İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/283 K.2024/146

...

Esas2020/283Karar2024/146Tarih26 Mart 2024Okuma16 dk · 3.221 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
26 Mart 2024
Esas no
2020/283
Karar no
2024/146
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
... - T.C. Kimlik No: ...
Vekili
Av. ... -...
Davalı
... - T.C. Kimlik No: ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.221 kelime·16 dk okuma·15 bölüm

...

DAVA

Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat

DAVA TARİHİ : 31/12/2020

KARAR TARİHİ : 26/03/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 19/05/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

DAVA

Davacı taraf vekili dava dilekçesi ve sair beyanlarıyla; müvekkilinin 2020 yılı Mart ayından beri “...” markası altında .... web sitesi üzerinden dekoratif ev ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini, aynı zamanda .... sayılı markanın 20 ve 35. Sınıf mal ve hizmet sınıflarında hak sahibi olduğunu, davalı yanın da müvekkilinin izni olmaksızın bu ibare ile dekoratif ev ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini, müvekkili markasının tescil süreci devam ederken davalı tarafından müvekkilinin “...” markasının izinsiz bir şekilde kullanılarak aynı platform üzerinden müvekkilinin sattığı ürünlerin satışının yapıldığını,

müvekkilinin de bu ürünlerden bir adet sipariş ettiğini, müvekkili markasının tescil sürecinin tamamlanması sonrasında dava dış .... A.Ş. firmasına ....

Noterliği aracılığıyla 07.10.20120 tarih ve ... sayılı yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, bilahare .... sayılı soruşturma dosyası üzerinden şikayette bulunulduğunu, müvekkilinin kesintisiz bir şekilde “...” markasını kullanmakta olduğunu, davalının da ihlal eylemlerini “....” isimli mağaza adıyla ... üzerinden gerçekleştirdiğini, “...” markası ile “...” isimli dekoratif duvar tablosu ve diğer görselleri sunulan ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, davalı eylemlerinin müvekkil marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiğini,

davalı eylemleri nedeniyle müvekkilinin ciddi ciro kaybı yaşadığını, tazminat taleplerinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire” göre talep ettiklerini, bu hususta dava dışı ...

Grup firmasına müzekkere yazılarak davalı yanın “...” markası altında kaç adet ürün satışı yaptığının sorulmasını talep ettiklerini iddia ederek davalı tarafından müvekkilinin tescilli, Metaseli markasının kullanılmasının müvekkilin haklarına tecavüz oluşturması ve haksız rekabet oluşturması sebebiyle; müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına karşı tarafça tecavüz olunduğunun ve haksız rekabetin tespiti, müvekkilin marka hakkına tecavüzün internet yoluyla kullanılması dahil tekrarının men'i ve haksız rekabetin men'i;

fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak HMK m. 107 uyarınca şimdilik 5.000,00-TL davalı şirketin müvekkilin tescilli markasını kullanarak aynı kategorideki ürünlerin satışını yapmak suretiyle haksız olarak temin ettiği yoksun kalınan kar kaybı niteliğindeki maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin uğradığı manevi zararın tazmini bakımından 3.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline,

mahkemenizce verilecek kararın masrafın davalı tarafından karşılanarak Türkiye'de tirajı en yüksek üç gazeteden biri olan günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesine ve ilgilere tebliğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının kullanımlarının davacının markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği maddi ve manevi tazminat talepleri koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip dava dilekçesi tebliğ olunmuş, davalı davaya cevap vermemiş, sunulan deliller alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle:

- Davalı tarafın rapor kapsamında ayrıntılı olarak açıklanan eylemlerinin, davacı yan tescilli markalarından doğan hakları ihlal eder nitelikte olduğu,

- ....’a yazılan müzekkereye cevaben dosyaya gelen bilgiler doğrultusunda, davalı yanın Temmuz 2020 – Ekim 2020 aylarında toplamda 2837 adet ürün satışı gerçekleştirdiği, bu satışların tamamı anılan dönemde davacı yanca, davacı yanın fiyat ve kar haddi üzerinden gerçekleştirilmiş olsaydı davacı yanın SMK m. 151/2-a kapsamında 185.154,97 TL tutarında bir kazanç elde etme varken bu kazançtan yoksun kaldığının kabulünün gerekeceği,

-Davacının satışlarında yaşanan düşüşlerin tek sebebinin davalı taraf olduğu kanaatine varılamayacağı, sınai mülkiyet hakkının ekonomik değerinin bu eylemlerdeki etkisinin tali olduğu, davacının satışlarındaki azalmada birden fazla mütecavizin varlığı, eylem tarihi olan 2020 yılına özgü pandemi şartları nedeniyle piyasa koşulları/daralmasının olağan olduğu, ihlale konu ürünlerin birçok mecradan birçok farklı satıcı tarafından satışa konu edilen ürünler olmaları gibi birçok ve etkin nedenin birarada mevcut olması nedeniyle belirlenen hesaplama üzerinden adil bir uyarlama yapılması gerektiği, bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu,

- Davalı taraf eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

ISLAH

02/11/2023 tarihli geçen celsede davacı vekiline rapor doğrultusunda dava değerini arttırmak üzere ve harcı tamamlamak üzere süre verilmiş, davacı vekili 03/11/2023 tarihli dilekçesiyle.

Yoksun kalınan kazanç yönünden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak HMK m. 107 uyarınca şimdilik 5.000,00-TL olarak ikame edilen dava değerini; bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, 02.11.2023 tarihli ara karar uyarınca fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla 185.154,97 TL'ye artırdıklarını, Bedel Artırım Talebine Konu Edilen 180.154,97-TL yönünden ise [180.154,97/1000*68,31 ] / 4 olmak üzere toplam 3.076,60-TL bakiye harcı tamamladıklarını, Bu itibarla, 185.154,97-'TL'lik maddi tazminata,

dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini bildirmişler; bedel artırım dilekçesinin karşı yanın mernis adresine TK 21 m. şerhli olarak tebliğini talep etmişler. Dilekçe 17/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiş. (TK21)

Davalı vekili bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçesi sunarak neticeten; bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarımızın kabulünü, itirazlarımız doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporunun temini için dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesini, nihayetinde davamın teddine karar verilmesini, yargılama gideri karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen EK RAPORDA özetle:

Mahkemece verilen görevlendirme kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda kök rapordaki değerlendirmeler sonucu ulaşılan kanaatlere bir kez daha varılmış olup bu hususlardaki nihai hukuki görüş ve takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiilleri” içeren 29. maddesinin (a) bendi uyarınca; “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.” marka hakkına tecavüz olarak değerlendirmektedir.

SMK’nun “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı ile düzenlenen 7. maddesi ise aşağıdaki şekildedir:

(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.

(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:

a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.

b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.

c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:

a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.

b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.

c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.

ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.

d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.

e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.

f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.

(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.

(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:

a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.

b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.

c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.”

6769 sayılı SMK'nın 29 maddesinde, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller belirtilmiş olup;

(1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.

6769 sayılı SMK'nın 149 ncu maddesine göre, sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:

a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.,

b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.,

c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.,

ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.

6769 sayılı SMK’nın 151/2-a maddesinde; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir'' hükmü amirdir.

Markaya tecavüz dolayısıyla uğranılan "manevi zarar" ise KHK'da başkaca bir hüküm bulunmadığından borçlar Kanunun 49. Maddesindeki şartlar dairesince tanzim edilir. Markaya tecavüz, çoğunlukla bir kişinin ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verir. Manevi tazimanata hükmedilebilmesi için failin kusuru gerekmekle birlikte, kusurun ağırlığı herhangi bir rol oynamaz.

Markaya tecavüz halinde kişilik değerlerinden biri olan ticari itibarda vukua gelen kayıpları karşılamak için manevi tazminat isteyebilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda “haksız rekabet”in açık tanımı bulunmamakta, 54/2. Maddede “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” denilmekte ve 55. Maddede tahdidi olmamak üzere, “hangi hallerin haksız rekabet teşkil ettiği” belirtilmektedir. Buna göre 55/1-a-(4) bendi; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindeki ifadesi ile başkasının markasını kullanmayı haksız rekabet olarak değerlendirmektedir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Tüm dosya kapsamına göre:

Davacı Markası Davalı Yan Kullanımları

... e - ticaret sitesi : .... (20, 35.sınıf) Sistem Adı : ... Mağaza adı : .... Davalı markası : .... Ürün Pazarlama adı : ...

Davacıya ait marka incelendiğinde; davacı yanın tescilli “...” ibareli markasının 20. Sınıfta “Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler.” ve 35. Sınıfta aynı malların satış hizmetleri kapsadığı anlaşılmaktadır. Davalının Kullanımları incelendiğinde; davalı tarafın .... üzerinden gerçekleştirdiği e-ticaret faaliyetlerine konu ürünlerin de davacı markası kapsamında kalan mahiyetteki duvar dekorasyon ürünleri olduğu, bu anlamda davalı taraf fiili faaliyet alanının, davacı tescilli markası kapsamında kaldığı görülmektedir.

Dosya kapsamında yeralan bilirkişi raporu ve sair delillerden de anlaşıldığı üzere, ... ticaret sitesi üzerinden gerçekleştirilen satışların “...” adı verilen bir sistem üzerinden gerçekleştirildiği, bu sistemde aynı ürünün, farklı satıcılar tarafından, ilgili ürün görseline yönelik oluşturulan ortak bir havuzdan temin edilen görseller ile farklı fiyatlandırmalar altında tüketicilere satışının yapılmasının mümkün olduğu,

nitekim bizzat ... e-ticaret sitesinde bu sistem “...'da aynı ürünü birden fazla satıcı sattığı durumda belirlenen algoritma metrikleriyle müşterilerine maksimum fayda sağlayacak satıcıyı seçen ve bu satıcının ürününü yukarı taşıyan sisteme ''...'' denir. “ şeklinde açıklandığı, dosya kapsamındaki delillerden bu sistemde yer alan satıcılar aynı ürün görseli ile aynı ürünleri tüketiciye satabilmekte iseler de bu satış işlemlerini kendi mağaza isimleri altından yapmakta olup satışa konu edilen ürün açıklamasında yer alan bilgilerin ise satıcı tarafından düzenlenebildiği,

bu haliyle davalı yanın ticari faaliyetlerinde, ... sisteminden yararlanırken davacıya ait “...” markasını kullanmasının sistemin getirdiği bir zorunluluk olmadığı, hal böyleyken davalı yanın “...” markası altında yaptığı satışlar ve gerçekleştirdiği ticari eylemlerin, davacı yanın tescilli markasından doğan hakları ihlal eder mahiyette olduğu, her ne kadar davalı taraf “...” mağaza adı üzerinden bu satışları gerçekleştirmekte ise de tüketicinin daha evvelden davacı yana ait olduğunu bildiği,

deneyimlediği veya tanıdığı bir marka olan “...” markasını, davalı yanın ticari faaliyetlerinde görmesi halinde, davalının da davacı yana ait ürünlerin satışını gerçekleştirmekte olduğu yönünde bir yanılgıya düşebileceği, başka bir ifadeyle satın almak istediği ürünün iktisadi kaynağında yanılgı yaşayabileceği, taraflar arasında ticari bir ortaklık bulunduğunu zannedebileceği, dolayısıyla salt mağaza / satıcı ismindeki farklılaşmanın, davacı yanın tescilli markasından doğan hakların ihlal edilmeyeceği yönünde bir kanaate varılması için yeterli olamayacağı,

mevcut durumda davalı kullanımlarının davacı yan tescilli marka hakkının ihlali olduğu, davalının eylemli kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği; öte yandan, davalı yanın markasal kullanımı ile davacı yanın markasal kullanımlarının benzer olduğu, diğer taraftan taraf markaları/markasal kullanımları arasında da benzerlik bulunduğu birlikte değerlendirildiğinde, davalının davacı markasına yanaşma gayreti içinde olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilmiştir.

Davacı yanın işbu davadaki tecavüz iddiası nedeniyle uğradığı zararlardan doğan tazminat talebini.

6769 sayılı SMK’nın 151/2-a maddesinde yer alan “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir'' maddesi uyarınca talep ettiği söz konusu hesaplama yapılırken hayatın olağan akışına göre asıl marka sahibinin taklit marka sahiplerine göre her zaman için daha yüksek fiyatla mal satacağı, bir çok satıcının bulunduğu bir piyasada tek bir mütecavizin eylemleri nedeniyle davacı satışlarının düştüğü hususunda somut bir kanaate varılmasının kolay bir değerlendirme olmayacağı,

satış fiyatlarındaki farklılığın da zararın oluşumu açısından tek başına bir sebep olarak değerlendirilemeyeceği hususları da dikkate alındığında; dava konusu markanın başvuru tarihinin 27.05.2020 olduğu, başvurunun 29.06.2020 tarihinde yayınlandığı, (SMK m. 7/4) düzenlemesi uyarınca davalının hukuka aykırılık teşkil eden eylemlere başladığı tarihlerde davacı markasının henüz tescil edilmemiş olunduğu, dolayısıyla davacının marka başvuru süreci devam ederken başlayan davalı eylemlerinden ötürü davalı aleyhine doğacak tazminat sorumluluğunun başlangıç tarihinin, davacı markasının yayım tarihi olan 29.06.2020 tarihi olarak kabul edildiği,

bu kapsamda .... firması tarafından gelen müzekkere dikkate alındığında: .... firması tarafından gelen müzekkere cevabında davalı tarafın “...” mağaza adı altında “...” markalı ürünleri Mart 2020 – 31 Aralık 2020 tarihleri arasında satışa konu ettiği, ... firmasının verdiği bilgilerden davalı yanın faaliyetlerinin 10 Temmuz 2020 sonrasında başladığı ve Ekim 2020 ortaları itibariyle sona erdiği, bu aralıkta.

132 adet “...”, 61 adet “...”, 472 adet “...”, 579 adet “hayat kısa kuşlar uçuyor dekoratif duvar tablosu” 42 adet “...” 47 adet “...” 1083 adet “...” 412 adet “...

9 adet” ...” tablosu şeklindeki dekoratif tablolardan “...” markası altında 2837 adet satış yapıldığı; ....com daki verilere göre davalı yanın bu satışlardan elde ettiği hakediş 67.487,32 TL olduğu, yapılan 2837 adet satışı tamamı, davacı yan ait markanın yayın tarihi sonrasında olduğundan ve davacı markası tescile bağlandığından, davalı yanın tüm bu satışlarından ötürü tazminat sorumluluğu bulunduğu,

davacı yanın dava dilekçesi ekinde Haziran 2020’den dava tarihine kadar ki gerçekleştirdiği satışlar ve ortalama satış aralığı filtrelenerek “...” markalı ürünlerin satışının yapılması suretiyle elde edilen verilerden, ortalama satış fiyatının 93,5-TL olduğunu ortaya koyduğu; bilirkişilerinden ... tarafından, daha evvel ...

E sayılı dosyası kapsamında, davacı yanın ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelendiği belirtilmiş, anılan uyuşmazlığın konusu da aynı olduğu görüldüğünden (ki davacı yanca 30.11.2022 havale tarihli olarak sunulan dilekçede de anılan dosyaya atıf yapılmıştır) ve yine ihlal tarihlerinin Haziran – Ekim 2020 dönemini de içermesi nedeniyle, davacı yanın defter ve kayıtları üzerinden yeniden bir inceleme yapılmasına ihtiyaç duyulmamış, daha evvel anılan dosyaya yansıtılan bilgilere ve tablolara göre; davacı yanın şahıs şirketi olarak faaliyetlerini sürdürdüğü ve defter kayıt sistemi ile vergisel yükümlülüklerini yerine getirdiği;

davacı beyanlarından davacı yanın şahıs şirketi üzerinden mühendislik faaliyetleri gibi başkaca faaliyetler de yürüttüğü anlaşılmış olup karlılık oranının tespiti açısından yalnızca dava konusu markanın kullanımı neticesinde elde edilen karlılık oranının dikkate alınması gerektiği, davalı taraf eylemlerinin Temmuz – Kasım 2020 tarihleri aralığını kapsaması nedeniyle Ekim ayından sonraki kalemlerin dikkate alınması isabetli olmayacağı,

bu nedenle elde edilen gelir ve ortalama kar haddi tespitinde davacı yanın Haziran – Kasım 2020 tarihleri arasında (davalı eylemlerinin başlamasından bir ay önceden başlayarak davalı eylemlerinin son erdiği aya kadar) “...” markası altında gerçekleştirdiği ticari faaliyetler dikkate alınmak suretiyle (....

E dosyasına yansıtılan) bilgilere göre davacı yanca dosya kapsamına sunulan delillerden davacı yanın giderlerine ilişkin olarak ise; ... komisyon giderleri, MDF, kargo, ambalaj, işçilik ve kira giderleri gibi giderlerinin de bulunduğu, davacı yanın defter kayıt ve belgelerine göre ilgili dönemdeki (haziran – ekim 2020) BRÜT satışının 304.688.88TL olduğu,

ortalama kar haddinin ise %69,8 olduğu görülmüş olup davalı tarafça ilgili dönemde gerçekleştirilen 2.837 adet satışın tamamının doğrudan davacı tarafın yoksun kaldığı kazanç olarak kabulü ve hesaplanması halinde, hesaplamaya göre de 93,5 TL x 2837 = 265.265,00 TL brüt kazanç üzerinden % 69,8 karlılık oranı hesaplandığında davalı yanın izinsiz kullanımları olmasaydı davacı yanın 2.837 adet ürün satışından ötürü 265.265 X %69,8 = toplamda 185.154,97 TL karı olacağı;

ancak piyasadaki birden çok satıcının bulunması ve genel piyasa koşulları itibari ile de 2020 yılı içerisinde global ölçekte bir pandemi sürecinin yaşanmış olunmasının (ve halen dahi devam eden) pek çok işletmenin ticari faaliyetlerini doğrudan etkileyen en temel unsurlardan biri olduğu dolayısıyla ilgili koşullarda davacı yan satışlarının düşmesinin birden çok nedeni mevcut olup piyasadaki daralma, rekabet, pazarın durumu, yeni firmaların piyasaya girişi, firma bazında iskonto oranları, ekonomik kriz, pazarlama faaliyetleri vb pek çok etken ürün fiyatlarını ve satış miktarlarını etkileyen unsurlardan olduğu,

bu halde davacı yanın aylara sair satış tutarlarının düşmesinin tek sebebi davalı olarak görülemeyeceği; bu durumda davalının faaliyetleri nedeniyle bilirkişi raporu ışığında resmi olarak beyan edilen 185.154,97-TL olarak hesaplanan zarardan takdiren %10 oranında indirim yapılmak suretiyle davalı şirketin davacının tescilli markasını kullanarak aynı kategorideki ürünlerin satışını yapmak suretiyle haksız olarak temin ettiği yoksun kalınan karın 166.639,47 TL olduğu kabul edilmiştir.

Davalının davacı markasını haksız olarak kullanımının manevi zarar da doğuracağı tartışmasızdır. Mahkememizce davacının yoksun kaldığı kar, sektörel teamüller, eylemin süresi, markanın tescilli olduğu süre vs. hususlar nazara alındığında 3.000-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmıştır. Davacının hüküm özetinin ilanında menfaati olduğu kabul edilerek SMK 149/g hükmü uyarınca hüküm özetinin ilanı yönünde karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-Davacı tescilli markasından doğan haklarına davalı kullanımlarının tecavüz oluşturduğunun ve haksız rekabetin tespitine,

Davacının marka hakkına tecavüzün internet yoluyla kullanılması dahil tekrarının men'ine ve haksız rekabetin men'ine

185.154,97-TL olarak hesaplanan zarardan takdiren %10 oranında indirim yapılmak suretiyle davalı şirketin davacının tescilli markasını kullanarak aynı kategorideki ürünlerin satışını yapmak suretiyle haksız olarak temin ettiği yoksun kalınan kar niteliğindeki 166.639,47-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,

Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalı tarafından karşılanarak Türkiye'de tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına,

2-Harçlar Yasasına göre hesaplanan 11.383,14-TL karar harcından peşin harç: 136,62-TL+ıslah harcı:3.076,60-TL) olmak üzere toplam 3.213,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.170,92-TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-a)Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 26.662,32-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b)Manevi Tazminat Talebinin kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 3.000,00-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

c)Markaya tecavüz ve haksız rekabet davasının kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 10.915,77-TL yargılama giderinin takdiren 8.732,16-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ

İLK MASRAF : 198,82-TL

ISLAH HARCI : 3.076,60-TL

GİDER AVANSI : 7.640,35-TL

TOPLAM : 10.915,77-TL

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/283, K. 2024/146, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 31/12/2020
  5. Karar Tarihi : 26/03/2024
  6. Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 19/05/2024
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Yargılama
  11. Islah
  12. Gerekçe
  13. Masraf Dökümü
  14. İlk Masraf : 198,82-TL
  15. Islah Harcı : 3.076,60-TL
  16. Gider Avansı : 7.640,35-TL
  17. Toplam : 10.915,77-TL
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2020/283
Karar No
2024/146
Tarih
26 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/294 K.2024/209
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/300 K.2024/161
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/499 K.2024/288
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/710 K.2024/249
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/723 K.2024/213
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/725 K.2024/359

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.