KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2022
- Esas no
- 2012/198 Esas
- Karar no
- 2022/808
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- .... LTD. ŞTİ. - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 08/05/2012
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
2.665 kelime·13 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili firmanın fuarcılık organizasyonu yaptığını, davalı şirkete ait ... fuar alanında 2011-2015 yılları arasında düzenlenecek olan fuarların müvekkili şirket tarafından yapılmasını ve ilgili alanın müvekkili şirkete tahsisi amacıyla .... Ltd.
Şti ile 07/05/2010 ve 02/03/2011 tarihli sözleşmelerin imzalandığını, sözleşmenin imzalanmasından itibaren müvekkili şirketin kendi edimlerini yerine getirdiğini, tüm iş çevresine, sektördeki firmalara, Ticaret Odası nezdinde vs tedarikçi ve müteşebbislere, dava konusu sözleşme ile kiralanan yeri de 5 yıl boyunca fuarların müvekkili şirketçe yapılacağının deklare edildiğini, davalı şirket tarafından 06.12.2011 tarihinde Alanya 5. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözde belirtilen yükümlülüklerin müvekkilince yerine getirilmediğini ve davalıyı zarara uğrattığı iddiasıyla sözleşmenin haksız feshedildiğini,
sözleşmenin beş yıllık olduğunu, davalı tarafça tek taraflı olarak feshedildiğinden sözleşmenin üçüncü maddesindeki hükümlerin açıkça davalı tarafından ihlal edildiğini, müvekkili firmanın organizasyon şirketi olarak davalı tarafla yapılan sözleşmenin gereklerini bütünüyle yerine getirmiş olduğunu ve 2011 yılı içerisinde iki fuar organizasyonun başarıyla tamamlandığını, buna rağmen gerekçesiz şekilde, muallak ifadelerle, somut hiçbir sebebe dayanmaksızın davalı tarafından gerçekleştirilen fesih işlemi neticesinde müvekkili şirketin büyük kayıplara uğradığını, sözleşme süresi olan kalan dört yıl içindeki gelirlerden de mahrum kaldığını,
müvekkili firma tarafından, kira bedeli olarak 01.03.2012 ve 01.04.2012 vadeli her biri 18.000TL olmak üzere düzenlenen iki adet çek ile ...
Bankası'ndan fuar tarihinden önce ödeme yaptığını, davalı şirketin ödemeyle ilgili herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, tüm bunlara rağmen davalı firmanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak sözleşmeyi tek taraflı feshetmek suretiyle fuar alanını başka bir firmaya kiraya verdiğini, bu süreçte bu durumdan habersiz olan müvekkilinin 2011 Aralık ayındaki fuardan önce ödemeleri gerçekleştirdiğini, bütün reklamlarda “...” logosuna yer verdiğini,
kısacası sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri yerine getirdiğini ifade ederek fesih tarihi olan 06.12.2011 tarihinden beş ay önce davalı şirket sözleşmelere aykırı olarak müvekkili şirketi bertaraf ederek başka bir firmayla anlaştığını, bu hususun ...'ne davalının yazmış olduğu 29.07.2011 tarihli yazı ile tespitli olduğunu, fuar alanının başka bir firmaya tahsis edilmiş olmasından dolayı sözleşmenin 2, Maddesinin (D) bendinde yer alan 65.000TL cezai şartın ve dava konusu fuar alanında müvekkilice düzenlenen fuarların yıllık cirosu göz önünde bulundurulduğunda her yıl için 50.000,00'er TL'den toplam 200.000-TL.
Tutarındaki mahrum kalınan ortalama karın tazmini ile halen müvekkiline ödenmemiş olan 07.05.2010 tarihli sözleşmede kararlaştırılmış bulunan “Kafeteryada elde edilecek gelirin %25'i için şimdilik 1.000,00 TL, müvekkili firmanın uğramış olduğu ve uğrayacağı prestij kaybı ile bununla ilgili maddi kayıplarla ilgili olarak şimdilik 10.000,00 TL manevi 1.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 277.000.00-TL'nin fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: sözleşme konusu taşınmazın Alanya'da olduğunu, davalının ikametgahının Alanya olduğunu belirtilerek yetkisizlik kararının verilmesi gerektiğini, taraflar arasında ilk önce 07/05/2010 tarihli sözleşme düzenlendiğini, daha sonra şartların gözden geçirilmesi üzerine 02.03.2011 tarihli sözleşme imzalandığını, ancak davacı tarafın sözleşme edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini, keza sözleşmenin 2/B-d maddesi gereğince, davacının fuar tanıtımını yapmakla yükümlü olduğunu,
tüm reklam çalışmalarında müvekkilinin logosuna yer verilmesi gerektiğini, tüm broşür, afiş, tanıtım amaçlı belge ve davetiyelerde davalı şirketin reklam tanıtımını yapması gerektiğini, oysa dosyaya ibraz edilen ve tüm şehre dağıtılan davetiyelerde müvekkili şirketin logosuna yer verilmediği,
yalnızca fuar yerini belirtecek şekilde "..." olarak yazıldığını, yerel basında çıkan haberlere göre davacının yapmış olduğu fuar çalışmalarının başarısız olduğunu, sürekli güvenlik sorunu yaşandığını, bu haberlerde müvekkilinin isminin de yer aldığını, internet ortamında yer alan bazı web sayfalarındaki reklamlarda da davalının logosunun bulunmadığını, davacının fuar alanındaki güvenliği sağlayamadığını, davacının fuar alanını bitimden itibaren 3 gün içerisinde boş ve temiz olarak teslim etmesi gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, davacının ödemelerini eksiksiz ve zamanında yerine getirmediğini,
07/05/2010 tarihli sözleşmeden sonra 02/03/2011 tarihli bir sözleşme yapıldığını, dolayısıyla 07/05/2010 tarihli sözleşmenin geçersiz hale geldiğini, 02/03/2011 tarihli sözleşmede kafeteryadan elde edilecek gelirin bir kısmının davacıya bırakılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, fuar alanın herhangi bir kişiye satılmasının yada devrinin söz konusu olmadığını, bu nedenle cezai şart koşullarının oluşmadığını, davacının müvekkili şirketin kendisine bildirdiği ve izin almak suretiyle diğer firmayla görüşme yaptığı tarihlerde hiçbir çalışması olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasında 07/05/2010 tarihinde imzalanan sözleşme ile. 2011-2012-2013-2014 ve 2015 yıllarında düzenlenecek olan ... için davalıya ait "..." olarak isimlendirilen yerde davacıya 4200 m2 kapalı alan tahsis edileceği, fuar süresince kafeterya ve sosyal alanları ...'ın işleteceği, fuar alanının belirtilen yıllarda başka bir şirkete tahsis edilmeyeceği, her yıl 01 Ekim -30 Nisan tarihleri arasında ... Fuarcılık'ın fuar tarihlerine riayet edilip yer tahsis edileceği, ...
Fuarcılık'ın alanın temizliğinden, güvenliğinin sağlanmasından, fuarın tanıtımını yapmaktan sorumlu olduğu, yapılacak tüm reklam çalışmalarında ...'ın logosuna yer verileceği, ...'ın her yıl kafeteryadan elde edeceği gelirin %25 ini ... Fuarcılık'a ödeyeceği, ...
Fuarcılık'ın her yıl fuar için 15.000,00 TL kira ödeyeceği, ödemenin her fuar bitim tarihi itibariyle 30 günlük çekle yapılacağı, sözleşmenin 5 yıl için yapıldığı, bu sürede tek taraflı feshedilemeyeceği, uyuşmazlık halinde Adana mahkemelerinin yetkili olacağı belirtilmiştir. Taraflar arasında 02/03/2011 tarihinde yeni bir sözleşme yapılmıştır. Bu sözleşmede de aşağıda belirtilen hususlar dışında benzer düzenlemeler yer almaktadır.
02/03/2011 tarihli sözleşmenin 2/C-A maddesinde; ...'ın her yıl fuar için kafeteryadan elde edeceği gelir ve giderlerinin kendisine ait olacağını, 2/C-B maddesinde; ... Fuarcılık'ın her yıl her fuar için 20.000,00 USD karşılığı kira ödeyeceği, 2/D maddesinde; fuar alanın satılması yada başka şahıslara devir edilmesi halinde yeni yer sahibinin sözleşme şartlarını kabul etmemesi halinde ...'ın, ...
Fuarcılık'a 65.000,00 TL cezai şart ödeyeceği, 4. Maddede Adana Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiştir.
02/03/2011 tarihli sözleşmede, 07/05/2010 tarihli sözleşmenin feshedildiği yada yürürlükte kalacağı yönünde bir hüküm yoktur. Her iki sözleşmenin hükümlerinin büyük bir bölümü benzer olmakla beraber yukarıda açıklandığı gibi bazı düzenlemeler farklıdır. Farklı olan düzenlemelere bakıldığında her iki sözleşmenin yürürlükte olduğunu kabul etmek mümkün değildir. 02/03/20211 tarihli sözleşme ile taraflar yeni bir anlaşma yapmış önceki sözleşme zımnen ortadan kalkmıştır.
Davalı Alanya 5. Noterliği'nden keşide ettiği 06/12/2011 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile; sözlemenin 2/B-d maddesi gereğince, tüm biletlerde ve reklam çalışmalarında şirketin reklamının yapılması ve logosuna yer verilmesi yükümlüğünün yerine getirilmediği, kira bedelinin olması gereken şekilde ve zamanında ödenmediği, yapılan bildirimlere rağmen gerekli yükümlülükler yerine getirilmediği için 02/03/2011 tarihli sözleşmenin feshedildiği bildirilmiştir.
Bilirkişiler ... , Prof. Dr. ... ve ... tarafından ibraz edilen 25/10/2013 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava dosyasına sunulan delillerden sözleşmenin b-d maddesindeki tanıtımların yapıldığı, tanıtımla ilgili yükümlülüklerin yerine getirildiğinin anlaşıldığı, fuarın güvenliği için bir güvenlik şirketi ile anlaşma yapıldığı, temizliğinin yapıldığı,
her ne kadar kira bedelinin eksik ödendiği ve zamanında ödenmediği belirtilmiş ise de, kira bedelinin ödenmemesinin doğrudan fesih hakkı tanımadığını, kafeterya gelirlerinden davacıya pay ödenmesine ilişkin hükmün 2011 yılında yapılan sözleşmede yer almadığını, ayrıca fuar alanının davalı tarafından üçüncü bir kişiye kiraya verildiğini, bu durumun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, davacının bu nedenle uğradığı zararın karşılanması gerektiği, ancak yapılan işlem, satış yada devir olmadığı için cezai şart istenemeyeceğini, 5 yıllık süre dolmadan ve haksız olarak feshedilmiş olması nedeniyle kar payı da istenebileceğini,
davacının ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğunu, ancak kapanış tahsislerinin yapılmadığını, davacının 2011 yılında 2 fuar gerçekleştirdiğini, takip eden yıllarda da en az ikişer fuar yapacağı, davacının 2011 yılında fuar organizasyonunda elde ettiği net karın 128.632,70 TL olduğunu, 2012-2013-2014- ve 2015 yıllarından dolayı 4 yıl için toplam kar kaybının. 128.632,70 X 4 = 514.530,80 TL olduğunu beyan etmişlerdir.
22/05/2014 havale tarihli ek raporlarında ise; dosyaya ibraz edilen belgeler arasında yalnızca bir davetiyede davalıya ait logonun bulunmadığı, bunun dışında tanıtım yükümlülüğünün yerine getirildiği, fuar alanının bitimden itibaren 3 gün sonra boş ve temiz olarak teslim edilmesi gerektiğini, bu kurala riayet edilmediğini gösteren 09/12/2012 ve 23/02/2013 tarihli tutanaklar ibraz edildiğini, sözleşmeye göre her fuar için 20.000,00 USD'nin her fuar tarihinden önce 30-60 günlük bono ile ödenmesi gerektiğini, 01/03/2012 ve 01/04/2012 tarihli her biri 18.000,00 TL tutarında iki adet çekle ödeme yapıldığını,
merkez bankası kurları dikkate alındığında ödemenin eksik olduğu ve ayrıca kısmen ödeme tarihlerine riayet edilmediği, kafeterya gelirlerine ilişkin hükmün sonraki sözleşmede yer almadığını, davacının sözleşmedeki edimlerini önemli ölçüde yerine getirdiğini, bazı küçük eksikliklerinin haklı fesih nedeni olup olmadığının mahkemenin taktirinde bulunduğunu, cezai şart talebinin yerinde olmadığını, feshin haksız olduğu kabul edilir ise 4 yıllık kaybının 514.530,80 TL olduğunu beyan etmişlerdir.
Bilirkişi Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 29/09/2016 tarihli raporunda özetle; davacının davaya konu fuardan dolayı 2011 yılında elde ettiği karın 104.395,12 TL olduğunu, 4 yıllık kar kaybı toplamının ise 417.580,48 TL olacağını beyan etmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talimat yoluyla alınan 03/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, 2011 yılındaki fuar geliri ile gider oranlarına göre %0,60 oranında kar elde edildiği, buna göre hesaplandığında 2011 yılındaki fuar geliri olan 191.222,37 TL'nin %0,60 oranında kar sağlandığı gözetilerek davacının 1.143,34 TL /yıl kar kaybı olduğunu, sonuçta 4 yıl için 1.143,34 TL x4 yıl =4.573,36 TL kar mahrumiyeti olabileceğinin hesaplandığını beyan etmişlerdir.
Kar mahrumiyetinin hesaplanmasında 818 sayılı BK'nın 106 ve 108. maddeleri (6098 sayılı TBK'nın 125 maddesi) ve 818 sayılı BK'nın 325. maddesi (6098 sayılı TBK'nın 408.
Maddesi) gereğince kesinti yönteminin uygulanması gerektiği, buna göre sözleşme ifa ile bitseydi elde edilmesi muhtemel gelirlerden, davacının yapması gereken tüm zorunlu harcama kalemleri ile sözleşme süresinden önce fesedildiği için sağlanan, bir başka anlatımla tasarruf edilen haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlanacak yada sağlanmaktan kaçınılan kazanç miktarları toplamı indirilerek sonuca gidilmesi (Yargıtay 11. HD. 2014/7689 e. 2015/5058 k. 2015/9783 e.
2016/3478 k. 2010/8695 e. 2010/10931 k., 23. HD. 2012/3399 e. 2012/6281 k., 3. HD. 2017/5720 e. 2019/3751 k.) gerektiğinden, önceki raporlara itibar edilmemiş ve bu esaslara uygun şekilde rapor düzenlenmesi için fuarcılık sektöründe uzman bir bilirkişi, mali müşavir ve nitelikli hesap bilirkişisinden oluşan bir heyetten rapor alınmak üzere Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış olup, Mali Müşavir ..., Ticaret Başmüfettişi ... ve Dr. ...
22/02/2022 tarihli raporlarında özetle; davacının yaptığı reklam çalışmalarında davalıya ait logonun kullanılmadığı ileri sürülmüş ise de, TBK'nın 123.maddesi (818 BK 106 ) gereğince davacıya bu konuda uygun bir süre verilmediği, süre verilmesini gerektirmeyen bir neden için açıklama yapılmadığı,
kira bedelinin zamanında ödenmediği ve eksik ödendiği iddiası yönünden, alacaklının kural olarak kısmi ifayı kabul etmek zorunda olmadığını, davalı alacaklının kısmi ifayı kabul ettiğini, temerrüt hükümlerinde sağlanan imkanları kullanmadığını, bakiye alacak için TBK'nın 123.(818 BK 106) maddesi gereğince uygun bir süre verilmediğini, süre verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığı, (TBK 124) konusunda izahat olmadığı,
sözleşmenin belirli süreli olması nedeniyle haklı nedene binaen olağanüstü sona erme yoluna gidilemeyeceğini, buna karşılık davalının borcun gereği gibi ifa edilmemesi (TBK 112) ve borçlunun temerrütü (TBK 125) hükümlerine gidilebilmesinin ve bu yoldan hareketle sözleşmeyi feshetme imkanına kavuşmasının olanaklı olduğunu, ancak davalı alacaklı tarafından bu yola başvurulmadığı,
2011 yılında yapılan sözleşmede kafeterya gelirinden davacıya pay verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, dava dilekçesinde istenilen 1.000,00 TL maddi tazminatın somutlaştırılmadığını, yoksun kalan kar payının hesaplanması için davacıya ait defterlerin incelenmesi gerektiğini beyan etmişlerdir.
Davacıya 2012-2013-2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defter ve belgeleri ibraz etmesi için kesin süre verilerek dosya yeniden ek rapor alınmak üzere Ankara Nöbetçi ATM'ye gönderilmiştir. Davacı kesin süre içerisinde 2011, 2014 ve 2015 yıllarına ait yevmiye defterleri, 2011 yılına ilişkin defteri kebir, 2011 ila 2015 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannameleri ibraz edilmiş, diğer belgeler ibraz edilmemiştir.
Bilirkişi kurulu tarafından mevcut belgelere göre değerlendirme ve inceleme yapılarak hazırlanan 08/08/2022 tarihli ek raporda özetle; davacının 2012 yılındaki kar kaybının 21.503,01 TL, 2013 yılındaki kar kaybının 6.275,99 TL, 2014 yılındaki kar kaybının 5.788,49 TL, 2015 yılındaki kar kaybının ise 8.992,24 TL olmak üzere toplam 42.559,73 TL olduğunu beyan etmişlerdir.
4 yıllık kar kaybına ilişkin olmak üzere bu ek rapor yukarıda belirtilen yargıtay içtihatlarına, toplanan delillere, tüm dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Davacı kar payının daha fazla olduğu konusunda herhangi bir delil ve bu arada incelenmesi gereken yıllara ait ticari defterlerin ve belgelerinin tamamını kesin süre içinde ibraz etmemiştir.
Davacı tarafından ibraz edilen davetiye, tüm şehre dağıtılan ve aynı zamanda üzerinde ilgili firmalara ait reklamların bulunduğu bir belge niteliğindedir. Bu davetiyede davalı firmanın logosuna yer verilmemiştir. Yalnızca tarihin yazıldığı bölümün altında ".../..." yazısı yer almaktadır. Bu ibare ve yazım şekli davalının reklamının yapılmasından ziyade fuarın yapılacağı yeri gösteren bir ibare algısı yaratmaktadır.
Kaldı ki 02/03/2011 tarihli ve geçerli sözleşmenin 2/B-d maddesi gereğince davalının logosunun bulunması gerekmektedir. Bu sebeple açıklanan hususun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği kabul edilmiştir. Diğer taraftan kira bedelinin gecikmeli olarak ve eksik ödendiği anlaşılmaktadır. Bu hususlar ve bu arada temizlik yada güvenlik hükümlerine aykırılık, sözleşmede derhal fesih nedeni olarak gösterilmemiştir.
Ayrıca fesih ihbarında reklam ve kira bedeli ödeme yükümlülüklerine uyulmadığı fesih sebebi olarak gösterilmiş davaya cevap dilekçesinde bu sebepler genişletilmiştir. Sözleşmenin düzenlendiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 106. (6098 sayılı TBK'nın 123.maddesi) gereğince; karşılıklı taahhütleri havi olan bir akitte iki taraftan biri mütemerrit olduğu taktirde diğeri borcun ifa edilmesi için münasip bir mehlin tayinini hakimden isteyebilir.
Bu süre zarfında borç ifa edilmemiş ise aynı madde belirtilen seçilik haklarını kullanabilir. Aynı kanunun 107.maddesinde (6098 sayılı TBK 124) ise süre verilmesini gerektirmeyen haller düzenlenmiştir. Davalı ileri sürdüğü aykırılıkların giderilmesi için uygun bir süre vermeden sözleşmeyi doğrudan feshetmiştir. Bu nedenle kanuna uygun bir fesihten söz edilemez. Kanuna aykırı fesih nedeniyle davacının sözleşmenin kalan 4 yılı için uğradığı kar kaybını istemesi mümkündür.
Bu kayıp hükme esas alınan 08/08/2022 tarihli raporda açıklandığı üzere 42.559,73 TL'dir. 02/03/2011 tarihli sözleşme ile 07/05/2013 tarihli sözleşme yürürlükten kalkmış olup, 02/03/2011 tarihli sözleşmede kafeterya gelirlerinden davacıya %25 oranında pay ayrılacağına ilişkin hüküm yoktur. Aksine kafeterya gelirlerinin davalı ...'a ait olacağı belirtilmiştir.
Diğer taraftan 02/03/2011 tarihli sözleşmenin cezai şarta ilişin 2/D maddesinde; fuar alanının satılması yada başkasına devredilmesi halinde yeni yer sahibinin sözleşme şartlarını kabul etmemesi halinde 65.000,00 TL ödeneceği belirtilmiştir. Fuar alanının başkasına satılması yada devredilmesi söz konusu değildir. Bu nedenle cezai şart talep edilemez.
Davacı ...'ta sözleşme süresi içerisinde 3. Kişiye yer kiralandığını ileri sürmüş olup, bu iddianın doğru olduğu kabul edilse dahi, bu durum cezai şart ödenmesini gerektirmemektedir.
Diğer taraftan TMK'nın 24 ve devamı, 818 sayılı BK'nın 47.maddeleri kapsamında, davacının kişilik haklarına yada bütünlüğüne saldırı teşkil eden bir eylem bulunmadığı, sözleşmeye aykırılığın veya sözleşmenin feshinin tek başına manevi tazminatı gerektirmeyeceği , manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı gözetilerek davacının manevi tazminat talebi yerinde görülmemiştir.
Dava dilekçesinde ayrıca davacının uğradığı veya uğrayacağı prestij kaybından kaynaklanan maddi kayıplar için 1.000,00 TL manevi tazminat istenmiş ise de, bu konuda hangi nedenden dolayı ne tür somut bir zarar uğrandığı açıklanmadığı gibi delilde ibraz edilmemiştir.
Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davanın 4 yıllık kar kaybına ilişkin olmak üzere toplam 42.559,73 TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Dava dilekçesinde mevduata uygulanan en yüksek faiz talep edilmiş ise de, tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın ticari işletmelerinden kaynaklandığı, talebin ticari işlerde uygulanan avans faizini amaçladığı kabul edilerek avans faizine hükmedilmiştir. (Yargıtay 11. HD. 2008/5241 E. 2009/13133 K. 2017/3894 E. 2017/7428 K.) Diğer taraftan fesih tarihinden itibaren faiz istenebileceği gözetilerek 06/12/2011 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir. (Yargıtay 11. HD. 2014/7689 E. 2015/5058 K.)
Katip ... Hakim ...
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2012/198, K. 2022/808, 27 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama