İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2017/273 K.2024/119

... DAVALI : ... ... Mersis No -...

Esas2017/273Karar2024/119Tarih14 Mart 2024Okuma13 dk · 2.532 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
14 Mart 2024
Esas no
2017/273
Karar no
2024/119
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
....
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.532 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

... DAVALI : ... ... Mersis No -...

VEKİLİ

Av. ... - ... ....

DAVA

Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 11/08/2017

KARAR TARİHİ : 14/03/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 29/05/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; davaya konu "..." ibaresi müvekkili şirket tarafından marka olarak ilk olarak kullanıldığını, ayırt edici niteliğini haiz olduğunu, maruf hale geldiğini, ... nezdinde ... no ile "..." ibareli markayı tescil ettirildiğini, "..." ibaresinin gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, müvekkilinin, akaryakıt sektöründe bilinen, tanınan ve köklü şirketlerden biri olduğunu, bu tanınmışlık “...” markası adı altında verilen hizmetler sonucu olduğunu, müvekkilinin, kuruluşundan bu yana sektöründe azımsanmayacak işler yaptığını, “...” ibaresini tanınır ve bilinir hale getirdiğini, müvekkilinin,

her geçen gün artan bayi sayısı ile tüm yurtta, kendi markası altında petrol satışı yapan ... merkezli büyük bir şirket olduğunu, müvekkilinin yurt çapında bir akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, kendine özgü "..." markasını oluşturduğunu, müvekkilinin çeşitli bilim dallarında kullanılan ... teknolojisinin kısaltması olan “...” kelimesi ile sektörel baz da kullanılan “...” kelimesinin birleşiminden bir marka oluşturduğunu, “...” markasının taraflarına tescili için 2013 yılında marka tescil başvurusunda bulunduğunu, dava dışı ...

A.Ş.'nin başvurularına yaptığı itiraz reddedildikten sonra “...” markasının tescil edildiğini, “...” markasının tescil işlemleri sırasında davalı şirketin markanın tesciline ilişkin herhangi bir itirazının olmadığını, "..." markasının tescilinden sonra, davalı şirketçe ....

E. sayılı dosyası ile “...” markasının hükümsüzlüğü için dava açıldığını, işbu davanın yargılanması halen devam edildiğini, müvekkili şirket ... nolu "..." ibaresinin marka hakkını, davalı yandan çok önce 19.01.2015 tarihinde tescil ettirdiğini, davalı şirketin ... nolu "..." markasını tescil ettirdiği tarih ise 05.06.2017 tarihi olduğunu, davalı şirketin tescil ettirdiği "..." markası müvekkilinin "..." markasının devamı niteliğinde olduğunu, davalı şirket her ne kadar bunu kabul etmeyecek olsada yeni Sınai Mülkiyet Kanunu m.5/1(ç) bendi davalı yana bu durumu kabule mecbur bıraktığını,

zira ilgili maddede aynen “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilemez.” denildiğini, şayet marka olarak tescil edilmişse de Sınai Mülkiyet Kanunu m.25/1 hükmü gereğince bu durumun bir hükümsüzlük sebebi olduğunu, tescilli bir marka varken, bu markanın devamı niteliğindeki seri markanın gerçek hak sahibi dışındaki biri adına tescilinin yapılması hukuka açıkça aykırı olduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu'nda marka,

bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dahil özellikle sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her türlü işaret olarak tanımlandığını, davalı şirketin .... markası adı altında mal veya hizmeti sattığını, davalı şirketin işletmelerine ait ekde sundukları fotoğraflar incelenip işletmelerinde keşif yapıldığında .... markası ile faaliyette bulunduğunun görüleceğini,

davalı şirketin “...” ibaresi kullanımı sadece zorunlu olan ticaret ünvanı kullanımı olduğunu, bir teşebbüse ait mal veya hizmeti ayırt eden işaret olarak kullanılmadığını, buna rağmen davalı şirketin "..." ibaresini tescil ettirdiğini, açıkça hukuka aykırı olarak müvekkilinin de içinde olduğu akaryakıt sektöründe müvekkilinin haklarına zarar verecek şekilde kullanmaya başladığını, davalı şirketin sattığı mal veya hizmeti ayırt eden işaret, bir başkasına ait .... markaları olduğunu, davalı şirkete ait istasyondan benzin almak için giren kimse .... markalarına ait ürünleri aldığını gördüğünü ve bildiğini, bu nedenle,

karşı tarafın markasal anlamda kullanımı .... markası ile olduğunu, dava konusu “...” markası hiçbir zaman karşı tarafın markası olmadığını, davalı şirketin "..." markası tescili, ....'ne ticaret unvanı olarak tescili gereken ...'na başvuruda bulunularak tescili gerçekleştirilmiş bir işlem olduğunu, davalı şirketin “...” ibaresini yanlızca ticaret unvanı olarak kullandığını, herhangi bir markasal kullanımının söz konusu olmadığını, davalı şirket ticaret ünvanında tesadüfen yer alan “...” kelimesini markasal anlamda kullanmadığını, kullanımı olsa olsa ticaret ünvanı olduğunu,

bir ticaret unvanının markasal kullanım olarak kabul edilebilmesi için.

“Unvanın ürünler üzerinde kullanılması, Unvanın tabelada kullanılması, Unvanın ürün kataloğu ve reklamda kullanılması” gibi kriterlerin olması gerektiğini, davalı şirketin tabelasında sattığı ürünlerde, reklam veya katalogunda ... markasını kullandığını, "..." markası altında sattığı ürünü, tanıtıma yönelik bir kullanımının olmadığını, bu halde markasal kullanımdan söz edilemeyeceğini, markanın, kanundaki tanımından da anlaşılacağı üzere, bir ürünü tanıtmaya yönelik olması gerektiğini, davalı şirketin bir ürünü tanıtmaya yönelik markasal kullanımının olmadığını, markanın fonksiyonu, bütünüyle bir ticari işletmenin ürettiği, pazarladığı,

sağladığı veya hizmetlerin ayırt edilmesi amacını gütmesi olduğunu iddia ederek davalı şirketin kötü niyetli olması nedeniyle, zamanaşımı sürelerinin işlemeyeceğini, davalıya ait ... nezdinde tescilli ... “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine; davalı şirkete ait marka üzerine dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devrinin önlenmesine yönelik tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının aksine müvekkilinin “...” markası üzerindeki gerçek hak sahibi olduğunu, bu hususun muhtelif yargı kararları ve alınan bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, davacı şirketin, dava dilekçesinin henüz ikinci sayfasında yer alan “Esas Hakkında” başlığı altında “... ibaresinin gerçek hak sahibi müvekkili şirkettir” şeklinde bir açıklamada bulunduğunu, bu ifadenin gerçekle taban tabana zıt olduğunu, müvekkili şirketin 2006 yılında kurulmuş olduğunu, kurulduğu günden bu yana akaryakıt ve akaryakıt mamulleri ile fuel-oil, LPG,

doğalgaz ve madeni yağ gibi her türlü petrol ve akaryakıt ürünlerinin imalatı, ithalatı ve ihracatı, nakliyesi işleri ile uğraştığını, bu ürünlerin toptan perakende ticarini yaptığını, bu hizmetlerini verebilmek adına ise akaryakıt istasyonları kurduğunu, işlettiğini, müvekkili şirketin yıllardır üstün kalite, özen ve tüm özverisiyle müşterilerine sunduğu hizmetler neticesinde sektöründe de ilgili müşteri çevresinin memnuniyetini kısa sürede kazanmayı başardığını, ticaret unvanının kök unsuru konumundaki “...” ismi uzun yıllar sonucunda elde ettiği güven ve ticari tanınmışlık sayesinde bilinen,

aranılan ve sektöründe önde gelen bir marka haline geldiğini, “...” ibaresini gerek ticaret unvanının kök unsuru olarak, gerekse de ticari faaliyetlerinde kullandığı işaret olarak markasal anlamda kullandığını, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK 5/1-ç bendi uyarınca bir ayniyeten söz konusu olmadığını, müvekkilinin markasının 35. ve 39. sınıf hizmet gruplarında tescilli olduğunu, davacı şirketin ... nolu markasının 04. ve 37. sınıf mal ve hizmet gruplarını kapsadığını, dolayısıyla öncelikli olarak taraf markalarının kapsadıkları emtia grupları birbirlerinden farklı olduğunu,

somut uyuşmazlıkta taraf markaları arasında davacının davasına dayanak yaptığı 5/1-ç bendi uyarınca herhangi bir ayniyetin mevcut olmadığını, kaldı ki emtiaların dahi aynı olmadığının görüleceğini, açılan davanın öncelikli olarak bu nedenle reddinin gerektiğini iddia ederek davanın 5/1-ç bendinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı adına tescilli markanın 6769 sayılı yasa kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen 06/04/2018 tarihli RAPORDA özetle:

Heyetimize verilen görev dâhilinde, 6769 sayılı SMK m.5/1-ç kapsamında dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; davaya konu ... ibareli marka ile davacının iddialarına mesnet ..., ..., ... AKARYAKIT, ... OIL markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen 26/11/2018 tarihli EK RAPORDA özetle:

Davacının ve davalının iddiaları nazara alındığında; asıl rapordaki görüş ve değerlendirmeleri değiştirecek herhangi bir kanaat oluşmadığından asıl rapordaki belirtilen görüşlerin aynen geçerli olduğu ve davaya konu olan markanın kötü niyetli bir tescil olmadığı ve bununla birlikte davalının ...” ibaresi üzerinde eylemli olmasa da davalının ilk olarak 2006 yılından beri kullanımının olduğu tespit edilmiş ancak dosya içersinde davacının kullanımlarını gösteren bilgi ve belge olmadığından çekişme konusu marka üzerindeki gerçek hak sahipliği konusunda bir değerlendirme yapılamadığı; takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen 09/02/2020 tarihli İKİNCİ EK RAPORDA özetle:

Davacının iddiaları nazara alındığında; asıl rapordaki görüş ve değerlendirmeleri değiştirecek herhangi bir hususun olmadığı, asıl rapordaki belirtilen görüşlerin aynen geçerli olduğu ve davalının ...” ibaresi üzerinde eylemli olmasa da davalının ilk olarak 2006 yılından beri kullanımının olduğu tespit edilmiş ancak dosya içerisinde davacının kullanımlarını gösteren bilgi ve belge olmadığından çekişme konusu marka üzerindeki gerçek hak sahipliği konusunda bir değerlendirme yapılamadığı, son olarak davacının iddia ettiği üzere davacının 6769 sayılı SMK m.6/3 ve m.6/6 kapsamında ... ibaresinin kullanmasının da bir markasal kullanım olarak değerlendirilebilineceği; takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.

Bilirkişi raporu ve ek raporların her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç bendi “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemeyeceği hükmünü amirdir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder. Böylece daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış bir markanın aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzerinin, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetler için bir başkası adına mükerrer tesciline engel olunması amaçlanmıştır. Aksi halin bir markanın birden fazla kişi tarafından kullanılmasına ve halkın yanıltılmasına neden olacağı kabul edilmiştir. Bu hususu ... tescil sürecinde, kendiliğinden dikkate almakla yükümlüdür.

Başvuruya konu markanın (işaretin) daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan markaların (işaretlerin) özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin (el yazısı, büyük-küçük harf) veya yazı tipinin (... gibi) farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez.

Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise, karşılaştırılan markalar aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki, müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.

Ancak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı yada aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir.

Bu nedenle, ... ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu ret edecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin bire bir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt gurubu içinde bulunmayı ifade eder.

Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin 2002/3 sayılı Tebliğin 5 ve 7. maddeleri anılan ilkeyi açıkça ifade etmektedir. Bununla birlikte sınıflandırma Nice Anlaşmasının 2. maddesinde vurgulandığı üzere, tescil edilmiş herhangi bir markanın koruma kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir.

Ayırt edilemeyecek kadar benzerlikten söz edilebilmesi için başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında ortalama tüketici ve yararlanıcılar nazarıyla bakıldığında hiçbir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde iltibasın ortaya çıkmasının kesin olarak öngörülebilir olması gerekir.

Yüksek Mahkeme uygulamalarına bakıldığında; 07/02/2011 tarih .... Sayılı ... kararı, yine aynı yönde 28/05/2014 tairh .... sayılı ... Ltd.Şti. +... kararı, .... . ,... . Sayılı ilamları,

... Sayılı ilamıyla ''....'' ile ...; .... Sayılı ilamıyla ... ve .... ; ... Sayılı ilamıyla ...+... ile ...; .... Sayılı ilamıyla ... ile ... ve .... ; ... Sayılı ilamıyla ...+... ile ...; .... Sayılı ilamıyla .... ile ...; ... . Sayılı ilamıyla ... ile ...; .... Sayılı HEKİMSU ile Hekim;... . Sayılı .... ; markaları arasında 7/1-b maddesi kapsamında ayniyetin bulunmadığı yönündeki kararlarının bulunduğu,

Nitekim EUIPO (OHIM)uygulamalarına bakıldığında da, markaların birinde kısmen de olsa ayniyet algısını ortadan kaldırır bir ... unsuru, bir mizanpaj var ise karşılaştırılan markaların özdeş olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmaktadır. EUIPO (OHIM) bu durumu “...” biçimindeki bir sözcük ile aynı markanın düzensiz bir yazı stili ile yazılmış biçiminin aynı olmayacağı örneği ile açıklamıştır. Yine ... ve ... markaları, .... ile ... markaları EUIPO (OHIM) nezdinde aynı olarak kabul edilmeyen markalardır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Davalı Markası Hükümsüzlüğe Mesnet Davacı Markaları Tescil Tarihi ...+... ... 29.05.2013 Başvuru Tarihi:15/09/2015 ... OIL 13.04.2015 Tescil Tarihi :05.06.2017 ... 13.04.2015 (35, 39. sınıf) ... PETROL 13.04.2015

... AKARYAKIT 13.04.2015

(04, 37. sınıf) Tüm dosya kapsamına göre: Dava konusu ... kod numaralı markanın tescil tarihinin 05.06.2017 tarihi olduğu ve davanın SMK 25/6 hükmünde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.

Dava konusu markanın başvuru tarihi olan 15.09.2015 esas alındığında, dava konusu marka ile iddialara mesnet markalar arasında başvuru aşaması açısından tarihsel öncelik sonralık ilişkisinin varlığı koşulu sağlandığından, söz konusu markaların bu yönden hükümsüzlük gerekçesi olması mümkün olduğu, 6769 sayılı SMK m.5/1-ç hükmü bağlamında ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmasının marka görsellerinin aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerliği olduğu, davacı iddialarına mesnet markalardan davalı markasına göre tarihsel öncelik koşulunun davacının mesnet markalarının tümü yönünden sağlandığı,

davacı iddialarına mesnet ... kodlu ... markası ve ... esas unsurlu diğer markaları ile davaya konu ... kodlu ibareli marka 6769 sayılı SMK m.5/1-ç hükmü bağlamında aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik koşulunun oluştuğu, davaya konu marka ile davacı iddialarına mesnet markalardan tarihsel öncelik sonralık ilişkisi 6769 sayılı SMK'ye uygun şekilde kurulan markalar bakımından, söz konusu markaların işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek dercede benzer olan markalar kapsamında, aynı veya aynı türden mal ve hizmetler bulunuyor olması koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği incelendiğinde ise;

inceleme konusu markaların mal ve hizmet listelerindeki sınıf numaralandırmalarıyla bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan listelerinin "aynı veya aynı türdeki " mallar ve hizmetlerden oluşup oluşmadığı irdelendiğinde; dava konusu 35. ve 39. sınıf mal ve hizmetler için tescilli ... sayılı ''...+...'' ibareli marka ile davacı iddialarına ... ve 37. Sınıflarda tescilli ... nolu ..., ... nolu ... PETROL, ... nolu ..., ... nolu ...

OIL markalarının kapsamında yer alan 04. ve 37. sınıf mal ve hizmetlerle aynı ya da aynı tür olmadığı; buradan hareketle; davaya konu ''...'' ibareli marka ile davacının markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, bu yönüyle davaya konu markanın hükümsüzlük koşullarının somut olayda oluşmadığı; mahkememizce 6769 sayılı SMK 6/9 genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK’nun 2. maddesi, ilgili ... kararı ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, dosya kapsamında davalının marka tescilinin kötü niyetli yapıldığına ilişkin bir delile rastlanılmadığı, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği,

dosya kapsamındaki delillerden davalının ...” ibaresi üzerinde eylemli olmasa da davalının ilk olarak 2006 yılından beri kullanımının olduğu; bekletici mesele yapılan ....

K. Sayılı dosyasına ilişkin olarak dosyaya sunulan kesinleşme şerhinden mahkeme tarafından verilen 30/05/2017 tarihli hüküm 21/09/2017 tarihinde tebliğ olunduğu,

istinaf talebi üzerine dosya ....

gönderildiği, .... 01/03/2023 tarih ve

.... karar sayılı ilamı ile;

davalı yanın istinaf başvurusunun reddine, HMK'nın 353/1-b-2,3 maddeleri gereğince ... sıfatıyla vermiş olduğu .... ve 30.05.2017 tarihli hükmün KALDIRILMASINA,

''Asıl dosya yönünden, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalı adına TPE nezdinde tescilli

... nolu ... markasının 04. Sınıfta; "Sınai amaçlı yağlar, gresler(kesme sıvıları, toz

emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler dahil) , sıvı ve gaz yakıtlar ile bunların kimyasal olmayan katkıları."

emtialarında, 37 sınıfta; "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri(bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)"

hizmetlerinde kısmen HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve sicilinden TERKİNİNE, fazlaya ilişkin talebin

reddine, karar kesinleştiğinde hükmün bir örneğinin ... ya bildirilmesine,

Birleşen dosya yönünden, davanın KABULÜNE, davacının ... ibaresini marka olarak kullanımının davalının adına tescilli .... sayılı ... markasına TECAVÜZ TEŞKİL

ETMEDİĞİNİN TESPİTİNE'' şeklinde karar verildiği de göz önünde bulundurularak, tüm dosya kapsamına göre DAVANIN REDDİNE karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/03/2024

Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2017/273, K. 2024/119, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Dava
  5. Dava Tarihi : 11/08/2017
  6. Karar Tarihi : 14/03/2024
  7. Kararın
  8. Yazıldığı Tarih : 29/05/2024
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Yargılama
  12. Gerekçe
  13. ... Akaryakıt 13.04.2015
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2017/273
Karar No
2024/119
Tarih
14 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/282 K.2024/183
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/283 K.2024/156
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/371 K.2024/250
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/397 K.2024/256
  • İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2017/404 K.2024/80
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/475 K.2024/196

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.