KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2022
- Esas no
- 2021/353 Esas
- Karar no
- 2022/86
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacılar
- 1- ... TCKN:...
- 2- ... tckn
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1-... TCKN:... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ... TCKN:... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/04/2021
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
1.022 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine Konya Ereğli İcra Müdürlüğü'nün 2018/...
E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile takipte tahsil edilen bedellerin iadesini, takip esnasında bedelin tahsili halinde tahsil edilen paranın davalı takip alacaklısına ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde bonoların ve takibin iptalini ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmayacak tutarda tazminata karar verilmesini talep ettiklerini, takibe konu edilen senetlerin bir kısmının takip tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığını,
müvekkillerinin tacir olmadığı gibi müvekkilleri ile davalılar arasında ticari ilişki kurulmadığını, senetlerin üzerinde teminat olduğuna dair ibarenin bizzat müvekkili ... tarafından elle yazıldığını ve davalı alacaklı bu ibareleri bile bile senetleri devraldığını, davaya konu senetlerin davalı alacaklıya devri alacağının temliki hükümleri kapsamında olduğunu, davalı ...'in soruşturma esnasındaki ifadesinde, "senetleri ...'ndan 3-4 yıl sene önce aldığını" beyan ettiğini, davalı tarafından bu senetlerin kendisine ciro edildiği kabul edilen tarihte tamamının protesto gününün geçtiğinin açık olduğunu,
bu nedenle davalı ...'ndan diğer davalı ...'e senetlerin ciro edilmesinin TBK gereğince alacağının temliki hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili ...'ın her ne vaat ile olursa olsun toplamda 250.000,00 TL tutarlı olacak şekilde senetlere aval olarak imza atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkillerinin hesap dökümlerinin incelendiğinde hiçbirinin hesabına bu miktarda bir paranın ödenmediğinin anlaşılacağını,
dava tarihi itibariyle icra dosyasında varsa mevcut tutarların ve işbu dava süresince yatırılacak tüm tutarların alacaklıya ödenmemesi hususunda teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra dosyasına dava tarihi öncesinde yatırılmış ve davalıya ödenmiş olan tutarlara ilişkin davalı alacaklının malvarlığı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, açmış oldukları davanın kabulü ile müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespitini,
haksız ve kötü niyete başlatılan Ereğli İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı dosyası ile haksız takibin ve takibe konu senetlerin iptalini ve haksız takip nedeniyle davalılar aleyhinde alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatina hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan dava konusu bonolar ve bu bonolara karşı yapılan takibin Konya Ereğli'de yapıldığını, davacıların itirazının olmadığını, müvekkilinin ikametinin Konya Ereğli olduğunu, diğer davalı olarak gösterilen ...'nun Adana adresinni göstermelik bir adres olduğunu, davacılar vekili dışında bu davanın Adana'da görülmesini gerektirir hiçbir husus olmadığını, bu nedenle davanın Konya Ereğli Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinde görülmesinin gerektiğini, davanın yetkisizlikle Konya Ereğli'ye gönderilmesini ve açılan davanın esastan reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraftan alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen icra takip dosyasının Konya Ereğli İcra Dairesinde başlatıldığını, davacıların herhangi bir itirazının olmadığını, müvekkilinin güncel adresinin ''... Mah. ... Cad. ... Sitesi ...Blok Kat ...
NO :... .../..." olduğunu, genel yetki kuralları gereğince HMK 'nın 9. Maddesi uyarınca davada yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, açılan dava her iki davalının da yerleşim yeri olmaması sebebiyle davanın yetkisizlik yönünden reddini, işbu dava borcu ödememe maksadı ile açılan haksız davanın reddini, müvekkile karşı kötü niyetle ve borcu ödemekten kaçınma amacıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, tarafların ikametleri dikkate alınarak yetkisizlikle davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava İİK'nun 72.maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olup deliller bu çerçevede değerlendirilmiştir.
Davalılar tarafından, cevap dilekçelerinde süresinde yetki itirazında bulunduğundan öncelikle, HMK m.116 ve m.117 gereği yetki itirazının değerlendirilmesi gerekmiştir.
HMK'da yetki bir davaya bir yerdeki hangi hukuk mahkemesinin değil yer bakımından bir davanın neredeki mahkeme tarafından görüleceği şeklinde düzenlenmiştir. Yetki kuralları genel yetki kuralı ve özel yetki kuralı olarak başlıca iki kısıma ayrılmaktadır. Kural olarak bütün davalar için uygulanan yetki kuralı, genel yetki kuralı olup, genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yerindeki mahkemedir. Bir takım davalar için ise yerleşim yeri mahkemesinin yanında başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır. Bazı dava veya dava çeşitleri için kabul edilen istisnai nitelikteki yetki kurallarına özel yetki kuralları denilmektedir.
6100 sayılı HMK'nın 6. maddesine göre “genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 10. maddesine göre “sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir”. 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre ise; sözleşmeden doğan bir para borcu olup da sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödenir, bu durumda alacaklı, bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgâhında dava açabilir.
İİK'nın 72/son maddesine göre "Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur."
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalıya geçer.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu bononun davalılar tarafından 31/05/2019 tarihinde Konya Ereğli İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyası ile takibe konduğu, davanın genel ya da özel yetkili mahkemelerden birinde açılmadığı, mahkememizin davaya bakmak konusunda yetkisiz olduğu, davalıların süresinde yetki itirazında bulunduğu, seçim hakkının davalılara geçtiği anlaşıldığından mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/353, K. 2022/86, 21 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama