İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/68 K.2024/3527

Dava konusu istem: ... olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35.…

Esas2024/68Karar2024/3527Tarih25 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.115 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/68 E., 2024/3527 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
25 Aralık 2024
Esas No
2024/68
Karar No
2024/3527
Temyiz eden (davalı)
... Kurulu
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
İstemin konusu
Danıştay Beşinci Dairesinin 08/05/2023 tarih ve E:2021/1577, K:2023/5900 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.115 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: ... olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (A) bendi uyarınca meslekten çıkarılan davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 08/05/2023 tarih ve E:2021/1577, K:2023/5900 sayılı kararıyla;

2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. ve 72. madde hükümlerine yer verildikten sonra,

2802 sayılı Kanun'un "Ceza soruşturması veya kovuşturması ile disiplin soruşturmasının bir arada yürütülmesi ve zamanaşımı" başlıklı 72. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde, hâkim ve savcılar hakkında başlatılacak disiplin soruşturmasıyla ilgili olarak,

"Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere, bu Kanuna göre disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise disiplin soruşturması açılamaz." denilerek meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarının dışında kalan disiplin cezaları için üç yıllık bir soruşturma zamanaşımı süresinin, aynı fıkranın devam eden cümlesinde "Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez." denilerek beş yıllık bir ceza zamanaşımı süresinin belirlendiği,

meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarıyla ilgili olarak soruşturma ve ceza verme zamanaşımı süreleri arasında bir ayrıma gidilmeyerek, bu cezalara ilişkin hem soruşturma hem de ceza zamanaşımı sürelerinin beş yıl olarak belirlendiğinin görüldüğü,

ancak, aynı maddenin 3. fıkrasında, "Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda bir suç teşkil eder ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olur ve ceza soruşturması veya kovuşturması da açılır ise, ikinci fıkrada belirtilen süre yerine bu süreler uygulanır." denilerek üç ve beş yıllık soruşturma ve ceza verme zamanaşımı sürelerine bir istisna getirildiğinin de açık olduğu,

Anılan mevzuat hükümlerine göre, meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere soruşturmaya başlanması bakımından zamanaşımı süresinin 3 yıl olarak belirlendiği; meslekten çıkarma ve yer değiştirme cazalarını gerektiren eylemler için soruşturmaya başlanması bakımından ayrıca bir zamanaşımı süresinin belirlenmediği,

ceza verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresi için ise meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler ile diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemler arasında bir ayrım yapılmadığı ve genel kural olarak 2802 sayılı Kanun'un 62. maddesinde sayılan tüm disiplin cezası türleri için ceza verme yetkisi bakımından 5 yıllık zamanaşımı süresinin belirlendiği; bu nedenle meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresinin gerek soruşturmaya başlanması bakımından gerekse de ceza verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresini kapsadığı, bu kuralın iki istisnasının bulunduğu,

bunlardan ilkinin, disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturmasının açılması durumu, ikincisinin ise, disiplin cezası verilmesi için kovuşturma sonucunun beklenilmesine karar verilmesi durumu olduğu,

Bu durumda, disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturması açılmış olması ve kanunda söz konusu suç için daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmüş olması durumunda, disiplin cezası verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak değil de, Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen dava zamanaşımı süresi olarak uygulanması gerektiği;

disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle kovuşturma açılmış olması ve Hâkimler ve Savcılar Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi hâlinde ise disiplin cezası verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresinin mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl olarak uygulanması gerektiğinin anlaşıldığı, Kanun koyucunun bu hususlar dışında başka bir kural öngörmediği ve memurun sürekli ceza tehdidi altında bırakılmasını önleme fonksiyonu gereği idarece bu süreler içinde disiplin işlemlerinin sonuçlandırılmasını amaçladığı,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarının görev aldıkları soruşturma ve kovuşturmalarda örgütün amaçları doğrultusunda ve örgüt yararını gözeterek işlemler tesis ettikleri, kumpas davalarıyla örgüt mensubu olmayanları tasfiye ederek devlete hakim olmaya çalıştıkları, mensuplarının hizmet aidiyetini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından üstün gördükleri ve kendi mensuplarına alan açmak amacıyla örgüt mensubu olmayan kişiler hakkında soruşturma açılmasına imkan sağladıklarının birçok somut olayda görüldüğü,

Olayda, davacının, Van ilinde ... olarak görev yaptığı dönemde yürüttüğü FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı doğrultusunda hareket ederek kamuoyunda "... - ... - ...

Üniversitesi Davası" olarak bilinen davaya konu Van Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayısına kayden yürütülen soruşturma dosyası kapsamında, E.A.'nın "örgüte üye olma, suç işlemek için kurulmuş örgütün faaliyeti çerçevesinde haksız ekonomik çıkar sağlamak için manevi cebir ve tehdit ile ihaleye fesat karıştırmak, resmi evrakta sahtecilik..." suçlarından yürüttüğü soruşturma kapsamında, adı geçenin 11/07/2005 tarihinde tutuklanmasına ve 13/11/2005 tarihinde cezaevinde intiharına neden olduğu,

E.A.'nın cezaevinde intihar etmesi olayının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının çatı iddianamesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün uyguladığı şiddet sonucu ölümle sonuçlanan olaylar içerisinde birinci sırada sayıldığı, davacının belirli bir amaca matuf olarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisak kapsamında planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olmak suretiyle,

örgütün hareket tarzlarından olan ve Hakimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulunun hakim ve Cumhuriyet savcılarının meslekten ihraçlarına yönelik ... tarih ve ... sayılı kararında belirtildiği üzere örgüt mensubu olmayan kişi/kişiler hakkında adli ve idari soruşturmalar açılmasını sağlayarak bu kişilerin haksız şekilde Devlet kadrolarından tasfiye edilmesini sağlamak amacına uygun davrandığı,

bu haliyle davacının icra ettiği kamusal faaliyetin önemi sebebiyle Cumhuriyet savcılığı görevini yürütürken yasanın kendisine tanıdığı yetkileri kullanırken yargıya ilişkin Bangolar Yargı Etiği İlkelerinde belirtilen ve bir hakim - savcının haiz olması gereken; bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, dürüstlük, eşitlik ve liyakat olarak sayılan özellikleri yitirdiği gerekçeleriyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

Dava konusu uyuşmazlığa konu eylemin, 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesinde düzenlenen zamanaşımına ilişkin hükümler çerçevesinde incelendiğinde; davacıya isnat olunan disiplin soruşturmasına konu eylemin (İntihar olayının gerçekleştiği tarih son eylem tarihi olarak alındığında) 13/11/2005 tarihinde gerçekleştiği, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihinde vermiş olduğu soruşturma izni üzerine soruşturmaya başlandığı ve soruşturma raporunun 15/01/2019 tarihinde tamamlandığı, disiplin cezasının ise 03/12/2019 tarihinde verildiğinin anlaşıldığı,

Bu bağlamda, öncelikle disiplin cezası verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresinin uzamasını gerektirecek herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturmasının bulunup bulunmadığı yönünde bir irdeleme yapıldıktan sonra zamanaşımına yönelik değerlendirmenin yapılmasının gerektiği.

Dairelerinin 01/11/2022 tarihli ara kararıyla davalı idareye, davacının dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasına neden olan eylemi ile ilgili herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturması açılıp açılmadığının sorulması üzerine verilen 12/12/2022 tarihli cevapta, davacının anılan eylemi ile ilgili olarak herhangi bir kovuşturma izninin bulunmadığının belirtildiği dikkate alındığında, 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesinde düzenlenen "Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez." hükmü uyarınca,

isnat olunan (İntihar olayının gerçekleştiği tarih son eylem tarihi olarak alındığında) eylemin işlendiği iddia edilen 13/11/2005 tarihinden başlayan beş yıllık ceza verme yetkisinin 13/11/2010 tarihinde sona ermesine karşın disiplin cezasının 03/12/2019 tarihinde verildiği göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu eylemin ceza zaman aşımına uğradığı sonucuna ulaşıldığı,

Bu durumda, eylemin işlendiği tarih itibarıyla 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesi uyarınca disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından, isnat edilen eylemle ilgili herhangi bir araştırmaya ve incelemeye girmeksizin başka bir ifade ile eylemin sabit olup olmadığı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin davaya konu kararda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ...

Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, özel bir süreyle sınırlandırılmayan disiplin soruşturmasına konu cezalar için, 5 yıllık süre geçtikten sonra hem disiplin soruşturma zamanaşımına hem de ceza verme yetkisi bakımından zamanaşımına uğramasının hukuki açıdan doğru olmadığı, süresinde başlatılan disiplin soruşturmasının tamamlanmasını müteakip eylem yönünden ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramasının hukuki sonuçları ile Kanun'da öngörülen belli sürelerin geçmesi ile disiplin soruşturmasına başlanmasının hukuki sonucunun farklı olduğu,

