KÜNYE
T.C. Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/307
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2022
- T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ...Esas - 2022/1142
- Esas no
- ...Esas
- Karar no
- 2022/1142 Karar
- Hakim
- ...
- Katip
- ..
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av....
- Dava
- Tazminatı
- Dava tarihi
- 26/08/2014
- Birleşen dosya
- ..
- Davacılar
- 1-...
- Vekili
- Av....
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 12/09/2014
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
3.335 kelime·17 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili mahkememize sunduğu 26/08/2014 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisleri ...'in 23/06/2014 tarihinde meydana gelen kazada vefat ettiğini, müvekkili işvereni .... Olduğunu, şirkete ait ... plaka nolu araç ile 23/06/2014 tarihinde Ankara Gölbaşı mevkiinde kaza yaptığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, ... için 1.000,00 TL Sabit için 1.000,00 TL ...için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin 01/12/2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle ... plaka sayılı aracın Otobüs Zorunlu Yolcu Taşımacılık Sigortası ... sayılı poliçe ile ... A.Ş. Tarafından yapıldığını, bu nedenle bu şirkete ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İhbar olunan ... A.Ş.'nin 06/07/2015 havale tarihli dilekçesi ile; söz konusu kaza nedeniyle Mahkememezin ... E. Sayılı dosyasında dava konusu kaza nedeniyle, dava açıldığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasına sunulan 08/07/2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisleri ...'in 23/06/2014 tarihinde meydana gelen kazada vefat ettiğini, müvekkili işvereni .... Olduğunu, şirkete ait ... plaka nolu araç ile 23/06/2014 tarihinde Ankara Gölbaşı mevkiinde kaza yaptığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, baba için 1.000,00 TL anne için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/03/2016 tarih ve ... esas ve ... karar sayılı ilamıyla birleştirme kararı verilerek dosya mahkememiz dosyası içerisine alındığı görülmüştür.
Birleşen dosya yönünden davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu aracın müvekkili şirkette Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Adana 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosya ile müteveffa mirasçıları tarafından dava ikame edildiğini bu dosyaların birleştirilmesini arz ve talep etmiştir.
Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğünden yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıyla davacıların Sosyal Ekonomik durumu tespit edilmiştir.
Antakya SGK İl Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında davacılar için Rehberlik ve Teftiş Başkanlığından gerekli soruşturma yaptırılması ve tahkikat rapor ile olayın iş kazası olduğunun kanaatine varılması halinde hak sahiplerine iş kazası geliri bağlanacağı belirtilmiştir.
... Sigorta A.Ş. Müdürlüğünden ... plaka sayılı araca ait poliçe celp edilerek dosya arasına konulmuştur.
Hatay Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'nden ... plaka sayılı araca ait trafik tescil kaydının onaylı sureti celp edilerek dosya arasına konulmuştur.
... A.Ş.'den kaza nedeniyle düzenlenen hasar dosyası celp edilerek dosya arasına konulmuştur.
Ankara C.Başsavcılığından ... soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına konulmuştur.
Mahkememizce dosya kusur bilirkişise tevdi edilmiş, Makine Yüksek Mühendisi Ç.Ü. Müh.-Mim Fakültesi Otomotiv Müh. Bölümü Öğrt. Üyesi Doç.Dr. ... imzalı 31/08/2015 tarih havaleli raporunda 23/06/2014 pazartesi günü meydana gelen trafik kazasının oluşumunda ... plaka sayılı otobüsün sürücüsü ...'nun asli kusurlu ve kusur oranının % 100, ... plaka sayılı kamyonun sürücüsü 'ın kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Dosya Hesap Bilirkişisi'ne tevdi edilmiş, hesap bilirkişisi ... Kapı'nın mahkememize sunduğu 02/03/2016 tarih havaleli raporu sunulmuş, bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.
Davacılar vekili 04/03/2016 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacıların murisi ...'in kaza yapan araçta muavin-yardımcı olduğunu, araç içerisinde yolcu olmadığını, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının A.5. Teminat dışı haller başlıklı, b) bendine göre Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasına başvuramayacaklarını belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Mahkememizce dosyanın itirazlar doğrultusunda ek rapor alınması için hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, hesap bilirkişisi ...
Kapı'nın mahkememize sunduğu 02/03/2016 tarih havaleli ek raporunda davacıların desteği ...'in kaza yapan araçta muavin olarak çalıştığı ve bu sebeple araç personeli konumunda olduğu, ve yolcu sayılamayacağı, bu nedenle yeni yapılan hesaplama ile davacı ...için 199.710,06 TL, ... açısından 23.463,27 TL, davacı (murisin oğlu) Sabit açısından 20.070,71 TL, birleşen dosya davacısı Sabit için 21.442,62 TL birleşen dosya davacısı için için 23.530,42 TL olmak üzere toplam 288.217,08 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebileceğini,
ancak kaza tarihi olan 23/06/2014 tarihi itibariyle poliçe tavan limitinin 268.000,00 TL olması nedeniyle garame sonucu davacı ...için 185.701,33 TL, ... açısından 21.817,43 TL, davacı (murisin oğlu) Sabit açısından 18.662,85 TL, birleşen dosya davacısı Sabit için 19.938,52 TL birleşen dosya davacısı için için 21.879,87 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebileceğini belirtmiş, bilirkişi ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili 6100 sayılı HMK'nın 107 md gereğince 15/03/2016 tarih havaleli talep artırma dilekçesi sunmuş ve talebini ...için 184.701,33 TL ... için 20.817,43 TL, murisin oğlu Sabit için 17.662,25 TL, birleşen dosya davacısı için 18.938,52 TL, birleşen dosya davacısı Zekiye için 20.879,87 TL olmak üzere toplamda 262.999,40 TL artırarak sonuç olarak 267.999,40 TL talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ... Esas-... Karar sayılı ve 03/05/2016 günlü kararla;
"Mahkememizin ... esas sayılı dosyası yönünden;
Davacıların davasının kabulüne, davacı ... için 185.701,33 TL, Davacı ... için 21.817,43 TL ve Davacı ... için 18.662,85 TL olmak üzere toplam 226.181,61 TL ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 26/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı avans faizi ile birlikte (poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla)davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,
Mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile birleşen mahkememizin 27/01/2016 tarih ve ... esas, ... karar sayılı dosyası yönünden ;
Davacıların davasının kabulüne, Davacı ... için 19.938,52 TL ve Davacı ... için 21.879,87 TL olmak üzere toplam 41.818,39 ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 08/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı avans faizi ile birlikte (poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına," karar verilmiştir.
Söz konusu kararın asıl ve birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/02/2019 tarih ve 2018/4555 Esas-2019/1185 Karar sayılı ilamıyla;
"...Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davalı sigortacı tarafından ZMSS poliçesi düzenlenen yolcu otobüsünün, dava dışı ...'ye ait olduğu ve dava dışı Tur. Ltd. Şti. tarafından sigortalatıldığı; davacılar desteği ...'ın muavin olarak araçta bulunduğu ve yolcu taşımacılığı sırasında gerçekleşen kazada öldüğü anlaşılmaktadır. Davaya konu kaza nedeniyle davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması için, Dairemiz'in geri çevirmesi üzerine yazılan yazıya, SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 28.05.2018 tarihli yazısıyla, davacılar desteğinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle davacı eş ve iki çocuğa bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri toplamının 128.529,11 TL olduğu şeklinde cevap verilmiştir.
Diğer taraftan, asıl davanın davacıları tarafından, aynı zarar için, desteğin işvereni olan dava dışı .... aleyhine, Adana 4. İş Mahkemesi'nde tazminat davası açıldığı ve mahkemenin ... Esas- ... Karar sayılı ilamı ile tazminata hükmedildiği görülmektedir.
Eldeki davada mahkemenin hükme esas aldığı hesap bilirkişi raporlarında, SGK tarafından birkısım davacılara ödenen peşin sermaye değerli gelir, tazminat hesaplamasında dikkate alınmadığı gibi, ölenin işvereni aleyhine açılan tazminat dava dosyası da dikkate alınmadan tazminatlar belirlenmiştir. Hükme esas almaya elverişli olmayan rapora göre ve eksik incelemeyle karar verilemez. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında mahkemece.
SGK Başkanlığı'nın 28.05.2018 tarihli cevabi yazısında bildirilen ödemelerin rücuya tabi olup olmayacağının, 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesi gözetilerek değerlendirilmesi suretiyle tazminatların hesaplanması; birkısım davacıların açtığı davaya ilişkin Adana 4. İş Mahkemesi'nin ... Esas- ...
Karar sayılı dosyasının mahkemesinden getirtilmesi ve anılan davada hükmedilen tazminatlar ile tahsilde tekerrür olmayacak biçimde belirlenecek tazminatların hüküm altına alınması gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli olmamıştır" gerekçesiyle bozma ilamı sevk edilmiştir.
Bozma ilamı üzerine dava mahkememizin Esas sırasına yeniden kaydedilip bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Adana 4. İş Mahkemesinin ... Esas-... Karar sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Bozma ilamı doğrultusunda aktüerya uzmanı hesap bilirkişisi 'dan alınan 13/01/2020 tarihli raporda, 23/06/2014 tarihinde gerçekleşen trafik iş kazasında hayatını kaybeden ... hak sahiplerinin destekten yoksunluk maddi tazminat istemiyle açılan davada yapılan tespitler ışığında, SGK tarafından bir kısım hak sahibine bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye miktarı bakımından işverenin kazada kusurunun bulunmaması,
kurum sigortalısı ...'nun kazada %100 kusurlu bulunup bu kişinin de vefat etmiş bulunması nedeniyle 5510 sayılı yasanın 21/5 son fıkrasına göre SGK'nın hak sahiplerine rücu hakkının bulunmaması sebeplerinden ötürü rücu edilemeyen SGK ödemesinin BK'nın 55.maddesi çerçevesinde tazminattan indirim sebebi yapılması imkanının bulunmadığını, Adana 4. İş Mahkemesinin ... Esas-...
Karar sayılı dosyasında işveren aleyhine açılan maddi ve manevi destekten yoksunluk istemli davada hüküm altına alınan alacak kalemlerinin mahkeme tarafından karar altına alınan rakam dışındaki miktarı içerdiğini, tahsilde tekerrür olacak bir miktarın bulunmadığını, mahkemenin ilk kararında hüküm altına alınan rakamlar açısından yeniden hesap yapılmasını gerektirir herhangi bir durumun söz konusu olmadığını zira kararın sadece davalı vekilince temyiz edilmesi ve bozmanın da davalı lehine gerçekleşmiş bulunması nedenlerinden ötürü usuli kazanılmış haklar sebebiyle güncel veriler üzerinden hesaplama yapılmasına gerek bulunmadığını,
ilk hükümde karar altına alınan rakamların halen geçerli sayılması gerektiğine ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda Esas- Karar sayılı ve 13.02.2020 günlü kararla;
"Mahkememizin esas sayılı dosya yönünden ;
a)Davacı ... için 185.701,33 TL, Davacı ... için 21.817,43 TL ve Davacı ... için 18.662,85 TL olmak üzere toplam 226.181,61 TL ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 26/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı avans faizi ile birlikte (poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla)davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
b)Davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,
2-Mahkememizin birleşen ... esas, ... karar sayılı dosyası yönünden ;
a)Davacı ... için 19.938,52 TL ve Davacı ... için 21.879,87 TL olmak üzere toplam 41.818,39 ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 08/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı avans faizi ile birlikte (poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla)davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
b)Davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,," karar verilmiştir.
Söz konusu kararın asıl ve birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/2038 Esas-2021/9749 Karar sayılı ilamıyla;
"...Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, asıl davanın davacıları tarafından, desteklerinin işvereni konumunda olan dava dışı şirkete karşı açılan Adana 4. İş Mahkemesi'nin ... Esas- ... Karar sayılı dosyasında, eldeki dava kapsamında hüküm altına alınmayan ve eldeki davada hükmedilen bedelleri aşan tazminat miktarlarının hüküm altına alındığı, eldeki davada hükmedilen miktarlar ile anılan dosyada hükmedilen miktarlar bakımında tekerrüre yol açacak nitelikte bir tazminat hesabı ve hüküm bulunmadığı hususları dikkate alındığında, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmemesine göre, davalı vekilinin diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dairemizin önceki bozma ilamında, asıl davanın davacılarına (desteğin eş ve çocukları) dava dışı SGK Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle ödenen ve ilk peşin sermaye değerinin 128.529,11 TL olduğu bildirilen gelirin, 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesi gereği rücuya tabi olup olmayacağı değerlendirilmek suretiyle, asıl dava davacılarının tazminatlarının belirlenmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır.
Bozmaya uyan mahkeme tarafından, 07/01/2020 tarihli aktüer raporundaki görüş doğrultusunda, SGK tarafından davacılara ödenen peşin sermaye değerli gelirin tazminattan düşülemeyeceği kabul edilerek karar verilmiştir.
Mahkemenin kararına esas aldığı aktüer raporunda; davaya konu kaza sonucunda, SGK sigortalısı da olan araç sürücüsü ile araç muavini olan davacılar desteğinin öldüğü, kazada araç maliki olan işverenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 21/5. maddesi gereğince kurum sigortalısı olup tam kusuru ile kazayı yapan araç sürücüsünün mirasçılarına SGK'nın rücu hakkının bulunmadığı, araç maliki olan olayda kusuru olmayan işverene de SGK'nın rücu edemeyeceği, SGK Başkanlığı'nın rücu hakkının olmadığı ödemelerin davacıların tazminatlarından düşülemeyeceği yönünde görüş bildirildiği görülmektedir.
Mahkemenin kararına esas aldığı aktüer raporundaki değerlendirmenin, 5510 sayılı Kanun'un 21/5. maddesine dayalı tespitler içerdiği ve Dairemizin önceki bozma ilamında, anılan kanunun 21/4. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gereğinin vurgulandığı dikkate alındığında, esas alınan raporun yeterli bir rapor olmadığı açıktır.
Diğer yandan. 2918 sayılı KTK'nın 85/son maddesinde yer alan "araç işleteninin, sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu" yönündeki düzenleme gereği, davacılar desteğinin muavin olarak çalıştığı otobüsün maliki/ işleteni (aynı zamanda desteğin işvereni) konumunda olan şirkete ve işletenin sorumluluğunu ZMSS poliçesi ile üstlenen davalı sigortacıya SGK Başkanlığı'nın rücu hakkının bulunduğu açıktır.
Bu itibarla, kazada oluşan zarar için davacılara ödeme yapan dava dışı SGK Başkanlığı'nın, KTK'nın 85/son maddesi hükmü gereği işveren (araç maliki/ işleteni) konumundaki davalının sigortalısına ve davalı sigortacıya rücu hakkının bulunduğunu dikkate almayan ve davaya konu olay bakımından uygulanma imkanı da olmayan 5510 sayılı Kanun'un 21/5. maddesine dayanan gerekçe yerinde olmamıştır.
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; asıl davanın davacılarına ödediği bedeller için SGK Başkanlığı'nın davalı trafik sigortacısına rücu imkanının bulunduğu, mahkeme hükmü sadece davalı tarafça temyiz edildiği ve hükme esas tazminat hesap raporundaki hesap şekli bakımından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu da dikkate alınmak suretiyle, başka bir aktüerya uzmanı bilirkişiden, ilk hükme esas alınan 2016 tarihli rapor verileriyle (işlemiş/ işleyecek devre belirlemesinde 2016 yılının esas alınması,
02/03/2016 ve 11/03/2016 tarihli raporlarda kullanılan verilere göre hesabın yapılması) asıl dava davacılarının tazminat alacaklarının hesap edilmesi ve SGK Başkanlığı tarafından ödenen rücuya tabi peşin sermaye değerli gelirin 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesi gereği tazminatlardan düşülmesiyle sonuç tazminatların belirlenmesi konusunda rapor alınıp karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozma ilamı sevk edilmiştir.
Bozma ilamı üzerine dava mahkememizin ...Esas sırasına yeniden kaydedilip bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Bozma ilamı doğrultusunda aktüerya uzmanı hesap bilirkişisi ...'den alınan 17.07.2022 tarihli raporda, destek ...'in 23.06.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle vefatı neticesinde, işletenin %100 kusur oranı ve SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödeme düşülmek suretiyle, destekten yoksun kalma tazminat tutarının, davacı eş ... için bakiye 92.103,38 TL olduğu, davacı çocuk ...'in SGK ödemesi ile 2016 yılında zararının tümüyle karşılanmış olduğu, davacı çocuk ...'in SGK ödemesi ile 2016 yılında zararının tümüyle karşılanmış olduğu, davacı anne ... için 28.122,94 olduğu, davacı baba ... için 25.837,24 TL olduğu,
kaza tarihi olan 23.06.2014 tarihi itibariyle Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen poliçe teminat limiti 268.000,00 TL olup tavan tazminat tutarının poliçe teminat limitini aştığı ve garame yapılarak poliçe teminat limitine eşitlendiği hususunda görüş bildirilmiştir. Davacılar vekili rapora itiraz dilekçesi vermiştir.
Davacılar vekilinin dilekçesine konu itirazlarının irdelenip değerlendirilmesi bakımından adıgecen hesap bilirkişiden alınan 17.07.2022 tarihli ek raporda, destek ...'in 23.06.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle vefatı neticesinde, işletenin %100 kusur oranı ve SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödemenin yarısı düşülmek suretiyle; destekten yoksun kalma tazminat tutarının, davacı eş ... için bakiye 135.691,45 TL olduğu, davacı çocuk ... için bakiye 7.794,08 TL olduğu, davacı çocuk ... için bakiye 6.289,73 TL olduğu, davacı anne ... için 28.122,94 TL olduğu, davacı baba ... için 25.837,24 TL olduğu,
kaza tarihi olan 23.06.2014 tarihi itibariyle Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen poliçe teminat limiti 268.000,00 TL olup tavan tazminat tutarının poliçe teminat limitini aştığı ve öncelikli olarak garame hesabı yapılarak tazminat tutarlarının poliçe teminat limitine eşitlendiği, akabinde PSD gelirinin tenzili yapılarak poliçe teminat limitini aşılmadığına ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Toplanan deliller, Yargıtay bozma ilamı, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 23/06/2014 günlü trafik kazasında asıl ve birleşen davanın davalısı olan sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plaka sayılı otobüs ile ... plaka sayılı kamyonun çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında otobüste muavin olarak görevli davacıların murisi ve desteği ...'in öldüğü, kazanın meydana gelmesinde otobüs sürücüsü ...'nun asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, bozma ilamı doğrultusunda Adana 4. İş Mahkemesi'nin ...
Esas-...
Karar sayılı dava dosyasının uyap üzerinden dosyamız arasına getirtilerek bozma ilamı doğrultusunda asıl davanın davacılarına ödediği bedeller için SGK Başkanlığı'nın davalı trafik sigortacısına rücu imkanının bulunduğu, mahkeme hükmü sadece davalı tarafça temyiz edildiği ve hükme esas tazminat hesap raporundaki hesap şekli bakımından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu da dikkate alınmak suretiyle, başka bir aktüerya uzmanı bilirkişiden, ilk hükme esas alınan 2016 tarihli rapor verileriyle (işlemiş/ işleyecek devre belirlemesinde 2016 yılının esas alınması,
02/03/2016 ve 11/03/2016 tarihli raporlarda kullanılan verilere göre hesabın yapılması) asıl dava davacılarının tazminat alacaklarının hesap edilmesi ve SGK Başkanlığı tarafından ödenen rücuya tabi peşin sermaye değerli gelirin 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesi gereği tazminatlardan düşülmesi suretiyle aktüerya uzmanı hesap bilirkişisinden alınan ve mahkememizce hükme elverişli bulunan 17.07.2022 tarihli ek bilirkişi raporundan davacılardan müteveffa destek ...'in eşi ...'in 187.053,32 TL ve müteveffa desteğin evlatları ...'in 19.360,25 TL ve ...'in 16.907,30 TL ve müteveffa desteğin annesi ...'in 29.342,39 TL ve babası ...'in 26.957,58 TL
olmak üzere asıl ve birleşen dosya davacılarının toplam 279.620,84 TL destekten yoksunluk zararının bulunduğu, asıl ve birleşen dosya davacılarının söz konusu zararının davalı sigorta şirketinin poliçesindeki 268.000,00 TL tutarlı teminatı aştığından yapılan garame hesabı sonucunda davacıların poliçe kapsamındaki destekten yoksun kalmakla uğradıkları zararlarının eş ... bakımından 179.279,52 TL ve evlatlar ... bakımından 18.555,65 TL ve ... bakımından 16.204,64 TL, anne ... bakımından 28.122,94 TL ve baba ... bakımından 25.837,24 TL olduğu,
bu tutarlardan dava dışı SGK tarafından 5510 sayılı kanunun 21/4 maddesi uyarınca bağlanan gelirlerin davacılardan eş ... yönünden 43.588,07 TL ve evlatlar ... yönünden 10.761,57 TL ve ... yönünden 9.914,91 TL tutarındaki rücuya tabi peşin değerleri indirildikten sonra davacıların davalı sigorta şirketinden poliçesi kapsamında talep edebilecekleri tazminat tutarının asıl davanın davacıları olan müteveffa desteğin eşi ... için 135.691,45 TL ve müteveffa desteğin evlatları ... için 7.794,08 TL ve ... için 6.289,73 TL olduğu,
birleşen dosya davacıları olan müteveffa desteğin annesi ... için 28.122,94 TL ve babası ... için 25.837,24 TL olduğu ve fakat talepten fazlasına hükmedilemeyeceği gözetilerek Mahkememizin ...esas sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, Davacı ... için 135.691,45 TL, davacı ... için 7.794,08 TL ve davacı ... için 6.289,73 TL olmak üzere toplam 149.775,26 TL ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 26/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı avans faizi ile birlikte (poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla)davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
davacıların dava dışı üçüncü kişilere karşı fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, asıl davanın davacılarının fazlaya ilişkin talebinin reddine, Mahkememizin birleşen ... esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne, davacı ... için 19.938,52 TL ve davacı ... için 21.879,87 TL olmak üzere toplam 41.818,39 ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 08/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı avans faizi ile birlikte (poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla)davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/307, K. 2022/1142, 13 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama