KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/8 Esas - 2024/602
- Esas no
- 2024/8 Esas
- Karar no
- 2024/602
- Hakim
- ...
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/01/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/10/2024
Karar Metni
1.068 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacı ile davalı arasında açık hesap şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin bu kapsamda davalıdan 24/01/2022 - 07/07/2022 döneminde 19.721,97-TL alacaklı olduğunu, alacağının tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazıyla durduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak netice alamadıklarını iddia ederek, .... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile takip dosyasının kaldığı yerden devamına, icra takibine konu alacak tutarı üzerinden %20 oranından az olmamak kaydıyla hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ikamet adresinin .... olduğunu, yetkili mahkemenin .... Mahkemeleri olduğunu belirterek mahkememizin yetkisine yönelik itirazda bulunmuştur. Mahkememiz aksi kanaatte ise, davanın esasına ilişkin olarak davacının fatura düzenlemesinin tek başına ispata yetmediğini, alacağın varlığını ispat etmekle yükümlü olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
YAPILAN YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava ticari nitelikteki satım sözleşmesinden doğan faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce tensip zaptı düzenlenerek bildirilen deliller toplanmış, dava miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi olduğundan duruşma günü tayin edilmiştir.
Davaya konu .... Esas sayılı dosyası tensip zaptının 4 numaralı ara kararına istinaden Uyap üzerinden istenilerek bir sureti dava dosyası arasına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden; takibin 19.721,97-TL asıl alacak, 485,08-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.207,05-TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak "açık hesap borcu" gösterildiği, takip talebinin borçluya gönderilen ödeme emri ile uyumlu olduğu, borçlunun 7 günlük itiraz süresi içinde borca tüm fer'ileriyle birlikte itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin icra müdürlüğü tarafından durdurulduğu görülmektedir.
Taraf vekilleri ön inceleme duruşmasında hazır bulunmuş, dava ve cevap dilekçesindeki iddia ve savunmalarını tekrar etmiştir. Davacı tarafın dava açmadan önce usulüne uygun şekilde arabuluculuk yoluna başvurduğu, tarafların anlaşamadığına dair son tutanak aslının dosyaya ibraz edildiği, davanın 1 yıllık hak düşürücü süresi içinde içinde açıldığı, Mahkememizin görevli olduğu, dava şartlarının sağlandığı anlaşılmış Mahkememizin yetkisine yönelik itirazın incelenmesine geçilmiştir. Mahkememizin yetki alanı 07/07/2021 tarih ve 608 Karar sayılı HSK Kararı ile ticari davalar yönünden .... kapsar şekilde genişletilmiş olup buna göre yetki itirazının reddine karar verilmiş, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları belirlenmiş, sulh olunamaması üzerine davanın esasına girilmiştir.
Davalı taraf kendisine tensip zaptı ile tayin edilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini bildirmemiş olup, davacının 28/05/2024 tarihli celsede kesin süreden sonra bildirilecek delile muvafakat etmeyeceklerini bildirmesi karşısında bilirkişi incelemesini HMK 222/3 maddesine göre davacı defterleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verilmiş, dosya mali müşavir bilirkişiye verilmiştir.
Mahkememize sunulan raporda bilirkişi, davacının incelemeye konu 2022 yılı ticari defterlerinin e- defter olarak tutulduğu, beratlarının süresinde verildiği, usulüne uygun tutulduğu, davacının 2 adet toplam 21.707,52-TL tutarlı fatura ile alacak kaydı yaptığı, takip tarihi itibariyle kendi defterlerinde 19.721,97-TL davalıdan alacaklı göründüğü yönünde görüş ve tespit bildirmiştir.
Bilirkişi davalı tarafça cevap dilekçesinin ekinde sunulan muavin defter çıktısına göre davacı defterlerinde kayıtlı olan toplam 21.707,52-TL tutarlı iki adet faturanın davalı kayıtlarında aynen göründüğü, davalının kendi kayıtlarında davacıya takip tarihi itibariyle 10.321,69-TL borçlu göründüğü, mutabakatsızlık sebebinin davalı kayıtlarında görünen 9.400-TL ödemenin davacı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığını, 0.28-TL'lik bakiyenin nereden kaynaklandığının tespit edilemediği, bu kayıtların usulüne uygun sunulmaması sebebiyle davalının lehine değil aleyhine delil olacağı yönünde görüş ve tespit bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenmiş rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli bulunmuş, taraflara usulünce tebliği sağlanmıştır.
GEREKÇE VE KANAAT
Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında ispat yükü kural olarak davacı tarafa aittir. Davacı taraf alacağının varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Bilirkişi incelemesinde davacının icra takibine konu ettiği asıl alacak tutarının kendi defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Yukarıda belirtildiği üzere davalı ticari defterlerini sunmamıştır. Cevap dilekçesinin ekinde sunulan belgelerin delil vasfı yoktur.
Ticari defterlerin delil olabilmesi için usulüne uygun tutulup tutulmadığı hususunun incelenip tespiti gerekir. Davalı tarafça sunulan belgeler bu tespit için yeterli olmayıp HMK 222 maddesine göre ancak aleyhine delil olabilir. Davacı defterinde kayıtlı olan ve dava konusu alacağın dayanağını teşkil eden toplam 21.707,52-TL tutarlı iki adet faturanın davalı kayıtlarında yer aldığı bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkmıştır.
Gelinen aşamada davacının alacağı dosya kapsamıyla sübut bulmuş, fatura tutarları taraflar arasında çekişmesiz hale gelmiştir. Davalı kayıtlarındaki 9.400-TL tutarındaki ödeme davacı defterlerinde kayıtlı olmadığına göre bu ödemenin gerçekte var olup olmadığının ispatı davalı üzerindedir. Dosyaya bu kapsamda delil sunulmamış olup, bu ödeme kaydına itibar etmek mümkün olmamıştır. Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava asıl alacak yönünden sübut bulmuştur.
İşlemiş faiz talebinin incelenmesine gelince dosya kapsamında davalının TTK 18.md göre temerrüde düşürüldüğüne dair delil bulunmamasına göre davalının icra takibi ile beraber temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Buna göre işlemiş faiz istemi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi değerlendirildiğinde alacak likit olup takibe yönelik itiraz haksız olduğundan İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi hükmü uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/8, K. 2024/602, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama