KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2022
- Esas no
- 2021/802 Esas
- Karar no
- 2022/984
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekil
- Av. ... -...
- Davalı
- 1- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- 2- ... - .....
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 18/10/2021
- Gerekçeli kararın yazılma tarihi
- ...
Karar Metni
969 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Tazminat davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesinde özetle, dava dışı işçi ...'e 29.07.2019 ve 10.09.2019 tarihinde toplam 20.643,17-TL ödeme yapıldığını, davalı şirketler tarafından herhangi bir bedel ödenmemesi sebebiyle ödenen işçilik alacaklarından sorumlu oldukları tutarların 11.850,71-TL olduğunu, davacının davalılardan ihale yöntemi ile hizmet alımı yaptığını, temizlik, güvenlik, bilgi işlem, sayaç okuma, sayaç sökme ve takma, kaçak su tespiti, fatura tebliği yardımcı işleri özel sektör alt işverenlerden ihale ve hizmet satın alma yöntemi ile davalılardan temin edildiğini,
iş hukuku kapsamında işverenlerin işçiye karşı birlikte sorumlu olmalarına rağmen iç ilişki de işverenlerin sorumluluk esasını genel olarak kanuna, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmamak kaydı ile sözleşme özgürlüğü kapsamında düzenlendiğini, iç ilişkideki sorumluluğunun ihale ve tip sözleşmelerine göre belirlendiğini, tip sözleşmeler kapsamında alt işverenlerin işçilik alacaklarından genel olarak sorumlu olduklarının kabul ettiklerini, her alt işverenin kendi çalıştığı dönemde oluşan kıdem tazminatı, fazla çalışma alacağı gibi işçilik alacaklarından sorumluluğunun bulunduğunu,
davalıların sözleşmesi feshedilen personelin kıdem tazminatından her bir davalının çalıştırdığı süre ile sınırlı olmak üzere yerine getirmesinin gerek olduğunu belirterek fazlaya ilişin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 11.850,71-TL.sının ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
DAVALI ... KORUMA LTD.ŞTİ SAVUNMASI
Davalı tarafça verilen savunma dilekçesinde talepler hakkında öncelikle zamanaşımı definde bulunduğu, davaya konu alacakların hangi alacaklar olduğunun belirgin olmadığını, dava dışı işçinin işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktasının öncelikle belirlenmesi gerektiğini, vara davalı şirketin buna göre sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğini, davacı kurum ile davalı şirket arasında alt işveren asıl işveren ilişkisinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı şirketin sorumluluğunun kendi dönemindeki alacaklar ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu,
dava dışı işçinin şirket nezdindeki çalışmasının 6 ay olduğunu kıdem tazminatından bu anlamda sorumluluğunun bulunmadığını, son işveren olmasının bunu değiştirmediğini, dava dışı işçiye yapılan ödemelerin tümünden davalı şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, tarafların yarı yarıya ve davalı şirketin dava dışı işçiyi çalıştırıldığı dönemle sınırlı sorumluluğundan bahsedilebileceğini, belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
Bilirkişi Raporu: Davacı kurumun hak edebileceği alacak miktarları, raporun değerlendirme ve karşılaştırma bölümlerinde gösterildiği üzere hesaplanmış bulunmakla. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere dayalı olarak yapılan ve ayrıntıları yukarıda gösterilmiş olan inceleme ve değerlendirme sonuçları takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Tarih: 20.06.2018 Esas: 2017/...- Karar: 2018/...; sayılı kararına göre “Davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. ( Mülga Borçlar Kanunu'nun 146. ) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Ancak sözleşme kapsamında açıkça rücu halinde sorumluluklara ilişkin bir düzenleme bulunmadığından yarı yarıya olan sorumluluk esası benimsenmelidir. Buna göre toplam sorumluluğun 7.417,13 -TL olduğu bildirilmiştir.
Kabul Ve Gerekçe
Tüm dosya kapsamı, davacı ile davalılar arasında sözleşme imzalandığı, dava dışı işçi ...e yapılan ödemenin davalılardan rücu edilmesine ilişkin dava olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre Davacı kurumun hak edebileceği alacak miktarları, raporun değerlendirme ve karşılaştırma bölümlerinde gösterildiği üzere hesaplanmış bulunmakla.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere dayalı olarak sözleşme kapsamında açıkça rücu halinde sorumluluklara ilişkin bir düzenleme bulunmadığından yarı yarıya olan sorumluluk esası benimsenmelidir.
Buna göre toplam sorumluluğun 7.417,13 -TL alacağının olduğu bildirildiğinden davanın kısmen kabulü ile 1.884,19 TL'nin ödeme tarihi olan 10/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...nden tahsili ile davacıya verilmesine, 1.824,38 TL'nin ödeme tarihi olan 10/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... inden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
01/12/2022 Katip ... Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/802, K. 2022/984, 1 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama