KÜNYE
T.C. Adana Asliye Ticaret 2. Mahkemesi
- Mercii
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/908
- Karar No
- 2022/585
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2022
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/900 Esas - 2022/589
- Esas no
- 2021/900
- Karar no
- 2022/589
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... LİMİTED ŞİRKETİ - ...
- Vekilleri
- ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekilleri
- ... - ...
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/11/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının maliki olduğu kayısı bahçesinden kg usulü 1. sınıf ihracat malı kayısı alımına ilişkin olmak üzere 07.06.2021 tarihinde müvekkili şirket tarafından davalı tarafın banka hesabına 50.000-TL avans ödeme yaptığını, kayısıların kurtlu olması, ihracata uygun ilaç kullanılmaması netice itibari ile kayısının ihracata uygun olmaması sebebiyle müvekkili şirketin alımdan vazgeçtiğini, davalıdan yapılan avans ödemesinin iade edilmesi talep edildiğini, fakat davalı taraf yapılan avans ödemesini iade etmeyi kabul etmediğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, davacı şirket ile müvekkilinin abisi olan ... arasında bir alışverişin mevcut olduğunu, müvekkilinin bu alışverişten bilgi sahibi olmadığını, davacı tarafından müvekkilinin ... hesabına 50.000-TL para girişinin olduğunu, müvekkilinin abisi olan ...'nun, müvekkiline bir alacağının olduğunu ve bu alacağın müvekkilinin hesabına gönderileceğini söyleyerek müvekkilinden hesap numarasını istediğini ve kısa bir süre sonra da davacı şirket tarafından 50.000-TL paranın müvekkilinin hesabına gönderildiğini, müvekkilinin bu parayı çekerek abisine teslim ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ticari satımdan kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
Davacı tarafça, davanın ticari olduğu değerlendirilerek mahkememize dava açılmışsa da;
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
TTK'nun 3. maddesi ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.
TTK'nun 4. Maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Diğer yandan TTK'nun 5. Maddesinde; "Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Bir davanın ticari dava niteliğinde olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı tarafından davalıya kayısı alımına ilişkin banka hesabına avans gönderildiği, ancak satım konusu kayısıların ihracata uygun olmaması nedeniyle ticari satımdan vazgeçip avansın iadesi talep edildiği, davacı şirketin tacir olduğu, buna mukabil davalı hakkında davacı tarafından sunulan delil dilekçesi ekinde davalının çiftçi olduğunun belirtildiği, davalı için Kozan Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta, davalının inşaat işçisi olduğu ticari veya mesleki yönünden herhangi bir mükellefiyetinin bulunmadığı bildirildiği, dolayısıyla davacının tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir (Yargıtay 17. HD 2016/11322 E.2018/2585 K. 17. HD. 2014/24509 E. 2017/5341 K).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın çözüm yeri Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... e- imzalıdır e- imzalıdır
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/908, K. 2022/585, 3 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama