KÜNYE
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2020/52 E., 2021/1286 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2021
- Esas No
- 2020/52
- Karar No
- 2021/1286
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı:
Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin olarak asıl borçlu adına düzenlenen ihbarnameler, şirketin bilinen adresinde muhtar ve bina sakinleri nezdinde tanzim olunan adres tespit tutanakları ile mükellefin adresi terk ettiğinin tespiti üzerine ilanen tebliğ edilmiş ve amme alacağının kesinleştiğinden bahisle tahsil aşamasına geçilmiştir.
Olayda ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelere ilişkin tebliğ alındısı şirketin bilinen adresinde 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinin son fıkrasına uygun şekilde maddede belirtilen kişilere imzalatılmak suretiyle düzenlenmemiştir. Bunun yerine Kanun'da öngörülen usule aykırı olarak her zaman düzenlenmesi mümkün olan adres tespit tutanağı tanzimi yoluna gidilmiştir.
Bu nedenle ortada usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir alacak bulunduğundan söz etmek mümkün olmadığından dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu ödeme emrini iptal etmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 10/04/2019 tarih ve E:2016/5948, K:2019/2763 sayılı kararı:
Usulüne uygun olarak düzenlenen 28/11/2012 tarihli adres tespit tutanağı ile asıl borçlu şirketin bilinen adresinde bulunamadığı hususunun muhtar ve bina sakinleri nezdinde tespit edilmiş olması karşısında davalı idare tarafından ödeme emrine konu borçlara ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin ilanen tebliğ edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından aksi yönde verilen mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödeme emrinin içeriğini oluşturan amme alacaklarına ilişkin tarhiyatlar usulüne uygun olarak asıl borçlu şirkete tebliğ edilmiş olduğundan dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek aksi yönde verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı, asıl borçlu ... İletişim Dış Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen ihbarnameler şirketin bilinen adresi olan "... Mahallesi, ... Sokak, No: ... Şişli/İstanbul" adresinde tebligata çıkarılmış, anılan adreste 13/11/2012 ve 15/11/2012 tarihlerinde bina sakinleri nezdinde düzenlenen adres tespit tutanakları ile tebliğe konu ihbarname numaraları da şerh düşülmek suretiyle şirketin bilinen adresten ayrılmış olduğu tespit edilmiştir.
Bunun üzerine şirket müdürünün adresi olan "... mahallesi, ... Sokak, No: ... Çankaya/Ankara" adresine tebliğe çıkarılmış, şirket müdürünün adresinde bulunmadığı hususu, "anılan adreste şirket müdürünün eski eşinin ikamet etmekte olduğu ve şirket müdürünün adresinin bilinmediği" şerhi düşülerek 28/11/2012 ve 11/12/2012 tarihlerinde mahalle muhtarı nezdinde düzenlenen adres tespit tutanaklarıyla tespit edilmiştir.
Anılan adres tespit tutanaklarına istinaden dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ihbarnameler ilanen tebliğ edilerek, amme alacağı asıl borçlu adına kesinleştirilmiştir.
Asıl borçlu ... İletişim Dış Ticaret Limited Şirketi 13/08/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edilmiş, re'sen terk işlemi 19/08/2014 tarih 8634 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir.
Asıl borçlu şirket adına ilanen tebliğ edilerek kesinleşen vergi borçlarının asıl borçlu şirketten tahsili imkanı kalmadığından bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emri 24/09/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğin ilanla yapılacağı haller" başlıklı 103. maddesinde, muhatabın adresi hiç bilinmezse, bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilânen yapılacağı hükme bağlanmış, 104. maddesinde ise ilânen tebliğin şekil şartlarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Usulüne uygun olarak düzenlenen adres tespit tutanakları ile asıl borçlu şirketin bilinen adreslerinde bulunamadığı hususunun muhtar ve bina sakinleri nezdinde tespit edilmiş olması karşısında davalı idare tarafından ödeme emrine konu borçlara ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin ilanen tebliğ edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Öte yandan, 213 sayılı Kanun'un 103. maddesindeki koşulların gerçekleştiği olayda ilanen yapılan tebligatın aynı Kanun'un 104. maddesinde düzenlenen şekle uygun olarak yapılıp yapılmadığı dolayısıyla kamu alacağının kesinleşip kesinleşmediği hususları da değerlendirilerek ve davacının temsil ve ilzam yetkisi bakımından sorumlu olduğu dönemler de ortaya konulmak suretiyle karar verileceği tabiidir.
X - KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/52, K. 2021/1286, 13 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama