KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2023
- Esas no
- 2022/878
- Karar no
- 2023/346
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Şirketteki kar payı alacağının tahsili
- Dava tarihi
- 07/12/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşiyle birlikte kurduğu ... İnş. Turizm Teks. Tic. Ve San. Ltd.
Şti'nin %5 pay sahibi ve ortağı olduğunu, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaklardan bilgi alamadığı gibi kar dağıtımı yapılmadığını, bilançoların gösterilmediğini, bu durumun müvekkilinin aile birliğini tehdit eder konuma geldiğini, bu nedenle ... ile müvekkili ... arasında Adana 10. Aile Mahkemesi' nin 2022/...
E. Sayılı dosyasında görülmekte olan bir boşanma davası mevcut olduğunu, şirketin ortaklık mevcudunun kalmadığını, müvekkili ile ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini, bu nedenle müvekkiline ait ödenmesi gerekip ödenmeyen kar payının tespitinin gerektiğini, 2021,2012,2011,2009 ve 2005 tarihlerinde sermaye arttırımına gidildiğini, ancak müvekkilinin eşine ve oğluna verdiği vekaletin kötüye kullanılarak bilgisi dahilinde olmadan işlemler yapılıp onaylar verildiğini, müvekkiline zarar verme kastıyla hareket edilememesi için davalının temsil yetkisinin sınırlandırılmasının gerektiğini,
ayrıca olası kötü niyetli eylem ve işlemlerden zarar görme ihtimali bulunan ve hali hazırda zarar görmüş olan müvekkili adına şirkete kayyum atanmasını, müvekkilinin şirkette bulunan hissesi kadar sermayeden pay almasına, dağıtılmayan kar paylarının paylaştırılmasına ve şirket bünyesinde bulunan taşınmaz ve taşınır malların satılmasını engellemek amacıyla şirketin mal varlığı üzerine tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinden talep sonucunu açıklaması istenmiş, verilen süre içinde açıklama yapılmamıştır. 13/06/2023 tarihli duruşmaya katılan davacı vekili; müvekkilinin şirketteki hissesine isabet eden kar paylarının ödenmesini istediklerini, ortaklıktan çıkması yada şirketin tasfiyesi gibi bir taleplerinin olmadığını, dava tarihinden önce arabuluculuk başvurusu yapılmadığını beyan etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görülmekte olan davanın arabuluculuğa tabi olduğunu, davacının, dava dilekçesinde kar payının iadesini talep ettiğini, bu durumda konusu bir miktar para olan ticari davalarda dava şartı arabuluculuk başvurusunun yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde dava değerinin bildirilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
7155 sayılı Kanun ile TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiştir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m.18/A/2, c. 4; HUAK Yönetmeliği m.22/3).
Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMKnun 115/2 maddesi çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir.
Bununla birlikte aynı kanunun 115 inci maddesinin 3.fıkrasının uygulama alanı bulmasına engel yoktur. Bu bağlamda, dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. (İstanbul BAM 12 HD 2023/187 E.2023/185 K. İstanbul BAM 14 HD 2021/1993 E. 2021/1496 K.)
Açıklanan nedenlerle; davanın konusunun para alacağı olduğu, kar payının tahsilinin istendiği, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlendiği, 6325 Sy. HUAK'na eklenen 18/A-2 maddesi gereğince; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.(Yargıtay 11.HD 2019/3656 E. 2020/2359 K., İstanbul BAM 12. HD 2022/1144 E. 2022/918 K., Ankara BAM 22. HD 2021/675 E. 2021/929 K.)
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/878, K. 2023/346, 13 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama