KÜNYE
T.C. Adana
- Mercii
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2022
- T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/296 Esas - 2022/756
- Esas no
- 2022/296 Esas
- Karar no
- 2022/756
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
- Vekili
- ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 14/04/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
1.255 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalının ... nolu tesisatın ticari amaçlı kullanıcısı olduğunu, 27/02/2018-10/09/2019 tarihli mühürleme ve 27/02/2018 ime 08/08/2018 tarihleri arasında tutulan 08/08/2018 tarihli ... nolu kaçak elektrik tutanaklarından anlaşılacağı üzere "yapılan kontrollerde perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik kullanıldığı" tespit edildiğinden davalı/borçlu hakkında EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.maddesi gereği kaçak/usulsüz elektrik kullanımı nedeni ile cezalandırmaya tabi tutulduğunu, bu nedenle davacı borçlu hakkında icra takibi yapıldığını,
borçlu tarafından müvekkil şirkete olan kaçak kullanımdan doğan bedele ilişkin borcunu ödememiş ve borca haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz edildiğini, dolayısı ile elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliğinin 42.maddesi ve devamı maddeleri gereği iş bu faturada belirtilen kaçak kullanıma ilişkin bedeli borçlu ödemek zorunda olduğundan borçlunun haksız itirazının iptali gerektiğini belirterek davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini,
taraflarına ödenmek üzere davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Adana 13. İcra Dairesinin 2019/... E. Sayılı dosyasında, alacaklı davalı, borçlu davacı hakkında kaçak elektrik tüketiminden dolayı 1.854,16 TL asıl alacak, 186,53 TL işlemiş faiz ve 33,58 TL KDV ile birlikte toplam 2.074,27 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
08/08/2018 Kaçak /Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağında, kaçak tüketimin yapıldığı yer ticari olarak gösterilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
6102 Sayılı TTK.nun 12.maddesine "bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla hakla bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.
Anılan Yasanın 11.maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.
Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." 15.maddesinde de " İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin 2.fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır.
Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/5192 Esas 2019/9953 Karar)
Her ne kadar 08/08/2018 Kaçak /Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağında, tarife türü ticari olarak belirtilmiş ise de, Seyhan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 22/04/2022 tarihli yazısında davalının ... potansiyel vergi mükellefi olduğu((gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi numarasına haiz mükellef)davalının uyuşmazlığa konu tarihte herhangi bir mükellefiyetinin bulunmadığı, bu kapsamda davalının tacir olduğuna dair bilgi ve belgeye de ayrıca ulaşılamadığı,
davacı tacir olmakla birlikte davalı tacir olmadığından taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava niteliğinde kabul edilemeyeceği, uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinde de olmadığı, sonuç olarak 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı,
uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/296, K. 2022/756, 13 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama