İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/295 K.2022/406

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka tescili davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2021/295Karar2022/406Tarih6 Aralık 2022Okuma14 dk · 2.736 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
6 Aralık 2022
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2021/295 Esas - 2022/406
Esas no
2021/295
Karar no
2022/406
Dava
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Tescili
Dava tarihi
09/08/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.736 kelime·14 dk okuma·8 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka tescili davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin 2020/16984 sayısı ile gerçekleştirdiği başvurunun 09 ve 42. Sınıf emtiaları kapsadığı, davalı yanın 2018/119347 sayısı İle müvekkili başvurusuna ifiraz ettiğini davalı yanın itirazı sonucunda müvekkili başvurusunun reddolunduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin “... ADİ ORTAKLIĞI” ibaresinin kısaltması olarak dava konusu “...” markasını tercih ettiğini, müvekkilinin aynı zamanda ...

TEKNOLOJİ LİMİTED - ŞİRKETİ'ni 06.11.2019 - tarihinde kurduğunu ve - fadliyetlerini bu şirket üzerinden sürdürdüğünü, ayrıca 2 yıla yakın süredir de ... domain adının sahibi olduğunu, müvekkilinin bankacılık sektöründe faaliyet göstermediğini, yazılım veya donanım teknolojisi üretmediğini, sadece teknolojik ürünlerin alım satımını yaptığını, müvekkili markası ile davalı yanın markası arasında benzerlik bulunmadığını, davalı yanın markasının “..............." şeklinde olduğunu, — markaların görsel olarak farklı olduklarını, kavramsal olarak birbirlerinden ayrıştıklarını, davalı markasındaki “...” kelimesinin somut anlamının bulunduğunu,

fonetik açıdan markaların benzer olmadıklarını, - sırf harfler benzer diye bir benzerlik kurulmasının isabetli olmayacağını, davalı markasının okunuşunun ve anlamının “BOĞA" kelimesini andırdığını, müvekkilinin markasının ise “...” şeklinde olduğunu, harflerin kimsenin tasarrufunda

olamayacağını, davalının markasının bir bankacılık platformu olduğunu, davalının bir marka serisi olmadığını, iddia ederek işbu 2021-M-4217 sayılı YİDK kararının iptaline 2020/16984 kod numaralı markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, müvekkilinin

“... bankacılık platformu”nun yurt dışında 20 ülkede 60dan fazla bankada kullanıldığını, müvekkili markasının 9. 36, 41 ve 42. Sınıf mal ve hizmetlerde

kullanıldığını, markaların görsel anlamda ayırt edilemeyecek kadar benzer

olduklarını, markaların bütün olarak değerlendirilmediği itirazının yerinde

olmadığını, “... TEKNOLOJİ” markasındaki “teknoloji” ibaresinin ayırt edici

olmadığını, “... FRAMEWORK” ibarelerinin de yine ayırt ediciliklerinin

bulunmadığını, markaların bu nedenle “...” – “...” ibareleri üzerindend

karşılaştırılmaları gerektiğini, bu haliyle markaların benzer olduklarını,

kapsamlarındaki emtiaların aynı olduğunu, davacı yanın “...” ibaresinin

oluşturulma hikayesindeki iddialarının bir önemi bulunmadığını, tüketicinin

taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırma ihtimali

yaşayacaklarını, markaların aynı iktisadi kaynağa ait seri markalar olarak

algılanacaklarını, davacı yanın www...........i.com alan adında finans

kuruluşlarına hizmet verdiğini, bu sitedeki referanslar arasında ...’ın da

yer aldığını, dava konusu markanın müvekkilinin geliştirdiği markasının serisi

gibi algılanacak olduğunu, dava konusu markanın asli unsurunun “...”

kelimesi olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın MDB tarafından kabulü sonucu davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen YİDK kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dava, cevap, cevaba cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile Alâkalı ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

Türk Patent'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ........Teknoloji ibaresinin 09 ve 42. Sınıf mal ve hizmetlerde

tescili amacıyla 11.02.2020 tarih ve 2020/16984 sayısı ile gerçekleştirildiği

görülen başvurunun, yapılan ilk incelemeler sonrasında 12.03.2020 tarih ve 344

sayılı bültende ilan olunduğu, anılan ilana karşı davalı yanın önceki tarihli 2018/119347 sayılı markasına

dayalı olarak itirazda bulunduğ, işbu itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı’nın

04.12.2020 tarihli kararı ile kabul edildiği ve başvurunun reddolunduğu, söz konusu karara karşı davacı başvuru sahibi tarafından kararın

kaldırılması talebiyle itiraz edildiği, davacı itirazlarını değerlendiren Yeniden

İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 10.06.2021 tarih ve 2021-M-4217 sayılı

kararıyla; (...) başvuruya konu marka ile itiraz gerekçesi 2018 119347 sayılı ''................work'' ibareli marka arasındaki görsel ve işitsel yönden benzerliğin yanı sıra, markaların aynı/benzer türde mal/hizmetleri kapsaması hususu da dikkate alındığında, ortalama tüketici kesimi nezdinde bu malların aynı ticri kaymak tarafından sunulduğu, veyahut marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, dişer bir ifade ile markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Başvuru sahibinin diğer iddialarının kararı değiştirecek mahiyette görülmemiştir. Sayılan nedenlerle başvuru sahibinin itirazının reddine karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde 09/08/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda/ek raporda özetle:dava konusu 2020/16984 sayılı marka başvurusunda yer alan 09

ve 42. Sınıf emtiaların davalı yanın önceki tarihli markası

kapsamında aynı sınıflarda yer alan emtialar ile aynı, aynı tür ya

da benzer olduğu,

bununla birlikte davacı yanın “... TEKNOLOJİ” markası ile

davalı yanın redde gerekçe “...........”

markası esas unsurları ve bütüne hakim mizanpajları itibariyle

karşılaştırıldıklarında, ilgili tüketici grubunun niteliği de

gözetildiğinde, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil

olmak üzere karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin var

olmadığı,

6/5 maddesinin koşullarının somut olayda oluşmadığı,

www.............com alan adının 01.11.2019 tarihinde

oluşturulduğu, alan adı bilgilerinden alan adının davacı yana ait

olduğu yönünde bir kanaate varılamamış ise de alan adı

içeriğinde davacı yan markasının yer aldığı, ilgili alan adının

... ile bir bağlantısı bulunduğu yönünde tespit

yapılamadığı,

davalı yanın cevap dilekçesinde yer verdiği

www.....com alan adının ise davacı yana ait

olmadığı, dava dışı 3. bir kişiye ait olduğu,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun/ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (Tekinalp, Ünal; Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 443).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davacı Markası Davalı Markaları

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu marka başvurusu

kapsamında yer alan 09 ve 42. Sınıf emtiaların tamamı, davalı yanın ret gerekçesi

markası kapsamında da yer almakta olup taraf markalarının taraf markalarının

aynı tüketici kitlesine hitap eden, birbiri ile doğrudan rekabet içerisinde olan,

birbirleri yerine ikame edilebilirliği bulunan, satış ve sunum kanalları aynı olan

emtiaları kapsadıkları anlaşılmaktadır.

Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu başvurunun lacivert, yatay

dikdörtgen bir form içerisinde beyaz ve büyük harflerle “B-A-O” şeklindeki

anlamsız harf kombinasyonunda ve jenerik nitelikteki “TEKNOLOJİ” kelimesinin

bu logonun sağ kısmında siyah renkle yazımından oluştuğu, başvurunun esas

unsurunun “...” harf kombinasyonu olduğu, anlaşılmaktadır.

Davalının markalarının incelenmesinde; ret gerekçesi markanın şeklinde gri renkte

ve tamamı büyük harflerle yazılmış, “...” kelimesi, bu kelimesinin sağ kısmına

konumlandırılmış iç içe geçmiş ve birbirine zıt yönlerde doğru uzatılmış uç

çizgileri olan kare formlu konuşma balonları ile oluşturulmuş mavi renkte bir

şekil unsuru ve en alt kısımda ise İngilizce “bankacılık” anlamına gelen

“banking” ve “sistem, çatı, çerçeve” gibi anlamları bulunan “framework”

kelimelerinin daha küçük harf karakterleri ile yazımından oluştuğu, davalı

markasının esas unsurunun da “...” kelimesi olduğu anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak bilirkişi raporları da dikkate alınarak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "B........oji" ibareli markası arasında dava konusu marka ile davalı taraf markasının görsel itibariyle birbirleri

ile bir benzerlik taşımadıkları ancak her iki markada da esas unsur

konumundaki “...” ve “...” kelimelerinin, esasen aynı üç harfin farklı

şekildeki kombinasyonundan oluşumundan kaynaklı sözcüksel bir benzerlik

taşıdıkları, ikincil sözcük unsurları olan “teknoloji” ve “banking framework”

ibareleri bakımından ise yine bir benzerlik taşımadıkları; dava konusu markanın “B-A-O” harfleri ile oluşturulmuş sözcüğün

yazıldığı gibi okunabilir bir harf kısaltması olduğu, telaffuzunun “BA-O” şeklinde

olacağı, bununla birlikte anılan ibarenin tüketici nezdinde somut bir anlam

ifade etmeyeceği; davalı yanın ret gerekçesi

markasının ise “B-O-A” harfleri ile oluşturulmuş, yazıldığı gibi okunan ve

dilimizde de esasen somut anlamsal karşılığı bulunan bir kelime olduğu, anılan

ibarenin “... yılanı” olarak da bilinen bir yılan türünün adı şeklinde yaygın

bilinen bir anlamının bulunduğu, anılan ibareyi her zaman gözlemleme ihtimali

bulunmayan tüketiciler nezdinde ise bu ibarenin “...” mı yoksa “BOĞA” mı

şeklinde bir yazıma sahip olduğunun ilk anda anlaşılması mümkün

olmayacağından bir kısım tüketicinin davalı markasını “BOĞA” olarak

algılama ihtimalinin dahi mevcut olabileceği, bu durumda da taraf

markalarının somut bir biçimde birbirlerinden uzaklaşacakları; “...” ve “...” kelimelerinin kavramsal olarak

birbirlerinden farklılaştıkları, zira birinin somut bir anlamı varken ötekinin bu

doğrultuda bir anlama haiz olmadığı, harf dizilimsel açıdan aralarında bir

benzerlik var ise de yalnızca 3 harften oluşan bu ibarelerin salt harf dizilimsel

benzerliğinin görsel bir benzeşmeye yol açmayacağı, markaların bütününe

hakim unsurların tamamı itibariyle görsel anlamda birbirlerinden yeterli

düzeyde farklılaştıkları, keza yine markaların başlangıç sesleri ve devamındaki

sesli harfler ortak ise de sesli harflerinin dizilimsel farklılığının telaffuz esnasında

da belirgin bir ayrışmaya yol açtığı; her ne kadar taraf markaları 09 ve 42. Sınıf mal ve

hizmetlerde benzerlik göstermekte iseler de ilgili mal ve hizmetlerin tüketici kitlelerinin

niteliği de gözetildiğinde, işaretlerin bütünsel algılarında birbirlerinden yeterli düzeyde

farklılaştıkları, davacı yanın “...” markasının yabancı bir kelime markası ya da

rastgele bir araya getirirmiş üç harften oluşturulan bir marka algısı yarattığı, halbuki

davalı yanın ret gerekçesi markasındaki “...” ibaresinin dilimizde somut bir

anlamının bulunduğu, tüketicinin bu ibareye olan kavramsal ve işitsel aşinalığı

gözetildiğinde, anılan ibareyi, davacı yanın “...” markası ile benzer görmeyeceği

gibi aralarında bir ilişki de kurmayacağı, taraf markalarının kısa sözcük markaları

oluşlarından kaynaklı harf dizilimsel benzerlik taşımalarının, karıştırılma ihtimaline yol

açacak sonuçlar meydana getirmeyeceği, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, tanınmışlık hususuna ilişkin bu genel ilkeler çerçevesinde somut

uyuşmazlığa dönüldüğünde ise YİDK karar gerekçesinin tanınmışlık temelli

olmadığı gibi davalı yanın işlem dosyasına da tanınmışlık iddialarını destekler

mahiyette deliller sunmadığı, beyan esaslı sunulan ve birtakım web sitelerine

alınan haber içerikleri ve yine “... Bankacılık Platformu” ile ilgili

bilgilendirmelerin davalı markasının tanınmışlığı hususunda bir kanaate

varılması için yeterli olmadığı; www.....com web sitesine ilişkin hak sahipliği bilgiler incelendiğinde; www.....com alan adının hak sahipliği bilgilerinin gizlenmiş olduğu,

bununla birlikte alan adının 01.11.2019 tarihinde alındığı, halen kaydının

devam etmekte olduğu, alan adı sahiplik bilgilerinin kime ait olduğunun servis

sağlayıcı konumundaki ... Bilişim A.Ş. firmasından öğrenilmesinin

mümkün olduğu, bununla birlikte ilgili web sitesi incelendiğinde, web sitesinin

davacı yana ait olduğu ve davacı yanın anılan site üzerinden elektronik

ürünler, bilgisayar sarf malzemeleri, notebook yedek parça ürünlerine yönelik

satış işlemi gerçekleştirmekte olduğu; davacı web sitesinde ... ile bir bağlantısı bulunduğu yönünde

hiçbir bilgiye erişilemediği, bununla birlikte davalı yanın cevap dilekçesinde

www.....com isimli bir web sitesinin de davacıya ait olduğunu iddia

ettiği görülmüş ise de anılan web sitesinin dava dışı ... Bilgi Teknolojileri ve

Güvenliği Tic. Ltd. Şti. isimli bir firmaya ait olduğu, anılan web sitesinin 2010

yılından beri kayıtlı olduğu; dolayısıyla anılan web sitesi ile davacı

yan arasında herhangi bir bağlantı tespit edilebilmiş olmayıp davacı yanın

tescil başvurusuna konu ettiği markasının anılan sitede kullanıldığı yönünde bir

bilgiye de rastlanılmadığı anlaşılmış; yukarıda açıklanan nedenlerle TPMK YİDK'nın 2021-M-4217 sayılı kararın iptaline karar vermek gerekmiş; ancak tescil talebinin idari bir işlem olması nedeniyle bu hususta mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DDavanın kabulü ile

TPMK YİDK'nın 2021-M-4217 sayılı kararın iptaline,

Tescil talebiyle ilgili karar verilmesine yer olmadığına,

2-Harçlar Yasasına göre hesaplanan 80,70-TL karar harcından peşin alınan 54,40-TL’nin mahsubu ile bakiye 26,30-TL’nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 15.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 3.269,60-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/12/2022

¸ ¸

MASRAF DÖKÜMÜ

İLK MASRAF : 127,10-TL

GİDER AVANSI :3.142,50-TL

TOPLAM :3.269,60-TL

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/295, K. 2022/406, 6 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Yargılama
  6. Gerekçe
  7. Masraf Dökümü
  8. İlk Masraf : 127,10-TL
  9. Gider Avansı :3.142,50-tl
  10. Toplam :3.269,60-tl
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/295
Karar No
2022/406
Tarih
6 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/296 K.2022/289
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/296 K.2022/945
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/297 K.2022/872
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/297 K.2022/1141
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2021/297 K.2022/2159
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/297 K.2022/1717

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.