesimleri nedeniyle zarar verilecek olan orman alanlarını azaltarak doğanın korunmasına ve kamulaştırma maliyetlerinin azalmasına katkı sağlayacağı yönündeki tespitlere yer verildiği.

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla da, söz konusu tespitler doğrultusunda, davacının evinin üzerinden geçen D15 numaralı pilonun yerinin kamu yararına aykırı surette belirlendiği, enerji nakil hattının bütünüyle değiştirilmesi gerekmemekle birlikte, davacının evinin üzerine tekabül eden ve bilirkişi raporunda kamu yararına aykırı bulunan D15 numaralı pilon yerinin değiştirilmesinin kamu yararına uygun olacağı, dolayısıyla,

davacının enerji nakil hatlarına ilişkin projede değişik yapılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçeleriyle anılan işlemin iptaline karar verildiği; bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise henüz sonuçlanmadığı; bakılmakta olan davaya konu Cumhurbaşkanı Kararı'nın ise, söz konusu davanın sonucu beklenmeden tesis edildiğinin anlaşıldığı,

Bu durumda; Mahkeme kararlarına tam olarak uyulmasının idareler açısından yasal bir yükümlülük olduğu dikkate alınarak, ... İdare Mahkemesinin özetlenen yargılama süreci henüz tamamlanmadan, davacıya ait taşınmazı da kapsar şekilde tesis edilen dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Kamulaştırma Kanunu'nun yer verilen maddelerindeki usule uygun olarak gerçekleştirilmiş olmakla birlikte, anılan Mahkemenin, davacıya ait taşınmazın enerji nakil hattı güzergahı kapsamına dahil edilmesinin kamu yararına ve dolayısıyla hukuka aykırı olduğu yönündeki iptal gerekçesine aykırı olarak tesis edildiği ve bu nedenle de hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,

Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik kısmının iptaline karar verilerek, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, sadece Rize İdare Mahkemesinin iptal kararına dayanılması nedeniyle anılan davada aleyhe karar çıkması durumunda mağduriyet yaşayacağı, oysa uyuşmazlıkta acelelik halinin de bulunmadığı; dilekçe ret ile karşılaşmamak adına dava dilekçesinde talep edilmemişse de, enerji nakil hatlarının bütünlüğü gözetilerek, tamamının (Hanlı HES-1, Hanlı HES-2, Kireçli, Susuz, Zİyaret ENH), mümkün değilse taşınmazının isabet ettiği Hanlı HES-2 ENH'nin, bu da olmazsa taşınmazına ilişkin kısmının projeye yönelik hukuka aykırılıklar ve acelelik halinin değerlendirilmesi suretiyle iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idareler tarafından, Daire kararının ve dayandığı Rize İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde her ne kadar sadece D15 nolu pilonun yerinin değiştirilmesinin yeterli olacağı belirtilmiş ise de, yapılacak bu değişikliğin, projenin değişmesine sebep olacağı.

D14 numaralı direkten D16 numaralı direğe geçerken doğrusal bir güzargah seçilmesi durumunda, yeni bir enerji nakil hattı koridoru oluşacak olup, bu durumda orman arazisinden direk dikimi için yol açılması gerekeceği ve bunun doğa tahribatına yol açacağı; davacının talebi ile kamulaştırma işleminin iptal edilmesi halinde 11 adet taşınmaz ve hak sahibinin de kamulaştırma bedelini alamadığı, idarenin bu 11 adet dava için yaptığı masraflar nedeniyle, kamunun zarara uğrayacağı; davacı kendini vekil ile temsil ettirmediği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuş, Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ ve davalılar yanında davaya katılan tarafından ise savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen reddi ile Daire kararının esas yönünden gerekçeli olarak onanması, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik kısmının bozularak, vekil ile temsil edilmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Davacının temyiz istemi yönünden;

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Altıncı Dairesi kararı, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın dayanağı güzergaha yönelik yargı kararı dikkate alınarak değerlendirilmesi ile işlemin sadece uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik kısmının iptali yönüyle Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davalı idarelerin temyiz istemleri yönünden;

Yargı yerlerince hukuka aykırı bulunan idari işlemler hakkında verilen iptal kararları, varlıklarını hukuka uygunluk karinesinden yararlanmak suretiyle sürdüren idari işlemleri tesis edildikleri tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırır. Bir başka deyişle, yargı kararıyla iptal edilen idari işlemler tesis edildikleri tarihten itibaren tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkar. Dolayısıyla, yargı kararıyla iptal edilen idari işleme bağlı olarak tesis edilen diğer işlemler de hukuka aykırı hale gelir. İptal kararlarının bu özelliği, dava konusu idari tasarruftan önceki hukuki durumun sağlanması gereğinden kaynaklanmakta olup, iptal kararları, iptal edilmiş olan idari işlemi hukuk aleminde hiç doğmamış hale getirmektedir.

Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, Artvin ili, Şavşat ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde kurulması planlanan enerji nakil hatlarına ilişkin projenin tadili istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ Genel Müdürlüğü Yatırımlar İzleme Dairesi Başkanlığının 15/09/2021 tarihli işlemi ile reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada, ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının evinin üzerinden geçen D15 numaralı pilonun yerinin kamu yararına aykırı surette belirlendiği, enerji nakil hattının bütünüyle değiştirilmesi gerekmemekle birlikte, davacının evinin üzerine tekabül eden ve bilirkişi raporunda kamu yararına aykırı bulunan D15 numaralı pilon yerinin değiştirilmesinin kamu yararına uygun olacağı, dolayısıyla, davacının enerji nakil hatlarına ilişkin projede değişik yapılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verilmiştir.

Acele kamulaştırma kararının tesis edildiği 07/12/2022 tarihinde ... İdare Mahkemesinin enerji nakil hattı güzergahına yönelik iptal kararı mevcut olmadığından, dava konusu işlemin, iptal kararının gerekçesine aykırı olarak tesis edildiğinden bahsetmeye olanak bulunmamaktaysa da, anılan yargı kararı nedeniyle dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın davacıya ait taşınmaz yönünden bir dayanağının kalmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu haliyle, Cumhurbaşkanı Kararı'nın dayanağı güzergahın davacının taşınmazına ilişkin kısmının yargı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında, acele kamulaştırma kararının davacının taşınmazına yönelik kısmının dayanağının ortadan kalkmış olması nedeniyle, işlemin uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmında bu yönüyle hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu durumda, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının iptali yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan, temyiz istemine konu karara ilişkin dosya incelendiğinde, davacının huzurdaki davada vekil ile temsil edilmediği halde davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmektedir.

2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulüne tabi olan davada bozma kararı üzerine bozulan kısım yönünden Kurulumuzca yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, vekil ile temsil edilmeyen davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin olanaklı olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 16/05/2024 tarih ve E:2023/454, K:2024/3061 sayılı kararının, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın dayanağı güzergaha yönelik yargı kararı dikkate alınarak değerlendirilmesi ile işlemin sadece uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik kısmının iptaline karar verilmesi yönünden ONANMASINA,

3.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen reddine,

4.Daire kararının acele kamulaştırma kararının uyuşmazlık konusu taşınmaza yönelik kısmının iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,

5.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile Daire kararının davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,

6.Davacı, vekil ile temsil edilmediğinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7.Kesin olarak, 15/01/2025 tarihinde esas yönünden oyçokluğu, vekalet ücreti yönünden oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde, “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” gerekli olan taşınmaz malların acele kamulaştırma işlemine konu edilebileceği belirtilmiştir.

Anılan maddede, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, "aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller" bakımından Kanun'da açık bir düzenleme bulunmadığından, sebep unsuru bakımından idareye takdir yetkisi tanındığı açıktır.

İdarenin takdir hakkının kullanıldığı işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinde, idarenin takdir hakkını ortadan kaldıracak şekilde yargı kararı verilmesinden kaçınılması hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu gibi, aynı zamanda Anayasanın 125. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen; yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı; yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği yolundaki hükmün de zorunlu bir sonucudur.

Bu bakımdan "açık takdir hatası" ve/veya "ölçülülük ilkesine aykırılık" halleri hariç, idareye tanınan takdir yetkisi üzerinde yargısal tasarrufta bulunulmamalıdır.

İdareye tanınan takdir hakkının, kişilerin mülkiyet hakkı üzerinde etki doğurduğu tartışmasızdır. Mülkiyet hakkı gerek Anayasa'nın 35. maddesinde, gerekse taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınmıştır.

Anayasa'nın bahse konu 35. maddesinde, mülkiyet (ve miras) hakkının, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, ifade edilmiştir. Bu durumda, acele kamulaştırma işleminin Cumhurbaşkanı Kararına dayandığı hallerde, Cumhurbaşkanınca kullanılan takdir hakkı (yasal dayanağı bulunduğundan), kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığı noktasında denetime tabi tutulmalıdır.

Sonuç olarak, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde Cumhurbaşkanına tanınan takdir yetkisinin hukuka uygunluk denetiminin; acele kamulaştırma işleminin kamu yararı amacına hizmet edip etmediği ve kamu yararı ile davacıların kişisel çıkarları arasında adil bir dengenin bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.

Kanunun açık lafzında yer almayan "özel ve istisnai koşulların" gerçekleşip gerçekleşmediğinin aranılması, sosyal ve ekonomik politikalar üzerinde yargısal denetim yapma anlamı taşıyacağından, kabulü olanaklı değildir.

Buna göre, hangi kamu hizmetleri için acele kamulaştırma yönteminin kullanılacağı hususu, hizmetin niteliği, özelliği, mahalli ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerektiği hususlarının hizmeti yürüten idarece belirlenip takdir edileceği gerçeği karşısında, belirtilen hususların somut bir şekilde hukuken geçerli bilgi ve belgeler ile ortaya konulması halinde Kanun'da öngörülen acele kamulaştırma koşullarının gerçekleşmiş olduğunun kabulü gereklidir.

Dolayısıyla, aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen işlerde, "kamu yararı" ölçütü ve kamu yararının ve acelelik halinin belirlenmesi hususunda Cumhurbaşkanına tanınan "takdir yetkisi" çerçevesinde yargılamanın yapılması gerekmektedir.

Çünkü, Cumhurbaşkanınca alınan acele kamulaştırma kararlarının asıl sebebini, karara konu taşınmazların bulunduğu alanlarda gerçekleştirilmesi planlanan projelerin biran evvel hayata geçirilmesi gerekliliğinin bizzat Cumhurbaşkanı makamınca takdir edilmesi oluşturmaktadır.

Uyuşmazlıkta her ne kadar Daire tarafından, davacının kurulması planlanan enerji nakil hatlarına ilişkin projenin tadili istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ Genel Müdürlüğü Yatırımlar İzleme Dairesi Başkanlığının 15/09/2021 tarihli işlemi ile reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada, ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olduğu, davaya konu Cumhurbaşkanı Kararı söz konusu davanın sonucu beklenmeden ve anılan Mahkemenin, davacıya ait taşınmazın enerji nakil hattı güzergahı kapsamına dahil edilmesinin kamu yararına ve dolayısıyla hukuka aykırı olduğu yönündeki iptal gerekçesine aykırı olarak tesis edildiğinden bahisle acele kamulaştırma kararının iptaline karar verilmişse de, 03/04/2024 tarihli yargı kararının,

dava konusu acele kamulaştırma kararının tesis edildiği 07/12/2022 tarihinde mevcut olmadığı açık olup anılan değerlendirmede hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Enerji nakil hattı güzergahının dava konusu taşınmaza ilişkin kısmına yönelik kısmının yargı kararıyla iptaline karar verilmişse de, dava konusu taşınmazın, enerji nakil hattı güzergah sınırları içerisinde kalmasının, acele kamulaştırmaya ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının tek sebebi olmadığı, söz konusu alanda tamamlanamayan bir sürecin yaşandığı ve bu süreçte ilgili idareler ile uzlaşan ve haklı beklentileri bulunan hak sahiplerinin, gerçekleştirilmesine başlanılan projelerin daha da gecikmesi halinde mağduriyet yaşamalarının kaçınılmaz olduğu hususlarının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Bu durumda, temyiz istemine konu Daire kararı hakkında, dava konusu alanda acele kamulaştırma yapılmasını gerekli kılacak nedenlerin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi/irdelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/2641, K. 2025/30, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalı İdareler Yanında
  4. Müdahil
  5. İstemin Konusu
  6. Yargılama Süreci
  7. Temyiz Edenlerin İddiaları
  8. Karşı Tarafın Savunmaları
  9. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  10. Türk Milleti Adına
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Karşı Oy
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/2641
Karar No
2025/30
Tarih
15 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2024/2643 K.2025/267
  • Danıştay 3. Daire E.2024/2652 K.2025/197
  • Danıştay 4. Daire E.2024/2653 K.2025/449
  • Danıştay 4. Daire E.2024/2654 K.2025/450
  • Danıştay 8. Daire E.2024/2656 K.2025/67
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2661 K.2025/110

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.