KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/1 Esas - 2024/128
- Esas no
- 2022/1
- Karar no
- 2024/128
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Mersis No
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1- ...
Karar Metni
2.340 kelime·12 dk okuma·9 bölüm
... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 03/01/2022
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı taraf vekili dava dilekçesi ve sair beyanlarıyla; müvekkilinin ülkemizde ilaç sektöründe faaliyet gösteren en eski ve en büyük yerli ilaç firmalarından biri olduğunu, ...’nin ilk 500 büyük firması içerisinde yer aldığını, müvekkilinin 1944 yılında başlayıp 1954 yılından beridir ticaret unvanının ayırt edici unsuru olan ... ibaresini kullanmakta olup ... markasının da "ilaç" sektöründe tanınmış marka olduğunu, davalı yanın .... numaralı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya karşı ... sayılı markalara dayalı olarak itirazda bulunduklarını, davalı markası ile müvekkili markalarının benzer olduğunu,
taraf markalarındaki tüm harflerin ortak olduğunu, davalının ... markasının birebir ... markası içerisinde yer aldığını, tarafların faaliyet alanlarının da aynı olduğunu, davalının ...
LTD.ŞTİ. şirketinin sahibi olduğunu, taraf markalarının telaffuzlarında markalar arasında refleksif olarak ilişki olduğu yönünde bir işitsel benzerlik bulunduğunu, müvekkili ile aynı sektörde bu kapsamdaki bir markanın tescilinin, müvekkilinin yarım asırlık markasına ciddi zarar vereceğini, müvekkili markasının ilaç sektörü açısından ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, müvekkili markasının tanınırlığının taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açacağını, davalının ş bu davaya konu ... başvurusunun yanısıra ... markasının başvurusunda da bulunduğunu,
davalının müvekkili markalarına yanaşma gayretinde olduğunu iddia ederek ... sayılı ... kararının iptalini ve dava konusu ... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı .... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şahıs davaya cevap vermemiş, ön inceleme duruşmasına katılmamış, sonrasında vekili aracılığıyla vermiş olduğu dilekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ibaresinin 05 ve 35. Sınıf mal ve hizmetlerde tescili amacıyla 10.07.2020 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun yapılan ilk incelemelerin ardından 6769 s. Kanun 5/1-ç maddesi uyarınca 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.
Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (....) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri.
Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler.
Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin tamamı bakımından reddolunduğu, yalnızca 05. sınıftaki “ilaç” emtiası bakımından 10.07.2020 tarih ve 358 sayılı bültende ilan olunduğu; anılan ilana karşı davacı yanın önceki tarihli markalarına dayalı olarak itirazda bulunduğu,
....’nın 18.08.2021 tarihli kararı ile taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik bulunmadığı gerekçesi ile itirazların reddine karar verdiği; söz konusu karara karşı davacı yanca bir kez daha itiraz edildiği, davacı taraf itirazlarını değerlendiren ... ’nun 01.11.2021 tarih ve .... sayılı kararıyla sonucunda davacı taraf itirazlarının nihai olarak reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:
-Dava konusu .... sayılı başvuru kapsamında yayına çıkartılan mallar bakımından taraf markalarının kapsamlarının aynı olduğu,
-Taraf markaları arasında görsel , işitsel ve kavramsal unsurların hiçbiri açısından bir benzerlik bulunmadığı gibi markaların nihai algılarının da birbirlerinden somut bir biçimde uzaklaştığı,
-Davacı yan markalarının tanınırlığı hususunda işlem dosyasına yeterli delil sunulmadığı, bununla birlikte taraf markaları arasındaki benzemezliğin SMK m. 6/5 kapsamında aranılan herhangi bir koşulun oluşmasına zaten engel olacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu ve ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik .... “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “...” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
... + ... ... + ... (05. Sınıf) ... (05. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında 05.sınıfta yer alan mallar ile dava konusu marka başvurusu kapsamında kalan 05. Sınıftaki mallar birebir aynı olup bu hususta kapsamlı bir inceleme yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı, malların tamamı benzer ihtiyaçları karşılayan, tüketiciye aynı kanaldan ve aynı tür satış yöntemi ile ulaştırılan, birbirleri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde bulunan, hedef tüketici kitleleri benzer olan ilaç niteliğindeki ürünler olduğu görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; mavi renklerle tasarlanmış ön kısmında insan figürünü de temsil edecek tasarlandığı görülen bir logonun yer aldığı, logonun akılda kalıcılığığından ziyade marka görseline katkı sağlar bir niteliğinin olduğu, bu logonun hemen yanında “...” ve “ilaç” kelimelerine yer verildiği, “ilaç” sözcüğünün uyuşmazlık konusu emtialar bakımından doğrudan ürün adı olması nedeniyle bütüne bir katkısı olmadığı, “...” ibaresinin ise tek sözcük şeklindeki yazımına rağmen esasen “...” ve “...” ibarelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bir kelime olduğu,
“...” ibaresinin dilimize “...” sözcüğünden evrilerek yerleşmiş ilaç anlamına gelen ve sağlık sektöründe jenerik kullanımı bulunan bir kavram olduğu, uyuşmazlığın da sağlık sektörüne/ilaç ürünlerine yönelik olmasından ötürü, ilgili tüketicinin bu ibareye yükleyeceği anlamın bu şekilde olacağı, dolayısıyla tek sözcük halindeki yazıma rağmen dava konusu markanın “...” – “...” şeklinde algılanacak olduğu, “...” kelimesinin dilimizde “anrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, Kendi kendine söz verme” gibi anlamları bulunduğu gibi İngilizce olarak da “...” anlamına gelen bir ibare olduğu,
dava konusu markanın esas unsurunun bu çerçevede sadece “...” şeklinde algılanacak olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; ...+... ve ... şeklindeki markaları olup, iki marka arasındaki tek fark dekoratif nitelikte, üçgen biçimli logo olduğu, “...” ibaresinin “...” ibaresinin dilimize “...” sözcüğünden evrilerek yerleşmiş ilaç anlamına gelen ve sağlık sektöründe jenerik kullanımı bulunan bir kavram olduğu, uyuşmazlığın da sağlık sektörüne/ilaç ürünlerine yönelik olmasından ötürü, ilgili tüketicinin bu ibareye yükleyeceği anlamın bu şekilde olacağı, “...” kelimesi ise dilimizde somut anlamı bulunmayan İngilizcede de özellikle “noel baba” için kullanılan bir kelime olduğu, anılan ibarenin yazımına uygun şekildeki telaffuzu “...” şeklinde olup davacı markalarının esas unsurunun bu kelime olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
.... 'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "... + ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; taraf markalarının kapsamları birebir aynı olduğu,
birlikte bütünsel olarak birbirlerinden somut olarak uzaklaşmış, farklı kurumsal kimlikleri işaret eden hususiyetler taşıdıkları, dava konusu markanın, davacı yanın “...” esas unsurlu seri markalarından farklı olarak “...” ön sesini ihtiva ettiği, bu haliyle davacı seri markalarından biri olarak algılanma ihtimali bulunmadığı gibi ortalama zeka seviyesine sahip herhangi bir tüketicinin dahi dava konusu markayı gördüğünde, aklına davacı markalarının gelebileceğinden bahsedilmesinin isabetli olmayacağı,
dava konusu markanın davacı markaları gibi “...” şeklinde bir akıcılıkta değil “...” şeklinde tek hecede okunan bir ön ses ve devam sesinden oluştuğu, markaların harf dizilimsel benzerliklerine rağmen işitsel, görsel ve kavramsal anlamdaki farklılıkların bütünsel olarak tüketicinin birbirinden bağımsız iki farklı marka karşısında olduğunu derhal algılamasını sağlayacağı,
her ne kadar taraf markaları aynı ya da benzer emtiaları kapsamakta ise de- bütünsel unsurları itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmayacağı, davacı yanın işlem dosyasına sunduğu deliller incelendiğinde birtakım excel listesi/tablolardan ibaret ilaç isimleri, ruhsat bilgileri vb. deliller olduğu,
bu delillerin davacı markalarının tanınırlığı hususunda herhangi bir fikir edinimini sağlamadığı gibi dava konusu markanın, davacı markalarından belirgin şekilde farklılaşan nihai algısından ötürü SMK m. 6/5 koşullarının somut olayda oluşma ihtimalinin zaten mevcut olmayacağı iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/1, K. 2024/128, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama