İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1995/266 K.1996/38

Kanuni temsilcisi olduğu limited şirketin 1989 ve 1990 takvim yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine tahsilini sağlamak amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davayı; ...

Esas1995/266Karar1996/38Tarih26 Ocak 1996Okuma5 dk · 1.013 kelime

KÜNYE

Vergi Dava Daireleri Kurulu 1995/266 E., 1996/38 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
26 Ocak 1996
Esas No
1995/266
Karar No
1996/38
Temyiz Eden
... Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı Taraf
...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.013 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

İstemin Özeti

Kanuni temsilcisi olduğu limited şirketin 1989 ve 1990 takvim yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine tahsilini sağlamak amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davayı; ...

Vergi Mahkemesi incelemiş ve dava konusu ödeme emrinin yılı ve taksidi bölümünde gösterilen tarihler ile vadelerinin 1.1.1991 olduğu dikkate alındığında borcun, 6183 sayılı Kanunun 3505 sayılı Yasanın 24 üncü maddesi ile değişik 51 inci maddesi uyarınca hesaplanan ve vergiaslına dönüştürülen gecikme zamları olduğunun anlaşıldığı,

aynı kanunun 55 inci maddesine göre alacağın türü veya niteliğinin ödeme emrinde gösterilmesi gerektiği, 51 inci maddenin 2 nci fıkrasındaki ifadeden gecikme zammı ya da gecikme faizinin doğmalarına neden olan kamu alacağının hukuki rejimine tabi tutulması dolayısıyla onun adı ile anılmasını gerektirmeyeceğinden hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşarak ödeme emrini iptal etmiştir.

Vergi Dairesi Müdürlüğünün temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi ise K:1994/3632 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin 2 nci fıkrasındaki hükmün değerlendirilmesinden bir alacağın asıl gibi addolunmasının onun hukuki rejimine tabi tutulması anlamına geleceğİ, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10 uncu maddesinde öngörülen kanuni temsilcilerin sorumluluğu açısından herhangi bir inceleme yapılmadan ve dava konusu ödeme emrinin iptalini gerektirecek başka bir sebep göstermeden, salt gecikme faizinin asıl gibi addolunduğu verginin adının yazılmış olması nedeniyle söz konusu ödeme emrinin iptal edilmesinde yasal isabet görülmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Bozma kararı üzerine davayı yeniden inceleyen ... Vergi Mahkemesi. Dava konusu ödeme emrinin 1990 yılına ait kurumlar vergisi ve damga vergisi ile fonlara ilişkin ...- liralık kısmını, davacının ortağı ve müdürü bulunduğu limited şirketin varlığından tahsil imkanı kalmadığının, yapılan araştırmalarla saptandığı gerekçesiyle onamış, ödeme emrinin ...- liralık kısmını inceleyerek,

6183 sayılı Kanunun 3505 sayılı Yasanın 24 üncü maddesiyle değişik 51 inci maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan "ödenmemiş gecikme zammı ile gecikme faizi, müteakip yılın başından itibaren doğmalarına neden olan amme alacağı gibi addolunur" hükmünün sadece, alacağın aslı için ugulanan gecikme zammının hesaplanma şeklinin, tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan gecikme zammı ile gecikme faizi için de aynen uygulanacağını ifade ettiğinin, maddenin yeri, başlığı ve içeriğinden anlaşıldığı,

bu ifadeye dayanılarak sözü edilen gecikme zammı ya da gecikme faizinin doğmalarına neden olan kamu alacağının hukuki niteliğini kazanması ve onun hukuki rejimine tabi tutulması, dolayısıyla onun adı ile anılması gerekmeyeceğinden ödeme emrinin bu kısmını iptal etmiştir.

Kararın, ödeme emrinin iptaline ilişkin kısmı Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş ve ödeme emrinde alacağın türü, dönemi ve vade tarihinin gösterildiği, içerik yönünden hukuka uygun olduğu ileri sürülerek ısrar kararının bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi: Dava konusu ödeme emri ile istenilen amme alacağının yılı, taksidi, türü, vadesi ve miktarı açıkça gösterilmiş olduğundan, içinde bulunulan yıl sonuna kadar ödenmeyen gecikme zamlarının, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesi uyarınca asla dönüştürülen verginin adı ile yazılmış olması nedeniyle ödeme emrini iptal eden direnme kararında yasal isabet bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile direnme kararının temyize konu hüküm fıkrasının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına kısmen direnilmesine ilişkin hüküm fıkrası, Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan düşüncemizde açıklamış olduğumuz hukuki nedenlerle isabetli değildir. Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Kanuni temsilcisi olduğu limited şirketin 1989 ve 1990 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine tahsilini sağlamak amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin ...- liralık kısmını, 6183 sayılı Kanunun 3505 sayılı Yasanın 24 üncü maddesiyle değişik 51 inci maddesinin 2 nci fıkrasında sözü edilen gecikme zammı ya da gecikme faizinin, doğmalarına neden olan kamu alacağının hukuki niteliğini kazanması ve onun hukuki rejimine tabi tutulması, dolayısıyla onun adı ile anılması gerekmeyeceğinden söz ederek iptal eden Vergi Mahkemesi direnme kararı temyiz edilmiştir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinin 3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişen 2 nci fıkrasında, içinde bulunulan yıl sonuna kadar ödenmemiş olan gecikme zammı ile gecikme faizinin müteakip yılın başından itibaren doğmalarına neden olan amme alacağı gibi addolunması ve tebliğ edilmeksizin tahakkuk etmesi ve üzerinden hesaplandıkları amme alacağı aslına uygulanan hükümlerin aynen uygulanması hükme bağlanmıştır.

Dava konusu olayda kamu alacağının vadesinde ödenmemesi üzerine vade tarihinden itibaren gecikme zammı hesaplandığı ve gecikme zammının da ödenmemesi sonucu yukarıda açıklanan kanun hükmü uyarınca vergi aslı gibi addolunarak tahsili için ödeme emri düzenlendiği anlaşılmaktadır.

İçinde bulunulan yıl sonuna kadar ödenmemiş olan gecikme zammının, aslı gibi addolunması ve onun hukuki rejimine tabi tutulması, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin 3505 sayılı Kanunla değişik 2 nci fıkra hükmü gereği olduğundan, hesaplanan gecikme zammı miktarının ayrıca ödeme emrinde gösterilmemiş olmasının; ödeme emrinin iptalini gerektirecek nitelikte bir şekil noksanlığı teşkil ettiği düşünülemez.

Dava konusu ödeme emrinde takibe alınan borcun yılı, türü, vadesi, miktarı gösterildiğine göre ödeme emrinin biçim yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.

Kaldı ki, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20 nci maddesinin birinci bendinde Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacakları hükme bağlanmakla, idari yargılama hukukunda re'sen araştırma ilkesi benimsenmiş bulunmaktadır.

Madde hükmü uyarınca, idari yargı yerleri, uyuşmazlık konusu olayın hukuki nitelendirmesini yapmak, olaya uygulanması gereken hukuk kuralını belirlemek ve sonuçta hukuki çözüme varmak yönlerinden tam bir yetkiye sahiptirler. İdari yargı yerleri buna ek olarak, olayın maddi yönünü belirleme noktasında da her türlü inceleme ve araştırmayı kendiliklerinden yapabilir ve maddi durumun gerçeğe uygun olup olmadığını serbestçe araştırabilirler.

Mahkemece, ihtilafın çözümü açısından böyle bir araştırma ile sonuca varılamaması halinde, ödeme emrinin iptali yoluna gidilebilirse de, olayda böyle bir araştırma yapılmadan, gecikme zammının asıl gibi addolunduğu vergi adının yazılmış olması nedeniyle söz konusu ödeme emrinin ….- liralık kısmının iptal edilmesinde yasaya uygunluk görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E: ..., K: ... sayılı ısrar kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama gideri yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 26.1.1996 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

X - KARŞIOY

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mahkeme kararının dayandığı gerekçeler karşısında yerinde ve kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir. Bu nedenle temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara karşıyız.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 1995/266, K. 1996/38, 26 Ocak 1996 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. X - Karşıoy

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
1995/266
Karar No
1996/38
Tarih
26 Ocak 1996

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.1995/452 K.1996/102
  • Danıştay 9. Daire E.1995/884 K.1996/77
  • Danıştay 12. Daire E.1995/1548 K.1996/121
  • Danıştay 9. Daire E.1995/2286 K.1996/267
  • Danıştay 4. Daire E.1995/2458 K.1996/219
  • Danıştay 9. Daire E.1995/2673 K.1996/265

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.