İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/1874 K.2025/2330

Dava konusu istem: Denizli Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğünde defterdarlık uzmanı olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan…

Esas2025/1874Karar2025/2330Tarih5 Kasım 2025Okuma12 dk · 2.373 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2025/1874 E., 2025/2330 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
5 Kasım 2025
Esas No
2025/1874
Karar No
2025/2330
Temyiz edenler
1-(DAVACI): ...
Vekili
Av. ...
2- (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.373 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: Denizli Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğünde defterdarlık uzmanı olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyete atanma şartlarını kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla;

Davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davası sonucunda 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; ... Bölge Adliye Mahkemesi...

Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddedilerek kararın kesinleştiğinin görülmesi karşısında, 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ile 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacının memurluk sıfatına son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; ayrıca dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının mahrum kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ....

İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;672 sayılı KHK ile kamu görevine son verilen davacının, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Devlet memuru olmadığı dikkate alındığında, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğundan bahisle, 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyet sıfatının sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı;

öte yandan, davacı tarafından memurluk sıfatına son verilmesi işlemi nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesi istenilmişse de, dava konusu işlem tarihinden önce kamu görevinden çıkarılan davacının parasal hak kaybından bahsedilemeyeceğinden bu isteminin reddi gerektiği, başvuruya konu İdare Mahkemesi kararının bu kısma yönelik gerekçesi yerinde görülmemekle birlikte, bu husus sonucu itibarıyla yerinde bulunan kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirir nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle; davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine.

İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline; işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı bakımından ise istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 05/12/2024 tarih ve E:2023/5460, K:2024/5335 sayılı kararıyla;Dosyanın incelenmesinden; 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yargılandığı ceza davasında, ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın kesinleşmesi üzerine memuriyete alınma şartlarından birini sonradan kaybettiğinden bahisle görevine son verildiği,

Uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge İdare Mahkemece davacının, daha önce 672 sayılı KHK ile ihraç edildiği, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Devlet memuru olmadığı, dolayısıyla memuriyet sıfatının sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de; anılan KHK'nın 2. maddesinin 1. fıkrasında;

terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan kişilerin isimlerine ekli listede yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı; oysa, 657 sayılı Kanun'da kişinin kasten işlenmiş bir suçtan dolayı mahkum olmaması şartının aranıldığı ve hem işlemin tesisindeki dayanağın hem de etkilerinin dolayısıyla hukuki değerlendirmelerinin farklı olduğu,

Bu durumda, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ile 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyete atanma şartlarını kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin işleme karşı açtığı davada, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; istinaf incelemesine konu İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi; İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali; işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı bakımından ise istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu işlemin somut delillere dayanmaksızın kurum kanaatine dayanılarak tesis edildiği; bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince işin esasına girilerek iptal kararı verilmesi gerekirken, işlemin tesis edildiği tarihte Devlet memuru olunmadığı gerekçesiyle verilen iptal kararının gerekçe yönünden hukuka aykırı olduğu; ayrıca Bölge İdare Mahkemesince işlemin iptaline karar verildiği, Anayasa’nın 125. maddesi gereğince idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu,

iptal davaları sonucunda verilen iptal kararının hukuka aykırı idari işlemi hukuk düzeninden kaldırarak tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırması gerektiği, bu nedenle işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının ödenmesi isteminin reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılma işlemi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyete atanma şartlarını kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin işlemlerin hukuki etkilerinin ve doğurduğu sonuçların birbirinden farklı olduğu.

Bölge İdare Mahkemesince, davacının mahkûmiyet durumu dikkate alınarak işin esasına girilip davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının işlem tarihinde Devlet memuru olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Taraflarca, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Denizli Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğünde defterdarlık uzmanı olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, hakkında verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ile 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyete atanma şartlarını kaybettiğinden bahisle, Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle görevine son verilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; "kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, ..." mahkûm olmamak, Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartlar arasında sayılmış, aynı Kanun'un 98. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi halinde Devlet memurunun memurluğunun sona ereceği hüküm altına alınmıştır.

01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline ilişkin Alınması Gereken Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu Personellerine ilişkin Tedbirler" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ekli (1) sayılı listede yer alan kişilerin kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı, bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmayacağı, haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dosyanın incelenmesinden; 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yargılandığı ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın kesinleşmesi üzerine memuriyete alınma şartlarından birini sonradan kaybettiğinden bahisle görevine son verildiği anlaşılmıştır.

Uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince davacının, daha önce 672 sayılı KHK ile ihraç edildiği, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Devlet memuru olmadığı, dolayısıyla memuriyet sıfatının sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de; anılan KHK'nın 2. maddesinin 1. fıkrasında;

terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan kişilerin isimlerine ekli listede yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı; oysa, 657 sayılı Kanun'da kişinin kasten işlenmiş bir suçtan dolayı mahkum olmaması şartının aranıldığı anlaşılmakta olup, hem işlemlerin tesisindeki dayanağın hem de etkilerinin dolayısıyla hukuki değerlendirmelerinin farklı olduğu açıktır.

Bu durumda; davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyete atanma şartlarını kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin işleme karşı açılan davada, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1.Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne;

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun, kısmen kabulü, kısmen reddi, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali; işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı bakımından ise istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu...Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

4.Kesin olarak, 05/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa dahi; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlardan mahkûm olmamak, devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartlar arasında sayılmış, aynı Kanun’un 98. maddesinin (b) bendinde ise, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurluk sırasında bu şartlardan herhangi birinin kaybedilmesi hâlinde, devlet memurunun memurluğunun sona ereceği hüküm altına alınmıştır.

01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline ilişkin Alınması Gereken Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu Personellerine ilişkin Tedbirler" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında; Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişilerin kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı, bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmayacağı, haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edileceği kurala bağlanmıştır.

Yasa hükümlerinin uygulanmasında asıl olan Kanun'un lafzı, yani metnin kendisidir. Kanun lafzı açık ise başkaca yorum yöntemlerine başvurulmasına gerek yoktur. Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında, “Kanunun açık olduğu durumlarda yoruma ve gerekçeye başvurulamaz. TMK. nun 1. maddesi gereğince kanun, özüyle ve sözüyle uygulanmalıdır.” (Yarg. İBGK E:2005/1, K:2007/1, T. 19.1.2007), Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da “Şayet kullanılan sözcüklerden yasanın anlam ve amacı anlaşılıyorsa artık başka bir yorum yöntemine gitmeye gerek yoktur.” (Yarg. HGK E:1989/10-391, K:1990/83, T. 14.2.1990) denilmek suretiyle Kanun'un lafzından anlam ve amacı anlaşılıyor ise yoruma başvurulamayacağı belirtilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin (b) bendinde yer alan “...memurluk sırasında bu şartlardan herhangi birinin kaybedilmesi” yönündeki düzenlemenin lafzından da anlaşılacağı üzere, bu hüküm uyarınca bir kişinin devlet memurluğunun sona erdirilebilmesi için öncelikli koşul, ilgili kişinin işlem tarihinde devlet memuru statüsüne sahip olması gerektiği, dolayısıyla, işlem tarihinde devlet memuru sıfatını taşımayan bir kimsenin bu hüküm uyarınca görevine son verilmesi hukuken mümkün değildir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Denizli Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğünde defterdarlık uzmanı olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (1) sayılı listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, davacı hakkında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan yürütülen ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın kesinleşmesi üzerine memuriyete alınma şartlarından birini sonradan kaybettiğinden bahisle, Hazine ve Maliye Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle 657 sayılı Kanun’un 48/A-5 ve 98/b maddeleri uyarınca memurluk sıfatına son verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, davacı tarafından kamu görevinden çıkarılması işlemine karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın; ... İdare Mahkemesinin... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ....

İdari Dava Dairesinin ... tarihli ve E..., K:... sayılı kararıyla "istinaf başvurusunun kabulüne, davanın süre aşımı nedeniyle reddine” karar verildiği, söz konusu kararın da Danıştay Beşinci Dairesinin 19/06/2023 tarihli ve E:2021/3202, K:2023/9458 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, bu itibarla kamu görevinden çıkarılma işleminin halen hukuk aleminde varlığını koruduğu ve davacının dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla kamu görevlisi olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede adına yer verilerek 01/09/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin, kanun hükmünde kararnamenin yayımından itibaren idari işlem teorisi açısından kesinleşmiş bir işlem olduğu, hüküm ve sonuçlarını doğurduğu, bu nedenle her ne kadar OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuru ve anılan komisyonun ret işlemine karşı açılan davaya ilişkin süreç devam etse dahi, bu süreçte davacının kamu görevi ile bağının bulunmadığı;

kaldı ki, bu işleme karşı açılan davada verilen süre ret kararının da Danıştay Beşinci Dairesi kararıyla onanarak kesinleştiği, açıkta olan davacının kamu göreviyle ilişkisinin, bir başka ifadeyle kamu görevlisi hukuki statüsünün yeniden oluşmadığı ve dolayısıyla hakkında verilen mahkumiyet kararı nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği 22/04/2021 tarihi itibarıyla kamu görevlisi sıfatını haiz olmayan davacı hakkında,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Devlet memurluğu görevine son verilmesi yolunda işlem tesisinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin, temyiz isteminin yukarıda belirtilen gerekçede reddine, davacı temyiz isteminin reddiyle, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının belirtilen gerekçeyle onaması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2025/1874, K. 2025/2330, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunmaları
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2025/1874
Karar No
2025/2330
Tarih
5 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2025/1911 K.2025/5288
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/1916 K.2025/2685
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/1917 K.2025/2686
  • Danıştay 10. Daire E.2025/1918 K.2025/5309
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/1918 K.2025/2848
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/1920 K.2025/2687

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.