2802 sayılı Yasa'da disiplin soruşturmasına başlama tarihi bakımından meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezaları yönünden zamanaşımı süresinin öngörülmemesi, bir başka deyişle bu cezaların "soruşturma zamanaşımından" hariç tutulması ve bu bağlamda iradi olarak bir düzenleme yapıldığı göz önüne alınırsa, soruşturma zamanaşımından muaf olan bir eylemin, ceza verme yetkisi bakımından zamanaşımı ile karşılaşmasının hukuki yönden bir izahının olamayacağı;

kanun koyucunun hâkim ve savcılar için, bu davanın da konusu olduğu üzere, eylem suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile belli koşullar altında meslekten çıkarma cezasının uygulanabileceğini hüküm altına almış iken, diğer disiplin cezaları için öngörülen zamanaşımı prosedürünün meslekten çıkarma disiplin cezası için geçerli olmayacağını öngörerek kurallar ihdas ettiği; eylem tarihinden itibaren 5 yılı aşkın süreden sonra, disiplin soruşturmasına geçilmesinde Yasa uyarınca bir engel olmadığı için ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle soruşturmanın başlatılmamasının idarenin takdirine bırakılmış bir konu olmadığı;

soruşturmanın tamamlanmasını müteakip Dairenin kabulüne göre eylem tarihi yönünden ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramış ise, soruşturma sürecindeki emek ve zaman kaybı bir yana, bu süreç sonucunda hazırlanan disiplin soruşturma raporunun değerlendirmeye alınmamasının da disiplin hukukunun amaçladığı bir sonuç olmadığı.

2802 sayılı Yasa'da meslekten çıkarma cezası yönünden özel bir süre düzenlemesine gidilmediği gibi bu ceza için disiplin soruşturmasına başlanmasının süre kaydına bile tabi tutulmamış olduğu, başka bir deyişle diğer disiplin cezaları için belirtilen süre sınırından muaf görüldüğü; dava konusu disiplin cezasına esas eylemlerin FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve menfaatleri doğrultusunda gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, Dairece bu hususun aksi yönde değerlendirme yapılmadığı,

gizlilikle kendi amaçları uğruna faaliyet gösteren bir yapı her halükarda sonradan ortaya çıkacağından, davacının, geçmişte terör örgütünün güçlenmesine hizmet eden eylemlerini zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle cezalandırmamanın hukuk kaidelerine uygun olmayacağı, hâkim veya savcıların herhangi bir kişi, yapı veya oluşumdan aldığı emir ve talimatlar ile hareket etmesi meslekten çıkarılmaları için bile yeterli bir sebepken; kanunun lafzından hareketle, zorlama bir yorumla disiplin cezası verme süresinin zamanaşımına uğradığı yönündeki kararın;

hâkimlik ve savcılık mesleğine mensup kişilerin bu mesleğin niteliği ve hassasiyeti göz önüne alınarak diğer kamu görevlilerinden farklı ve özel düzenlemelere tabi olmasını işlevsiz kılacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu kararın iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 08/05/2023 tarih ve E:2021/1577, K:2023/5900 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 25/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Dava konusu işlemin kanuni dayanağı olan 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında, diğer disiplin cezaları dışında hususi bir düzenleme getirilmiş ve disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilebileceği hükme bağlanmıştır.

Kanun'un "Ceza soruşturması veya kovuşturması ile disiplin soruşturmasının bir arada yürütülmesi ve zamanaşımı" başlıklı 72. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında, "Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere, bu Kanuna göre disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise disiplin soruşturması açılamaz.

Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez.

Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda bir suç teşkil eder ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olur ve ceza soruşturması veya kovuşturması da açılır ise, ikinci fıkrada belirtilen süre yerine bu süreler uygulanır." hükmüne yer verilerek, meslekten çıkarma cezasının soruşturma ve ceza verme zaman aşımına tabi olmadığı açıkça düzenlenmiştir.

Hem kanuni düzenlemedeki fiiller hem de dava konusu işlemin sebebi olan fiiller, belli sürelerin geçmesi ile düzelmeyecek veya düzeltilemeyecek, bizatihi mesleğin özelliği gereği her daim bulunması gerekli özelliklerin artık yitirilmiş olması olarak değerlendirilebilecek niteliktedir. Buna göre söz konusu filler, disiplin hukuku bağlamında "korunan hukuki yarar" açısından da zaman aşımı dışındadır.

Buna göre, 2802 sayılı Kanun'da, "meslekten çıkarma" ve "yer değiştirme" disiplin cezalarına ilişkin olarak herhangi bir zaman aşımı süresi öngörülmediğinden ve anılan disiplin cezaları zaman aşımı müessesesi dışında tutulduğundan, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu kararın iptali yolunda verilen Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/68, K. 2024/3527, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nun Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/68
Karar No
2024/3527
Tarih
25 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2024/71 K.2024/5153
  • Danıştay 12. Daire E.2024/72 K.2024/5662
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2024/74 K.2024/1106
  • Danıştay 7. Daire E.2024/82 K.2024/4972
  • Danıştay 4. Daire E.2024/83 K.2024/7431
  • Danıştay 4. Daire E.2024/84 K.2024/7463

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.